Bu bölümde size otelimizden biraz bahsetmek istiyorum. Umarım böyle uzun partlar halinde yazarak sıkıntı vermiyorumdur. Tek amacım Tunus'a gitmek isteyenlere güzel bir kaynak oluşturabilmek; elimden geldiğince. Belki de Tunus'u çok sevdiğim ve pek de dönmek istemediğim için bahaneyle o günleri fotoğraflarla yeniden yaşıyor ve anıyorumdur :)
Daha önce de yazdığım gibi Otelimizin adı Paradise Palace'tı. Hamammet de bulunuyor. Ayrıntılar için buraya bakabilirsiniz.Şimdi benden birkaç fotoğraf:
Bu fotoğraf Tunus'a ilk ayak bastığımız dakikalarda çekildi. Solda Tunus bayrakları, ortada bangır bangır turist olduğumuzu bağıran mavi plakamız ve bana İzmir'i hatırlatan saat kulesi..
Burası otelimizdeki odamız. Ben odayı çok beğendim. Çok huzur verici bir mekandı. Özellikle bahçeye açılan bir balkonun olması da harika bir olaydı. Geceleri orda oturmak, kuşları dinlemek, şarap yudumlamak ve tabi bir de efkarlanıp sigara tüttürmek gibisi yoktu..Ayrıca hemen dibimizdeki hamak da çok rahattı. Özellikle denizden geldikten sonraki yorgunluğu atmakta en büyük yardımcımızdı. Bir de odamızın banyosuna değinmeden edemeyeceğim. Yere gömülü olmasına bayıldım. Dizayn olarak da güzeldi. Ev için güzel bir fikir olurdu bence tabi az daha büyük olsa fena olmaz..
Başlangı. fotoğrafı ilk akşam yemeğimizden. O akşam Japon mutfağı konsepti vardı. Sonra yanlış hatırlamıyorsam İtalyan ve Tunus mutfaklarının lezzetlerini tattık.
Buradaki fotoğraflar da otelin içinden. Kafeslere ilk görüşte bayıldım. Zaten bir kafes almadan geldim ya yuhh olsun bana diyorum..
Otel hemencik denizin kıyısında olduğu için gidip gelmek çok zevkli oldu. Dalgalarda da pek eğlendik. Düşünün ki siz olağanca gücünüzle suda duruyorsunuz ve kocaman bir dalga üzerinizden atlıyor. Harikaydı. Ayrıca kumlar, ahh tabi kumlar nasıl da pamuk gibiydi. Aynı eşimin bana ilk defa getirdiği çöl kumları kadar pürüzsüz ve güzeldi, parıldıyordu adeta. Zaten epey oynadık kumlarla, kaleler yaptık, en pürüzsüz halini tanımaya çalıştık şezlongdan elemek kaidesiyle :) Ve tabi şemsiyeler. Meksikalıların şapkaları gibi sevimli ve kocamandı. Tur düzenleyen yatlar ise her an bir korsan çıkartması olacak gibi insana heyecan katıyordu..
Tunus böyle güzeldi işte bizim için. Kumları, mis kokan yaseminleri ve begonvilleri, her yerde gördüğümüz rengarenk küpleri, mavi beyaz bir içim su evleri, muhteşem kapıları ve tabi vazgeçilmezi olan mozaikleriyle. Tabi çeşit çeşit hediyelik eşyaları da unutmayalım..
Hepiniz güzel bir pazar geçirin. Ve tüm haftanız pazar gününün güzelliğinden minik parçalar içersin..Zamanın, güzel dakikaların ve sevdiklerinizle olmanın kıymetini bilin. Bol bol da gezin ve yeni yerler keşfedin. Unutmayın ki her yenilik, bambaşka bir hayata açılan yeni bir kapı!
Hepiniz güzel bir pazar geçirin. Ve tüm haftanız pazar gününün güzelliğinden minik parçalar içersin..Zamanın, güzel dakikaların ve sevdiklerinizle olmanın kıymetini bilin. Bol bol da gezin ve yeni yerler keşfedin. Unutmayın ki her yenilik, bambaşka bir hayata açılan yeni bir kapı!
















































