16 Temmuz 2008 Çarşamba

Cezayir günlerimizde gittiğimiz yerlerden bazıları

Genelde Cezayir ile ilgili yazdığım çoğu yazımda bahsediyorum haftada sadece bir gün tatil yapabildiğimizden. O da cuma günü olduğu için gezip görülecek yerler oldukça sınırlı. Biz de olabildiğince vaktimizi güzel değerlendirmeye çalışıyoruz. Genelde Hydra denilen yere gidiyoruz. Yeterince yer var gezilebilecek. Özellikle giyim mağazaları. Hele hafta içi görseniz güzel olabileceğine dair hiç olasılık beslemeyeceğiniz kuytularda kalan minik dükkanlar bile açıldığında harika oluyorlar. O dükkanların içlerinin nasıl o kadar ayrınltı dolu olduğuna ben bile inanamıyorum bazen. Çok güzel antikalar, çeşit çeşit ıvır zıvırlarla dolu tabiri caizse bit kadar dükkanlar. Tabi bunların yanı sıra kocaaamaan dükkanlar da yok değil. Ama buraya gelirken duyduğum herşey geldiğimde anladım yalan. Burda hiçbirşey bulamayacağımı söyleyenlerin, sıkıntı çekeceğimden bahsedenlerin hepsi yanıldılar. Ve ben bunun için mutluyum doğruyu söylemek gerekirse. Tek sıkıntım hafta içi yeteri kadar dolaşamamak buralarda. Cezayir i istediğim gibi keşfedememek. Upuzun bir cadde ve iki tarafında da ne arasanız bulabiliyorsunuz. Marketler zaten ağzına kadar malzeme dolu. Yiyecekler, içecekler, istediğiniz her çeşit yerli ve yabancı mallar var. Birkaç ay evvel Mango açıldı. Bunun için ayrıca sevindim tabiki mangosever bir bayan olarak. İki katlı kocaman bir mağaza. Her şey var aynı türkiyedeki gibi. Ucuzlukta sadece bir defa gidebildim ama yine de güzel mallar vardı. Sonra Koton'un kıyafetlerini satan Tatoo diye bir mağaza var orası da çok güzel. Yine iki katlı. Gez dolaş gönlünce.

Cezayir'in merkezin'de kocaman bir postane binası var. Meşhur bir yer zaten. Türkiye de bellediğimiz buluşma alanları gibi bir yer tarif etmeye kalkınca genelde herkes postane binasından bahseder. En kısa zamanda onun da fotoğrafını çekeceğim sizlerle paylaşmak için. Açık kahve ağaçtan işlemeli bir bina. Süper güzel bence. Ayrıca giriş kapısına da bayılıyorum.

Fotoğrafları teker teker koyacaktım ama çok yer kapladı ve zor oldu o yüzden bende böyle bir yöntem denedim. Şimdi onlar hakkında biraz açıklama yapayım:

1-Bu resimde kocacım Hydra da ansızın benim objektifime yakalandığında. İşte o görülen cadde her perşembe gittiğimiz uzun cadde.
2-İkinci fotoda uzaktan çekmişim biraz ama kitap dergi v.s aldığımız miniş dükkan. Çoğu dergi var ama tabi fransızca. Bir keresinde National Geographic in ingilizcesini görmüştüm sadece.
3-Yine uzaktan ama baya uzaktan cadde görünüyor.
4-Kocacım elimizde yeni vantilatörümüzü taşırken.
5-Bu marketten su falan almıştık bir defasında genelde başka bir marketi kullanıyoruz bu şimdilik yedeklerde.
6-Bu bina da Cezayir e özgü kıyafet tasarımları yapan bir dükkan var. Çok bana hitap etmediği için bakmadık. Ama güzel tasarımları da var. Daha sonra yakından çekerim yine.
7-Manken kızlarımız amanın da aman pek süslüler. Çok değişik şeyler değil ama yine de modern.
8**İşte mangooooo yaşasın. Kocaman mangomuz. İçini de çekerim belki bir ara izin verirler mi bilmem ama biraz duygu sömürüsü yapabilirim sanırım:)
9-Burası da benim bildiğim ve sevdiğim en büyük market. Geçenlerde yine büyük market bulduk hemen girdim ama içi fos çıktı. Hiçbirşey yoktu. Burası üç katlı ve tıka basa dolu. Ne ararsanız var. Alt kat komple yiyecek içecek falan, ikinci katta mumlar, kozmetik, örtüler, bujiteri malzemeleri, peçeteler falan filan akla ne gelirse, en üst katta da tabak çanak, masalar, sandalyeler, çatal bıçak takımları, vazolar, bardaklar falan var. Gayet güzel. Tabi çok süper şeyler yok ama Paşabahçedeki gibi yine de bence fazla fazla yeter. Biz burdan almıştık bardak ve tabak takımımızı mesela. Normal sayılabilecek şeyler.
Yine bu perşembe eğer erken çıkabilirsek burada bir tur atarız. Çok güzel bir dönerci var et ve tavuk döner yapıyor. Ama bence pek pişiremiyorlar ben pek sevemedim nedense. Orada en çok sevdiğim nutella lı krep yapıyorlar içine de gofret tanecikleri atıyorlar. İki hafta önce yedik. Acayip güzel bir tat. Bu hafta gidersek fotoğraf çekeceğim. Türkiyeye gelmeden bir gün evvel tatil oluyoruz genelde. Alışveriş yapmak için falan. Bavul hazırlıkları için. Bu sefer de olursa o bir günümüz burdaki en güzel caddeyi fotoğraflıyacağım sizin için. Adı nasıl yazılıyor bilmiyorum ama cezayir in en lüks yeri. Yok yok. Didüş Murad diye söyleniyor. Bütün mağazalar var. Aklıma gelenleri yazıyorum. Adidas, lacoste, levis, diesel gibi. Ayakkabıcılar, dericiler, iç çamaşırcılar, kitapçılar, parfümeriler, restorantlar, cafeler herşey var. Buraya herkes Cezayir in Etiler'i diyor. Yani Türkle tabi bunu diyenler. O gün hem alışveriş hem fotoğraf çekimini bir arada yapacağım sanırım. Kolay gelsin bana.:)

8 yorum:

  1. EN azından Türkiye' de alışkın olduğun şeyleri bulabilme şansın var. Bana bizraz sıkıcı bir yermiş gibi geldi cezayir nedense. Yani internette gördüğüm tüm fotolara dayanarak söylüyorum bunu...Sanki kurak ve çorak bir yer gibi geliyor. Çekici gelen sadece tarihi ve kültürel dokusu...Tabi benimkisi önyargı.Gidip görmek gerek...

    YanıtlaSil
  2. Tuğbacım, gelişiniz yaklaştı di mi, bavuldan falan bahsetmeye başladığına göre :)

    Nutellalı krepin resmini çek, merak ettim. Krep yaparken denerim bende :)

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Canımın içi,yorumları okuyorum da çok kişi cezayiri iyi tanımıyor.Bize ilk gönderdiğin resimleri de blog'una koysana.Bir ANTROPOLOG olarak daha iyi tanıtman lazım gibi geliyor.Tabii bu benim fikrim.Senin bütün dezavantajın,hafta tatilinin sınırlı oluşu.Ama kıskanıyorum seni yine de,neden mi!Valla sen bir yerlere gitmiyorsan,biz hayatımız boyun ca hep oturmuşuz demek.
    Sanki buralarda gidecek okadar çok yer varmış gibi,Her hafta nereye gideceğiz sohbeti.Seni kocaman kocaman öptüm.Kocana da selam,onuda çok öpüyorum.

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Maviye Yolculuk;
    Alışkın olduğum bazı şeyleri bulabildiğim doğru ama yine de çoğu şey yok örneğin burger king, sonra ıspanak,semizotu,roka v.s:)en sevdiklerimdendir bunlar:)çok da eğlenceli bir yer değil aslında haklısın. Çok alternatif yok bu memlekette. Hele araplar tanrım deyip bir yerleri yumruklatıyorlar bazen sana.Ama napacaksın alışıyor insan.Gelip görmek gerek ama gerçekten..Sevgiler

    Sevgili Flame;
    Gelişimiz yaklaştı canım. Bavulları düşünmeye başladım bile. ağustosun 3 ünde gelicem hayırlısıyla.çok heyecanlıyım.

    Babişim benim Çok haklısın kimse çok tanımıyor cezayiri.Türkiyede cezayirle ilgili kaynak da yok hiç. gelirken nasıl da aramıştım bilgi almak için hatırlamıyormusun. ben yazarım biraz bilgi resim de koyarım tamam..bana çok geziyorsun demişsin ama bana kalsa daha ooo nasıl da gezerim. biliyorsun ben çok severim gezmeyi görmeyi.antropolog ruhum var benim birkere:)öptük seni kocaman.kocam da selam söylüyor sana..muck

    YanıtlaSil
  6. Yiğit Buğra Tekeli17 Temmuz 2008 21:05

    Didouche Mourad yazılıyor aşkım, Seni seviyorum, keşke seni haftanın 1 günü değil 8 günü gezdirebilsem. Ama iş durumları biliyorsun... No comment!!

    YanıtlaSil
  7. tuğba hanım öncelikle verdiğiniz bilgilerden dolayı çok tşk ederim nişanlım 16 ekim 2009 da başkent cezayire iş için gidecek ama ben çok korkuyorum orda yaşam nasıl neler yapacak nasıl alışacak bilmiyorum şirketi onur grup merkezdeymiş aslında bende cv gönderdim sanırım nişanlımdan sonra bende gidicem sizce bayan olmak zormu cezayirde bana en kısa sürede bilgi verirseniz çok memnun olurum eşinizle bir ömür mutluluklar dilerim cevaben mail atarsanız memnun olurum.akdeniz_su@hotmail.com

    YanıtlaSil
  8. çok yararlı bilgiler tesekkürler

    YanıtlaSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)