19 Mart 2015 Perşembe

İstikamet bahar


  Fotoğraf: Lazhar Neftien by Flickr

Bahar dolu öğleden sonralarını yaşamaya başladık artık. Genelde 25 üzeri dereceler görüyoruz. Sabahları serinlik hala mevcut ama öğlenleri tişörtle bile durduğumuz oluyor. Türkiye'de havalar ne zaman soğusa buraya sıcak geliyor. Oralar ile tam zıt. Böyle zamanlarda insanın aklı hep dışarılara kaçıyor. Bahçe keyfi yapmaya başladık zaman zaman. Bir de sabah kahvaltılarında kaçabilsek bahçeye harika olacak ama henüz erken. 

Rutin günler birbirini kovalasa da mutlaka değişen bir şeyler oluyor her gün. Güneş pencereden içeri adımını attığı an gülümsemeye başlıyorum. Böyle anlarda hem çalışmak hem de okumak ve yazmak daha keyifli oluyor. Yine de öğlen tatillerinde bahçede kitap okuyacağım, akşam iş çıkışlarında verandada boyama yapacağım zamanlara özlemim büyük.
 
  Fotoğraf: Lazhar Neftien by Flickr

Güneş Cezayir'i daha güzel gösteriyor. Binalar olduğundan daha gösterişli sanki ve perdelerin rüzgarda bir o yana bir bu yana oynamasını izlemek çok güzel. Sokaklar cıvıl cıvıl insan kalabalığı. Herkes pür telaş bir yerlere yetişiyor. Kediler köpekler daha güzel bakıyor. Bizim kedicik bile baharı özlemiş, hep pencereden bakmak, kuşları dinlemek ve güneşlenmek istiyor. Çamaşırları bahçeye sermeye başladığımız vakit, işte o zaman yazı adımlıyor olacağız. Bekliyoruz...

 Fotoğraf: Lazhar Neftien by Flickr

Bu fotoğraftaki otobüs yeni sayılabilecek türden. Genelde daha bakımsızlar. Eskiden yazlığa giderken bindiğimiz otobüsler geliyor hep aklıma bunları gördükçe. Yine de güzel havalarda camlardan bakan insanların yüzleri daha güleç oluyor. Renkler bahara yakışıyor. Ellerinde renkli pazar torbalarıyla gezen kadınlar, geleneksel kıyafetleriyle ağaçların altında oturup sohbet eden yaşlı teyzeler var şimdi sokaklarda. Ağaçlar çiçekleniyor ve yakında binbir çeşit meyveler salınacak etrafta genç kız misali. Ahh hele bir karpuz çıksa da evimiz şenlense.

Bu sene çok yoğun bir kış yaşamadık. Yine de yaz daha çok yakışıyor bu coğrafyaya. Biz sıcağı seven insanlar güneşe hasret eve kapanınca mutsuz oluyoruz. Bu yüzden mutluluk yakın ya heyecanlıyız. Hafta sonu da geldi çattı. Yarın haftalık tatilimiz. Eğer hava durumu yanılmıyorsa biraz kapalı ama sıcak bir hava olacakmış, 28 derece gösteriyor. Fırsattan istifade koltuğumuzun kılıfını ve süngerini yıkadık, güneşte kurumaya bıraktık. Suyla oynamayı özlemişim, bahçe de tertemiz oldu. Biraz renklenmek, çiçeklenmek gerek. 

Herşeye rağmen mutluluğa çabalamaya devam...

12 yorum:

  1. ah bahar bize geliyorum diyor,vazgeçtim diyor,sonra geliyorum diyor,ıı-ıhh diyor.dün kar yağdı istanbul'da! donuyoruz tuğba!
    güneşin tadını çıkar inşallah:)
    çok sevgiler

    YanıtlayınSil
  2. Hikaye okur gibi okuyorum seni nefis yazıyorsun!
    Bende yazı sevenlerdenim:)
    Neyseki önümüz bahar ve yaz..
    Hep güzel günler görelim güneşli günler...
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel sözler bunlar, çok mutlu oluyorum çok teşekkür ederim. Yaz bir başka keyif veriyor bana, hep yaz olsa keşke diyorum. Neyseki bahardayız evet ve önümüzde denize yakın güneşli günler olacak inşallah.
      Sonuna kadar katılıyorum hep mutlu güzel güneşli günler geçirelim..Sevgiler benden de sana.
      Öpüyorum.

      Sil
  3. Merhaba Tuğba;
    Oh geleceğinin yakınlaşması bile insana cidden heyecan veriyor. :)
    Ben güneş çıktığında hep; "Güneş gülümsedi." derim. Çünkü hava güzel oldu mu bendeki enerjide aynı oranda açığa çıkıyor ve güneş ile birlikte bende gülümsüyorum...
    Bursa'da da hafta içi güneşli hafta sonu ise yağmurlu oluyor. :) Bu cumartesi de karla karışık yağmur geliyormuş. Ama ben güneşi çok özledim!
    Sevgilerimi yolladım. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ersin;
      Ben de heyecanlıyım bu konuda inan.
      Güneş gülümsedi demen çok güzel. Gerçekten güneşli günlerde daha çok gülümsüyor, daha umut dolu oluyorum ben de ve bolca hayal kuruyorum. İşin güzel tarafı kışın kasvetinde hayal ettiğim yapmayı arzuladığım işleri güneş varken yapabilecek olmak ve bunu bilmek çok güzel.
      Bursaya seneler evvel gelmiştim. Şöyle bir gelip gezmek arzusu içerisindeyim inşallah dönünce. Ama öyle çok yer biriktirdim ki görmek için bilmiyorum hangisini yapabileceğim:)
      Burada hava yaz gibi 3 gündür hep 27-28 derece. Ama arkası yağmur diyorlar. Türkiye ile ters bu hava durumu mevzusu, orada güneş açınca da buraya yağmurlar gelir sanırım. Olsun arkası yaz artık yağmurların da.
      Benden de sevgiler sana.

      Sil
  4. En sevdiğim ama hep kısacık süren bahar gelsin artık. Yaz insanı olmasam da kış insanı da değilim, o yüzden bahar geldiğinde o kısacık zaman benim için çok kıymetli oluyor. Çok özlemişim aydınlık günleri.
    Cezayir'de her şey oldukça eski görünse de renkler sanırım oraya daha çok yakışıyor. Daha bir farklı görünüyor gözüme. Beklemediğimizden sanırım, o renkleri o eski, bakımsız araçlarda veya evlerde görünce daha bir güzel geliyor.
    Ben de çilek zamanı gelsin diye bekliyorum dört gözle :) Çilekle oynamak, yeni tatlar yaratmak, süslemeler yapmak hoşuma gidiyor. Doğraması bile keyifli geliyor.
    Keşke benim de çıkacak bir bahçem olsaydı evimin önünde, ya da süsleyip keyifle oturabileceğim bir balkonum. Kahvaltımı şöyle güneşe karşı, açık havada yapma keyfim olsaydı.. Ahhhh efkarlandım :)
    Ben en iyisi kasvetli bloguma dönüp yeni bir şeyler yazmaya çalışayım, bu hafta kim bilir kaçıncı kez bırakıp, hiçbir şey yazmadan çıkacağım :(
    Sana imreniyorum, ne güzel yazacak kelimelerin var. Ne güzel, keyifle yazıyorsun belli ki. Ben bu ara zorlanıyorum yazmakta. Hiç gidesim gelmiyor :S
    Neyse çok yazdım, şişirdim seni de :) Kendine iyi bak, sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denizcim, yazın sıcağını düşününce ben de hep baharlara kaçıyorum aslında. İlkbahar ve sonbaharın tadı hep bir başkadır benim için.
      Cezayir'de gerçekten pek çok şey böyle eski görünüyor ama güneşle sanki üzerindeki toz kalkıyor ve daha göz alıyor. Güzel olduğu bir gerçek:) Belki de ben seviyorum diye böyle geliyor emin değilim ama bu doku insanın içine işliyor.
      Çilek dedim dedim nihayet çıktı da yedim:) Çok içten istemişim demek ki. Buraların meyveleri bir harika oluyor. Türkiye'de hiç buradaki kadar güzel, hormonsuz, tatlı ve mis kokulu çilek yemedim ben. Çilekli magnolia yaptım fırsattan istifade. Aslında çilek yokken yapmıştım muz vardı koydum, sonra çilek gelince dayanamadım kenarlarından sokuşturdum dilimleyip:) Çok da beğenerek yediğim hafif bir tatlı oldu.
      Bahçe çok keyifli. Buranın en çok bahçeli olmasını seviyorum. Kampta değil de şehir merkezinde kalsak bir bahçemiz olmayabilirdi, apartmanlar çok sıkışık nizam ve burada halk balkon veya teras kullanmıyor. E haliyle sen de kullanamıyorsun, şöyle çayımı kahvemi alayım oturayım desen abes oluyor. Yani en azından biz Tizi Ouzou'da otururken öyle oluyordu. Sigara içmek isteyince kimse görmesin diye yere oturup içerdim balkonda:)Kahvaltı ve yemek keyfi de hakllısın başka bir duygu açık havada kuş cıvıltılarıyla. Ben balkonsuz veya bahçesiz bir ev olmadan sanırım yaşayamazdım. Büyüdüğüm evde de, gençlik döneminde taşındığımız evde de, akrabalarımda da, öğrencilik evimde de şanslıydım ki hep balkon olmuştu.
      Blogun benim içimi açıyor. Hiç de kasvetli değil. Yazmıyorsun bir süredir, ben bekliyorum yeni yazılarını güzel tariflerini ve göz alıcı hayal kurduran fotoğraflarını. Bu sıra bende yazmadan çıkıyorum çoğu zaman, ama arada işte içimden bir şeyler dökülüyor.
      Senin de pek çok güzel kelimen olduğuna eminim. Ben de senin heyecanına, yemek şevkine, tariflerine imreniyorum:)
      Çok yazmana bayıldım, hep uzun uzun yaz böyle. Anlatmak, okumak iyi geliyor. Öpüyorum çokça. Mutlu kal. Blog yazını bekliyorum unutma!

      Sil
    2. Çoook uzun zaman önce ben ilkokuldayken oturduğumuz ev balkonluydu. Balkondan sevdiğim oğlana laf atardım :D Ondan önceki evimiz de bahçeliydi. Ablam sevgilisini getirince bahçede oturur yemek yerlerdi :D Ben de bütün arkadaşlarımı toplardım bahçeye onları rahatsız etmek için :))
      Ey gidi günler :) Şimdi ise bir açık havaya hasret bir sürü binayla komşu bir evde, neredeyse tüm komşularımla birlikte yaşıyorum. Açık havada insanın iştahı da daha açık oluyor. O yüzden hep imrenirim bahçesi, balkonu olanlara. Sen çok şanslıymışsın.
      Çilekler burada da çıkmış markette gördüm geçen. Ama tatları var mıdır bilemedim. Nisan gibi almaya başlarım ben de artık. Magnolia tatlısını ben de çok gördüm, benzerlerini denedim birkaç kere. Ama hiç kendi tarifiyle yapmadım. Bir gün asıl tarifiyle denemeliyim ben de.
      Blogumu keyifle okumana seviniyorum. Böyle bloglarımız aracılığıyla sohbet etmek iyi geliyor :) Seviyorum seninle konuşmayı.
      Ben de öpüyorum, sevgiyle kal.

      Sil
  5. Bahar gelmiş çoktan sana:) Bayılıyorum çektiğin fotoğraflara, bir fotoğraf blogu mu açsan acaba?
    Bu arada geçen gün şöyle bir araştırayım dedim, senin oraya uçuş baktım. Fiyatlar çok yüksek yahu, şaşırdım:) En ekonomik nasıl uçuyorsunuz diye sana sorayım dedim. Aklımın bir köşesinde kalsın:) Sevgiler Tuğba`cım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bahar benim hep aklımda olduğu içindir canım:) İçime geldi ama havada yağmur var bir haftadır. Bu yazıdaki fotoğraflar bana ait değil ama çektiğim güzel fotoğraflar da var fotoğraf bloguma koyuyorum. Sağ sütunda linki var aslında sen görmedin herhalde:) Çok sık güncelleyemiyorum çünkü imkansızlıklar yüzünden fotoğraf çekmeye pek çıkamıyorum. Hal böyle olunca çiçek böcek ve kamp fotoğraflarından başka şey pek çekemiyorum bu sıra. Ancak gittiğim yerlerde cepten bir şeyler yakalıyorum çünkü onu ufak olduğu için saklamak kolay oluyor. Büyük makina ile dolanmak burada sorun oluyor.
      Uçuş fiyatları evet çok yüksek. Ne yazık ki ekonomik bir yol yok. Thy ile uçuyoruz Air Algeria var bir de ama büyük bir fark yok. ikisinden birini mecburen tercih ediyorsun. 1.400 tl ye falan geliyor yanılmıyorsam biletler. Yine de ilk geliş için thy diyorum ben:) Bekleriz yolunuz düşerse bu taraflara. Keşke tur falan olsa da gelseniz ama işte öyle de zor oluyormuş, bir tur başlamış fiyatlar inanılmaz uçuk ve de gezerken yanında insanların devamlı silahlı jandarmalar duruyormuş. Duyduğum kadarıyla turla gelenler de sıkıntı yaşamışlar. Umarım ilerde bir zaman bu koşullar değişir ve de düzelir. Yine de her zaman diyorum Fas Tunus bir başka:)
      Sevgiler canım, öpüyorum.

      Sil
    2. Yanıtın için çok teşekkürler Tuğba`cım:)
      Tur şirketlerini biz hiç kullanmıyoruz. Doğrusu bana çok gerekli gelmiyor artık günümüzde. İnternetten her şeyi ayarlamak mümkün, dil ile ilgili de sorun yoksa tur şirketine gerek yok gerçekten. Uçuş pahalıymış. Avrupa`ya çok daha ekonomik karşılaştırırsam. Bakalım ya merak ediyorum oraları da, bir gün denk getiririz umarım:) Ben de öpüyorum...

      Sil
    3. Ne demek canım istediğin zaman istediğini sorabilirsin buralar hakkında, seve seve yanıtlarım:)
      Tur şirketleri evet artık eskisi kadar tercih edilmiyor. İnternetten halletmek daha avantajlı ve kolay ama Cezayir için ben cesaret edemezdim açıkçası. Yine de o siteleri kullanıp Cezayir'e gelenleri de biliyorum memnun kalanlar da oluyor ama işte güven vermiyor bana:( Uçuş gereksiz pahalı, her fırsatta dile getirmeye çalışıyorum. Seneler önce haftada sadece bir gündü uçuş neyse ki şimdi devamlı var. Avrupa çok avantajlı evet buralara nazaran. Zaten biz de diyoruz hep acaba özlesek gelir miyiz yeniden, buraya bunca para vermektense insan nereleri gezer kimbilir:) Yine de umarım bir gün görürsünüz bu coğrafyayı, seveceğinize eminim. Benim aklım ve kalbim Fas'ta kaldı. Keşke orada olsaydı işimiz deyip duruyorum devamlı, o zaman dönmek istemezdik herhalde...Sevgiler çooook

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)