8 Şubat 2016 Pazartesi

Hayaller Villakent, gerçekler Gediz Elektrik


Türkiye maceramızın başladığı tam bir ay on dokuz gün oldu. Daha yeni dünyaya gelen bir bebek misali alışmaya çalışıyoruz. Gerçekten bir farkımız olduğunu düşünmüyorum o ilk hallerinden. İçine düştüğümüz dünya denen yerde, gayretle ilerlemeye çabalıyoruz.

Evimiz şehre biraz uzak sakin bir yerde. Seyrek köyüne yakın, bir nebze de olsa doğallıkla baş başayız. Türkiye güzel memleket, İzmir’de tabi medeniyetin sembolü, havası suyu güzel, kimilerini tenzih ederek demeliyim ki insanları da güzel, yani aslında hala iyi insanlar var etrafımızda, ama tabi ne kadar kaldılar bilemiyorum. Ortalık çakal dolu, kelimenin tam manasıyla hem de. Nereden, kimden ne kopartırım gözüyle bakıyor insanlar diğerlerine. Bir de insanlar çirkin, şöyle yüzüne bakınca içimizin açıldığı o güzel yüzlü insanlar kuş olup gitmişler sanki. Diyorum ya çakal gibi bakıyorlar böyle insanın içine içine.

İçinde yaşayınca tabi bambaşka oluyor bu memleket, dönüşüyor zamanla. Çirkin yüzlü, bedbaht, umutsuz insanlara dönüşüyor sanki.

Başka kıtadayken, her şeyden kilometrelerce uzaktayken beyaz camdan izlediğimiz o dünya aslında kurmaca gibi geliyor insana. Hani bazen tüm söylenenlere inat bu kadar da olmaz diyorsun ama şimdi bakıyorum da oluyormuş.

Cezayir gerçekten hala bozulmamış, saf bir ülke. Özlüyor muyum diye kendime sıkça soruyorum, hayır özlediğim o değil, yüzlerdeki masumiyeti özlüyorum ben. Yeni açılan alışveriş merkezinde yürüyen merdiveni hayretler içerisinde seyreden insanların saflığını özlüyorum. Benim özlediğim aslında olmak istediğimiz halimizden kopup gelişimiz. Geçmiş gibi aynı. Hani büyükler hep derler ya aah o eski zamanlar diye, ahh o eski insanlar neredeler şimdi?

Türkiye kocaman bir gayya kuyusu adeta, etrafı da rengârenk çiçeklerle, mavi denizlerle çevrilmiş. Aslında öyle olmadığını anlamak çok da uzun sürmüyor. Bir gün bir uyanıyorsunuz evinizin elektrik sayacını değiştirmeye gelen elektrikçiler (habersizce geliyorlar ve işlemi de haberiniz olmadan yapıyorlar) bir kablo bağlantı hatası yapıyorlar ve evinizdeki ısıtıcı, buzdolabı, internetin modemi, ziliniz, prizleriniz falan yanıyor.(Biz yine ucuz kurtulmuşuz kimilerinin evi bile yanmış bu şekilde) Sonra binbir güçlükle hata yapmalarına karşın basıp giden o adamları arayıp buluyorsunuz ve onlar karşınıza pişkince dikilip yani tabi olmaması lazım ama yaptık bir hata diyorlar. Ha bir de aa siz elektriğinizi kestiğimizi fark etmediniz mi diyebiliyorlar. Tabi uyurken ben genelde elektriklerin kesildiğini anlarım çünkü öyle özel güçlerim var aman sakın kimse duymasın. İşte Türkiye aslında böyle bir yer. Ha tabi biliyorduk biz böyle olduğunu sadece unutmuşuz hatırlatıyorlar günbegün. Özlemle döndüğümüz evimizde iki tane işini bilmez yüzünden günlerdir oturamıyoruz, çünkü buz gibi, çünkü buzdolabımız da bozuk, çünkü internetimiz de yok, çünkü şu anda dükkanını kapatıp gitmiş olan şömineci adamın yaptığı şömine de evin içine tütüyor onu da yakamıyoruz. 

Yani bunlar daha ne ki? Böyle bir yer işte bizim güzel memleketimiz ve canımız insanlarımız!


18 yorum:

  1. Uzun zamandir blog okuyamiyordum, ilk once hosgeldiniz.
    Sonra, neden geldiniz Tugba yaa, benim en buyuk hayallerimden biri bir gun Cezayir'e gelip seni de tanimakti tuh:))
    Yazdiklarin o kadar normal geliyor ki insana , normalliginden tiksiniyorum.
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba canım. Hoşbulduk. Ayy valla orada 9. Senemdi benim ve eşimin de 11. Yani yetti bize bu kadarı😀 burada tanışalım yüzyüze görüşelim ne güzel olur. Cezayir'i anlatırım sana uzun uzun. Normallikler hakikaten tiksindirici maalesef. Hayırlısı olsun diyelim olsun bitsin. Şaşırdık yani daha gelir gelmez. Benden de çok sevgiler. Ben de okumaya başlayacağım inşallah blogları yakında😊👍🏻

      Sil
  2. Ah Tuğbacım, ne desem bilemedim. Henüz yurt dışından gelmiş biri olarak senin gözlemlerin çok önemli. Hani biz hep söylüyoruz da sizin kıyaslama imkanınız olunca haklılığımız ortaya çıkıyor. Yazık benim ülkemdeki hala iyi kalabilmiş insanlara:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım valla çok acayip bu bizim memleket daha dakika bir gol bir. Gerçekten uzaktan Gözlem faydalı ama yaşayarak edinilen tecrübeler insana idrak ettiriyor bazı şeyleri. Daha beterinden saklasın yani Allah ne diyeyim. Her gün şükrediyoruz. Yazık hakikaten. Öptüm canım

      Sil
  3. Offf..İçim şişti Tugba. Kolaylıklar diliyorum.

    YanıtlayınSil
  4. Ahh ahh diyorum. Söylenecek bir sürü şey varken söylemiyorum ben de... Kolay gelsin...
    ne oldu bize, ne zaman nasıl bu kadar işbilmez, işten kaçar, yalancı, dolancı insanlar toplululuğu olduk.
    Çok canım sıkılıyor bu duruma çok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ah neler neler var söylenecek. Çok teşekkürler. Ne oldu nasıl oldu bilmem ama sonuç çooook vahim, görünenin ardı da var aslında. Hepimiz sıkılıyoruz. Bakalım nereye kadar gidecek böyle.
      Sevgiler

      Sil
  5. Tuğba`cım okurken üzüldüm:(
    Başınıza fena işler açmışlar. Türkiye uzaktan ve sadece gezerken güzel. Kimse işini hakkıyla yapmayınca insanın başına gelmeyen kalmıyor. Herkes uyanık. Bizi turist zannedenlerden yıllardır çekiyoruz.
    Umarım en kısa zamanda evinizdeki işler düzelir ve hayal ettiğiniz mutlu eve kavuşursunuz. Sevgiler canım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım teşekkür ederim. Türkiye'ye gelince Anladık hakikaten ülkemiz çok güzel Kıymetli ama insanımız ah içler acısı. Herkes iyi olsa dedin gibi sadece tr değil dünya daha iyi bir yer olurdu. Biz insanoğlu yazık ediyoruz hayatlarımıza. Ne yaparsak aslında kendimize ama işte anlamıyoruz.
      Çok teşekkürler tekrar. Görüşmeyi çok arzu ediyorum seninle. Bu taraflara bekliyoruz inşallah. Sevgiler kocaman

      Sil
    2. Tuğba`cım, bu arada kartın geldi!!! Çoook sevindim, ne kadar düşüncelisin, çocukları bile hesaba katmışsın! Birlikte inceledik, nerden geldi, ne yazıyor üstünde, pulları falan her şey ilginç geldi onlara:) Çok teşekkürler canım:)

      Sil
  6. Türkiye ve Türkiye'nin gerçekleri. Bunların size çok çabuk hatırlatılmasına gerçekten üzüldüm. Hani şöyle bir 6 ay falan geçeydi. Dün bir bugün iki, şimdiden soğuttular memleketten sizi. Pişkin insanlar kadar tiksindiğim insan yoktur.
    Neyse, siz yine de içinizi ferah tutun. Aksilikler bir an önce son bulur da düzeninizi oturtursunuz umarım.
    Öpüyorum, yine de burada olman daha güzel :)

    YanıtlayınSil
  7. Gecmis olsun. Izmir cok degismis bence. Seneler sonra ilk defa ziyaret ettim, insanlar cok daha koparici olmuslar. Önceden böyle degildi. Girdigim dükkanlarda insanlarla candan sohbet edebildigimi, esyalarimi birakip sonra almaya gittigimi hatirlarim. Insanlar birbirine karsi daha anlayisli, güleryüzlü, ve yardimseverdiler. Sanirim toplumca masumiyetimizi kaybediyoruz. Alisma sürecinde bol sans dilerim. Umarim bir an önce aksilikler yokolur gider.

    YanıtlayınSil
  8. Sen aksi giden herşeyi yakında düzeltir güzelleştirirsin, kolay gelsin! Bebeğe benzetmişsin, ilk aylar zordur ama sonrası rahatlar diyeyim bari..

    YanıtlayınSil
  9. Tuğbacım geçmiş olsun, normalde tazminat falan uğraşmak lazım bunlarla. Ama kaybedeceğin zaman ve enerji de değerli, ne desem bilemedim. Geçmiş olsun, bundan sonrasında seni iyi şeyler bulsun. İlkay

    YanıtlayınSil
  10. Merhaba
    Bende cezayirde yaşıyorum ve sizin yazılarınızla Cezayir'e gitmeden tanışmıştım gidince de hep takip ettim dönüyoruz dediğinizde de nasıl üzüldüm anlatamam
    Size tr de ki yeni hayatınızda kolaylıklar güzellikler dilerim
    Çok merak ediyorum cezayir i ziyarete gelir misiniz ilerde ?

    YanıtlayınSil
  11. hayırlı olsuuun. izmir ah ah bahar da geldi ama yaz gelmesin de mii, temmuz ağustos hiç çekilmez. seyrek hiç duymadım. e ama işyerlerinize yakın mı barii ay nası oturcaksınız o kadar uzakta ama yaa :)

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)