Hani her zaman diyorum ya burası masalsı bir ülke diye, tabi eğer masalları seviyorsan ve onların içindeki anlamı kavrayabiliyorsan, bu ülkenin insanlarının takıları da aynı kendisi gibi. Aslında burayı Cezayir yapan, binalarının, sokaklarının, insanlarının yanı sıra aynı zamanda bu işlemeli, taşlı ve renkli takıları. O rengarenk takılarda sanki kadınların hayalleri, ulaşamadıkları ve hayata dair izlenimleri var. Hindistan'ın baharatları nasılsa veya Marakeş'in renkli sokakları, Cezayir'de de geleneksel takılar bence öyle. Kuyumcular pek çekici gelmiyor insana, bizim ülkemizdeki gibi gösterişli ve büyük değiller ama yine de içlerinde sırlar saklı. Pek çok yönden gelişmemiş hala. Birine hediye aldığınızda yanında ne bir minik iğne de renkli kurdele veriyorlar, çünkü ellerinde yok, öyle bir adetleri de yok ama güzel, sevimli kutular veriyorlar. Bazen gazete kağıdına bazen çocukluğumuzda defterlerimizi kapladığımız gibi kalın kağıtlara sarıyorlar hediyeleri, yine de güzel. Eskiyi yeniden yaşamak gibi, bir çeşit zamana yolculuk. Sadece bu şehirden çok şey beklememeyi öğrenmek gerekiyor ve verdikleriyle yetinmek...
Bu mercanlı takılar, kabyle takıları. Değişik renkleri ve tipleri var. Bilezikler, yüzükler, küpeler günlük yaşamda da sıkça kullanılıyor. Ama Cezayirliler de bizim gibi en kıymet verdiklerini hep özel zamanlarda kullanmak üzere saklıyorlar.
Bu da en sevdiklerimden, bir kolye ucu. Renkler ve şekiller bence çok göz alıcı. Eski zaman prenseslerine ait gibi geliyor bana ne zaman baksam. Sanırım ben hayal gücü biraz fazla bir insanım :)
Altınlarının kalitesi çok düşük, hatta yeşil altın gibi. Yine de güzel modeller bulunabiliyor, ama genelde iyi kuyumcular ve tabi başkent'tekiler hariç gördüklerim hep eski tarz modeller oluyor. Geçenlerde kuyumcularda dolaşırken, yani bu fotoğrafları çektiğim gün çok güzel künyeler gördüm, uçlarından çaydanlıklar sarkıyordu. Bayıldım diyebilirim.
Bu fotoğraf da favori fotoğraflarım arasında arşivimde duruyor. Mustafa Tekin bu güzel kareyi yakalamış. Gerçekten çok hoş. Tam olarak nerede çekildiğini hatırlayamıyorum bu fotoğrafın, öyle çok fotoğraf biriktirmişim ki bazen içinden çıkamıyorum.
Burada ben kendimden geçmiş bir şekilde, dikkatlice takıları incelerken :) Mercan bu ülkede çok fazla. Bir de doğal inci satılıyormuş, özel olarak buradan alıp götürüyorlarmış ama ben henüz rastlamadım. Bir de enginar güzel ve ucuz olduğundan buraya gelenler torba torba enginar taşıyorlar Türkiye'ye.
Bunlar da geleneksel kabyle takıları. Kolyenin siyah kısımlı motifine benzer bir motifte bileklik aldım ben de birkaç gün evvel. Severek takıyorum. Oldum olası ipten ve boncuktan örme bileklikleri sevmişimdir. Çocukken ne de çok takardık. Beni o günlere götürdüğü için onları bu kadar seviyorum sanırım. Arkadaşlık bileziği de diyorlar şimdilerde. Bizim zamanımızda da öyle mi deniyordu hatırlayamıyorum ama sevdiğimiz arkadaşlarımıza örer ve hediye ederdik, hatta yakın arkadaşlarımızla bir örnek takmaya özen gösterirdik. Bu kabyle motifli boncuk örmeler bence çok güzel be kullanışlı.
Bu fotoğrafı da internetten araştırıp buldum. Bu renklerde bir bilekliğe henüz rastlamadım ama oldukça beğendim. Bulabilirsem almayı planlıyorum.
Bu da ufak bir takı kutusu anladığım kadarıyla. Yine bileziklerdeki taşlarla ve motiflerle süslenmiş. Son derece güzel. Ayrıca şekli de Fatma'nın eli olarak geçiyor, bolluk ve bereketi simgeliyor. Cezayir'de bu motifli bileklikler, broşlar, kolye uçları, küpeler oldukça fazla..Alttaki fotoğrafta da Fatma'nın Eli var.
Bu da mercan'ın işlenmemiş, doğal hali. Böyle de kullanılabiliyor takılarda. Kolye ve küpe olarak çeşitlendirilebiliyor. Bence bu hali de oldukça güzel, kendine has.
Bu bilezikleri de ben çok seviyorum. Bunlar kemikten yapılıyor. Benim aldığım deve kemiği idi. Bu da büyük ihtimal öyledir. Bence Cezayir'den hatıra amaçlı götürülebilecek güzel bir hediye.
Yeni bir Cezayir yazısında görüşmek üzere.. Mutlu kalın:)

















































