25 Mart 2013 Pazartesi

Karma

Yine uzun mu uzun bir ara verdim. Aslında hep açık duruyor blog sayfam önümde fakat bir türlü yazamadım. Bu sıra ruh halim bir acayip. Pek çok şey yapmak istiyor, önüme kocaman listeler yapıyor ama bir tanesini bile yapmayı başaramıyorum. Biliyorum bir başlasam gerisi gelecek ama işte o ilk adımı atmak pek zor geliyor. Havaların üzerimdeki etkisi de büyük. Ne zaman yağmur yağsa, ki bu sıra hep yağmur ve rüzgar var, hep yatak beni çekiyor. Kocaman bir camın önünde oturup etrafı izlemek, sıcacık çayımı veya kahvemi yudumlamak, bir yandan da kitaplarıma dalıp sayfalarında kaybolmak tüm derdim. 


Havalar güzelleştiğinde bu kocaman bulutlara bakmak ve griliklerin ardında aslında havanın hep açık olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor. Bu bulutları neden bu kadar çok sevdiğimi düşünüyorum da bir türlü bulamıyorum. 


Sis sabahları karşılıyor bizi erken saatlerde. Artık ben de sevmeye başladım kendisini. Kasvet habercisi gibi gelse de yine de ısınıyorum ona yavaş yavaş. Sisli fotoğrafları da çok seviyorum. Keşke daha çok zaman ayırabilsem fotoğraf için. Baharı bekliyorum bunun için. Bahar gelsin ve yanında bir sürü yenilik de getirsin diye umut ediyorum. 


Babaanneciğim benim. Onun kurabiyelerinin kokusu yine burnumda son günlerde. Bir özlem gelip vuruyor insana işte zaman zaman. Bu fotoğrafı en sevdiklerimden. Türkiye tatilimde amcamlardaki fotoğrafından cep telefonumla aldım bu kareyi. Ofisimdeki panoda aile fotoğraflarımız duruyor, onların arasına koymak istiyorum bunu da. Ne zaman bu fotoğrafa baksam onun hakkında ne kadar az şey biliyorum diye düşünüyorum; keşke onu daha da yakından tanıyabilseydim, keşke daha çok zamanımız olsaydı. Nur içinde yatsın. 


Prensesim hala ortada yok. Cezayir'e geleli bir aydan fazla oldu, onun da gittiği neredeyse iki ay olacak. Ben hala bir ümit dönecek diye bekliyorum. Bazen düşünüyorum beni bırakıp gittiğini düşünmek mi daha kötü yoksa öldüğünü düşünmek mi. Ölmesi düşüncesi de ağır gelmesine rağmen onca sevgiye emeğe rağmen bırakıp gittiğini düşünmek bana daha çok koyuyor. Hep sesi kulağımda. Zaten ne zaman kedi sesi duysam kapıya fırlıyorum ki bazen duyduğum ses çok alakasız bir ses de olabiliyor. Acaba vazgeçsem mi beklemekten, belki o hiç beklemediğim bir anda çıkagelir. 


Plaklarımı dinledim tatil için gittiğimde. Yazlıktaki tavan arasından geldikleri için kapları da yok. Onlara bir dahaki gidişimde koruma kılıfı yapacağım. Çok güzel  her biri. Dinlemeye doyamıyorum. Plak çalarım, plaklarım ve daktilolarım ile ilgili ayrıca bir nostalji yazısı yazmak istiyorum en kısa zamanda. Daha yazacak öyle çok mevzu var ki. Bakalım sırası gelecek hepsinin. 


Paris. Ne çabuk geçti oradaki günlerimiz. Delicesine özlüyorum sokaklarını, binalarını, o huzurunu, masalsı dokusunu ve seslerini. Yeniden gitmek istiyorum. Paris seyahatimiz ile ilgili de dokümanlarım hazır onları da en kısa zamanda paylaşacağım. Fotoğraflarla da olsa orayı yeniden yaşamak iyi gelecek eminim. 

*Hepsinden önce istek üzerine Cezayir ile ilgili birkaç yazı yazacağım bol fotoğraf takviyesi ile. Sonrasında da Paris yazısı. Umarım uzun aralarım sizleri benden kopartmıyordur. Ben her zaman heyecanla yazmaya devam edeceğim. 

Cezayir'den sevgiler

10 yorum:

  1. kopmuyoruz ama istek üzerine istek yapasım geliyor benim... evden ofise video çek mesela... masa üstünü, panonu anlat uzun uzun falan... ah ama o gözü kör olmayasıca internet! :/

    YanıtlayınSil
  2. kopmayıııııınnnnn..yap yap istek sen. istek olunca bende yazmak üzere gazdayım. hatta arada dürt sen ben yaz diye yaaa:) video çekebilirim bak doğru dedin:) ahhh şu internet ahhh ahh!! yeni şeyler yapayım o zaman destek bekliyorum öptüm kocaman:)

    YanıtlayınSil
  3. aralar olsada her daim takipteyim

    YanıtlayınSil
  4. sis güzel bi şey, hele ağaçlar falan da varsa. manzara güzel görünüyor fotoğrafta :)burda anca kötü kötü rüzgar çıkıyor, yürüyüş yapacak yer yok.
    hadi bekliyoruz bu söz verdiğin yazıları :)
    bi de bana izmir'de bi daktilo tamircisi lazım tuğba ya, annemle elimizde kaldı daktilo :)

    YanıtlayınSil
  5. Ferminaa'nım ben biliyorum tamirci (hemen atlarım) :))

    YanıtlayınSil
  6. fermina daza;
    Yaaa valla ben tamirci bilmiyorum izmirdeeeeee:) yazılara başlayacağım bu ara inşallah gaza geliyorum siz yaz deyince:) hep diyin nooolur:)

    saçaklı sen bul güzel bir yer gelince benim daktilolara da lazım olacak zaten heehee:)

    YanıtlayınSil
  7. aaa ciddi misin ya? hiç umudum yoktu allahım yaşasın! o zaman ben bi geldiğimde yükleneyim daktiloyu, gidelim tamirciye :)

    YanıtlayınSil
  8. ben de gelebilsem keşkeeeee.. beni de alın gezerken yanınıza lüfffeeen:)

    YanıtlayınSil
  9. babam sağolsun! ;) yalnız sen gelmeden ben hala yerinde duruyo mu diye kontrole gideyim... durmuyosa bi arzuhalciye sorarız gari :)

    gel gezek Tuğba ;)

    YanıtlayınSil
  10. [url=http://buynolvadexonlineone.com/#onhmb]buy nolvadex[/url] - nolvadex online , http://buynolvadexonlineone.com/#vgxkr buy nolvadex

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)