21 Eylül 2009 Pazartesi

Mutlu Bayramlar

Merhaba herkese. Biliyorum bu sefer yine sıkça yazacağım dedim ama yazamadım. Çok üzülüyorum yazamadığım için. Ama inanın ki öyle az zaman kalıyor ki bilgisayara bakmak için. Zaten o kalan zamanımı da internet başında harcamak istemiyorum. Memleketteyken zaman daha da kıymetleniyor adeta.

Bayramda ailemle ve eşimle yanyana Türkiye'de olmak çok güzel oldu. Ne de güzel denk geldi bu sefer. Eşimin erken gelmesini çok istiyor fakat pek ihtimal vermiyordum iş yoğunluğundan dolayı. Neyse ki harika bir gelişme oldu ve geliverdi. Birlikte zaman geçirmek çok güzel. Daha nice güzel şeyle olsun umarım hayatımızda. Bilgisayarımı da tamir ettirdim nihayet. Laptopumun klavyesini düzeltemediler yenisini almak durumunda kaldım. Ama olsun yine de artık çalışıyor. Bundan sonra ona daha iyi bakacağım.

Bayram havası her yerde, tüm sokaklar ve caddelerde, pencerelerde, balkonlarda, insanların yüzlerinde. Yürürken karşılaştığımız insanların güzel giyinmeleri, bayramın çoşkusu içinde selamlaşılması, herkeste daha başka bir ruh halinin ortaya çıkıvermesi bu zamanlarda son derece güzel. Keşke bayram hiç geçmese diyor insan içinden. Ve keşke böyle zamanlarda tüm sevdikleri aynı anda aynı yerde olabilse herkesin.

Umarım herkes aynı bayram sevinci ve coşkusu içinde geçiriyordur günlerini. Buradan tüm sevdiklerimin, arkadaşlarımın, ailemin, tanıdığım ve tanımadığım tüm insanların bayramını büyük bir içtenlikle kutluyorum. Herkese böyle gülücük dolu günler diliyorum. Bayram şekeri tadında..

En yakın zamanda yeniden görüşmek üzeree..

10 Eylül 2009 Perşembe

Evimden


Şu anda yine çoğu zaman yaptığım gibi odamdan yazıyorum. Nihayet laptopum tamir oldu. Bugün kavuştuk kendisiyle Bundan sonra bir dediğini iki etmemeye ona daha güzel ve dikkatli davranmaya karar verdim.

Burada olmak çok güzel tabiki. İlk gün yine kocaman bir gülüsemeyle dolaştım sokaklarda. Hemen atıverdim kendimi geldiğimin ertesi günü zaten yollara. Laptopumu da yaptırma bahanesiyle. Güzelce merhabalaştık şehirle, insanlarla. İlk önce bir baktım her yerine, sonra yeniden baktım, daha sonra da evet dedim buradayım. Sanki her geldiğimde daha bir güzelleşiyor, büyüyor. Her yeniden geldiğimde yakınlaştığımızı hissediyorum onunla. Bu kadar değerli yapan onu, uzaklığımız mı acaba? Olsun sebebi ne olursa olsun bildiğim ve ait olduğum bir yerimin olması duygusu çok güzel. Yollarda tanıdık yüzler görme ihtimalinin olması ve aynı dili konuşuyor olmak yetiyor ait hissetmeye. Ve onlarca şey. Gerçekten onlarca değil hatta binlerce şey var beni çeken. Nasıl da dolup taşıyor her yer ve içimde o herşeyle dolup taşıyor benim. Şarj oluyorum tanıdık kokularla. Örneğin komik gelebilir ama balkonda otururken ve denize bakarken kafamı balkon demirine dayadığımda o demirin kokusunu duymak harika. Öyle çok anıya götürüyor ki beni bir anda. Ve bir o kadar da yeni anı ekliyor belleğime.

Çok fazla şey depolamak istiyorum. Elimden gelse herşeyi yanımda götürsem keşke. Ne yazıkki çocukça bir dilek bu hep de öyle kalacak. Bir sürü foto çektim yine ama öncekilerden daha az. Belki yarın çoğalır. Şimdi fotoğraflar odadaki pc de duruyor aktardığımda laptopa hemen göstereceğim. Bilmem benim gibi heyecanlananlar var mıdır fotoğraflara bakmayı beklerken ama ben sanki varmış gibi yapmayı ve birileri merak edercesine yazmayı seviyorum telaşla..Böyle hissetmek güzel oluyor. Çünkü ben birileri için gerçekten böylesine heyecanlanıyorum. Okuyan herkese teşekkürler. Sevgiler memleketimden.

4 Eylül 2009 Cuma

Yazamazsam diye


Bugün yine yazdan çalınmış bir sıcaklık var. Eylül geldi ama henüz yaz devretmedi yerini serinliğe. Hele bir de klimalar çalışmadığında görseniz burayı. Öğlene doğru elektrikler gitti yine tanrım nefes alamadım. Kapıyı pencereyi açtım ama nafile arada bir esti sıcacık hepsi o. Alger merkezdeki arkadaşım Pınar ile konuştum az evvel. Üç gündür internet bağlantıları yokmuş yine. Büyük ihtimalle bizim evde de olmayacak. Yine genel manada bir kesinti sanırım. Anlamış değilim bu kadar sık kesilmeye neyin neden olduğunu. Ama bir iyi tarafı da artık daha az şikayet eden bir insan oldum. Türkiye'de hele sakın siz şikayet etmeyin şu oluyor bu olmuyor falan diye bence şükredin ve sevinin bizi düşünüp. Ben türkiye'ye gidince öyle yapıyorum. Sanki cennete düşmüş gibi oluyorum. Bir sevinç bir mutluluk.

Tatil günlerimizin değiştiğinden bahsetmiştim önceki yazılarımda. Artık cumartesileri tatiliz. Ama başka şirketler hala eski sistemi devam ettiriyorlar. Örneğin bu yeni başlayacağımız şirket de cuma günleri tatil veriyor. Yine eski düzene devam edeceğiz yani. Şimdilik yeni sistemden gidiyoruz bu akşam eve gideceğiz. Yarın yoğun bir gün olacak. Hatta bu akşamdan başlayacak telaşım. Akşam iftara davetliyiz arkadaşlarımıza. Yarın da buradan yanımızda taşıdığımız boş kolilerimizle toparlanma telaşı yaşayacağız. En azından ben gitmeden evvel birkaç şeyi toplayalım diyorum. Bir de bavul hazırlamak gerek tabiki. Öncelikli işim o aslında. Şu anda bile kafamda bavulumu yerleştiriyorum aslında. Bu arada geçen gün gittiğimiz iftar yemeğini henüz yayınlayamadım en yakın zamanda onu da yayınlayacağım.

Sıcaktan olsa gerek pek bir tembelim bugün. Gece pek uyuyamamama rağmen sabah 7.00 da açtım gözlerimi kocaman. Sonrada saçma sapan rüyalar eşliğinde devam etmeye çalıştım ama sonuç vermedi. Bende odadaki götürülecek eşyalarımızı ayarladım yine. Çantamızı hazırladım. Hemencecik bitti işim. O sırada elektriklerin gittiğini söylemiştim zaten. Tüm bu saydıklarımı ter içinde yapmak zorunda kaldım. En kötü yanı buydu.

Pazar sabahı yola çıkıyorum Türkiye'ye. Uçağım -biletime henüz bakmadım ama- aynı saatte olsa gerek öğlen 13.25 Benim havaalanından çıkmam 20.00 yi geçiyor. Eee izmite varmak da nerden baksanız iki saat. Yani tüm gün yolda olacağım. Kazasız belasız sağa salim gidelim de başka şey istemiyorum zaten. Bu sefer daha az korkmak yönünde telkin ediyorum kendimi bakalım işe yarayacak mı? Uykusuz kalınca yarıyor aslında. Bir müddet sonra istemsizce sızıyorum.

Türkiye'ye gidince ilk işim anneme ve babama sımsıkı sarılmak olacak. Sonra ananeme ve sevdiğim diğer insanlara. Ertesi gün de hemen laptopum için yollara düşmeliyim ki bloguma rahat rahat yazabileyim evimin her köşesinden istediğim an. Bu sefer daha sık yazmak istiyorum. Her seferinde böyle diyorum ama kendimi memleketin havasına kaptırdığımdan olsa gerek erteleyip duruyorum.

Bana uçak yolculuğum için şans dileyin. Bir dahaki yazımı Türkiye'den yazmak ve yeniden görüşmek dileğiyle. Herkese sevgiler..

2 Eylül 2009 Çarşamba

Eternal Sunshine of the Spotless Mind

Her yeniden izleyişte ayrı bir güzellik yaratıyor içimde. İzlemeyenlere tavsiye ediyorum şiddetle. Video için de teşekkür ederim meldacım:)

video

1 Eylül 2009 Salı

Eylül ile gelenler

Hala inanamıyorum ne çabuk da eylül geldi.. En sevdiğim zamanı hayatın. Sonbahar.. Her yerde kızıl sarı yapraklar. Ekimi de çok seviyorum gelmesini bekliyorum dört gözle. Ankarada olmak güzel olurdu şimdi parklarda çıtır çıtır yapraklarla. Türkiye yavaş yavaş yerini bırakıyor soğuklara ama önce keyfine varmak lazım bu geçiş zamanının..

Yine günlerdir yazamıyorum. O yüzden kelimelerim telaşla çıkıyor içimden.. Dün laptopuma çay döktüm. Sakar ben işte. Azıcık da olsa yetti. Klavyem çalışmıyor. Tamamen sapıttı diyebilirim. Şu anda eşimin laptopundan yazıyorum o da benim için netten klavye arayışında. Umarım hemen hallolur. Eylül 6 da Türkiyedeyim hayırlısıyla. Gider gitmez halletmek istiyorum bu durumu. Zira ne zor böyle yazamadan, fotoğraflarıma bakamadan. Nazar değdi benim güzelime. Son zamanlarda nette başka laptoplara çok baktım iç geçirdim herhalde darıldı bana. Bir müddet yine yazamayabilirim. Türkiye için hazırlanmam eşyalarımı ayırmam lazım. Ayrıca yeni işimize geçeceğimiz için eylül sonu ekim başı taşınma işlerimiz de var. Şimdiden koliler yapmaya başladık. Çünkü ben türkiyede olacağım için bir müddet bir şey yapılamayacak. Herhalde döndüğümüzde de hemen taşınırız. Şimdiden gözüm korkuyor şu taşınma işinden ama eminim korktuğum gibi olmayacak. Türkiyedeki gibi taşıma şirketleri yok sanırım buralarda. Bu hafta küçük çaplı bir araştırma yapacağız. Umarım yanıltır bizi ve şöyle düzgün bir taşıma şirketi falan buluruz. Öbür türlü biraz daha zor olur kanaatindeyim..

Türkiye'ye gideceğim için yine kalbim güp güp atıyor. Heyecanlıyım. İnşallah eşim de bayram için gelecek türkiye'ye ama henüz belli değil. Gelemezse artık bayramdan sonra gelecek bir müddet daha birlikte kalıp sonrada buraya döneceğiz. Asıl heyecan işte o zaman başlayacak. Memleketim ne da güzeldir şimdi yılın bu zamanı. Akşamları da serinlemiştir artık. Tatilde Ankaraya da gideceğim bu sefer inşallah. Yapacak işlerim var ayrıca dedem biraz rahatsız onu da görmeden dönmek istemiyorum. Pinocum sana da sesleniyorum burdan gelmişken seni görmeden gitmem ben ona göreee daha fotoğraf çekeceğiz birliktee...Bir de sevgili Deryaaa sen de duy beni seni de görmek çok istiyorum bu seferr. Haberleşelim olur mu..Planlarım henüz belli değil ama elimden geldiğince kalmaya çalışacağım. Gelmişken Ankaramla hasret gidermeden gitmek istemiyorum şöyle doya doya. Okuluma da uğrayacağım, sonra daha göreceğim birkaç arkadaşım da var yoksa keserler beni..

Şimdilik benden havadisler böyle. Gitmeden yine yazmaya çalışacağım. Sakın beni okuyanlar bu kız çok kaytarıyor doğru dürüst yazmıyor demesinler ne olur.. Bir sürü aksilik oluyor yazamıyorum şimdi de laptopum ağrıza çıkarttı. Ama söz bu sefer türkiyeden daha sık yazacağım.Böyle blogumu açtıkça hep aynı sayfayı görmek zorunda kalmayacaksınız. Keşke eskiden Trt'nin yaptığı gibi Necefli Maşrapa da koyabilsem ama..Sanırım o daha sıkıcı olurdu..Herkese sevgiler