9 Eylül 2008 Salı

Eşim'den Söğüş üzerine güzel bir yazı

Etle tırnak ne ise, İzmirli’yle söğüş de odur işte. Misafir olarak gelip de söğüş yemeden gittim demek olmaz. Mersin'de tantuni, Urfa'da çiğ köfte, Erzurum'da cağ kebabı neyse, İzmir'de de söğüş bir bakıma odur. İzmir ile gönülden bağlıdır aslında, ama İzmir'li bunu çok dile getirmez, çünkü başka şehirlerde de yapılıp çiğ köfte gibi, tantuni gibi orijinalliğinin bozulmasını istemez. Başka şehirlerde yiyenin "Bu mu o meşhur söğüşünüz?" demesini istemez.

Nasıl hazırlanır: Şimdi şöyle izah edeyim, soğanı, domatesi ince ince kıyıyosun ama çok ince değil ve nihalenin hemen altına sıkıştırmış olduğun iki kat dolgun lavaş ekmeğinin üzerine bıçakla nihaleyi sıyırarak domatesin suyu da akacak şekilde döküveriyosun. Ama bunların her birini ayrı ayrı küçültüp yapmak lazım, Salata haline dönüştürmeden yani. Önce domates, sonra soğanı üst üste diziyorsun lavaş üzerine. Sonra alıyosun eline fırınlanmış kuzu kelle parçalarını, önce yanak etinden aynı küçük parçalardan kesip nihaleden lavaşa sıyırıyorsun, sonra aynı büyüklükte dil parçalarını da ince ince kıyıp sıyırıyorsun, isteğe göre bir parça beyin dilimleyip tüm lavaşta birikenlerin üzerine sıyırıyorsun. Sıra maydanoza geliyor. Onu da kıyıp tüm bunların üzerine nihaleden sıyırıp döküveriyorsun. İsteğe göre üzerine bir parça pul biber ve kimyon atıyorsun ve lavaşı özel bir biçimde katlayıp kağıda sarıyorsun.

Söğüşçü usta malzemeleri dilimlerken gözleriyle dilimlediği malzemeyi değil, çevreyi seyreder. İyi söğüşçü, bakmadan yapan söğüşçüdür. Gururludur, kendine güvenlidir. Domatesi de, soğanı da, yanağı da, beyini de, dili de, maydanozu da gözleri gelip geçenleri seyrederken dilimler. Sadece söğüşü sararken gözleri kayar söğüşün üstüne. Eğer malzemeleri dilimlerken senin ona baktığını fark ederse şöyle der: "Bakmadan da dilimleyebiliyorum, bu işte yıllardır varım." Yani acemi olmadığını vurgulamak ister. Dedim ya, söğüşü herkes her yerde yapamaz. Her söğüşçüden de söğüş yenmez.

Aslında tek elle tutmak da biraz zordur hani, söğüşten ısırık alırken çift elle desteklemek gerekir ki lavaşlar dağılmasın. Çünkü bu sarma şekli dürüm sarmak gibi değildir, daha çok gömlek katlamaya benzer. Lavaş uçlarını çift tarafından tutup ortada birleştirirsin. Sonunda o elimde görmüş olduğunuz halini alır.

Afiyetle bir güzel mideye indirdikten sonra, söğüşü oluşturan bu bileşenlerden bir kısmı, kağıdın dibinde arta kalır, ki burası alsında en lezzetli ve yemesi en zevkli kısımlardan biridir. Garsondan bir tabak ve çatal istersin ve bunları tabağa döküp ayranla birlikte yerken yüzündeki mutluluk ifadesini görenlerde yüzünün resmini çekme isteği doğar. Şu anki resim o ana yaklaşırken çekilmiş bir resim.

Yerkenki duyguları anlatmak da isterdim ama bunun için daha çok yer lazım.
Bilmiyorum anlatabildim mi.

Son bir not, bu yazı gerçekten alelacele yazılmış bir yazı. Yoksa bazı arkadaşlarımın dediği gibi “Yeni başlayanlar için söğüş yeme sanatı” adı altında bir kitap yazmayı düşünebilirim.

Afiyet olsun :)
Yiğit Tekeli
P.S: Bence kesinlikle söğüş üzerine bir kitap döktürebilirsin canım sen de bu söğüş tutkusu varken:)
Tuğba'n

18 yorum:

  1. Valla bize fazla bise kalmamis diyecek ben
    VAyyy beee dicem kendi adima

    YanıtlayınSil
  2. Eşin blog açsın sana rakip olur kesin cicim :)

    YanıtlayınSil
  3. Öyle güzel anlatmışki Yiğit cim,ben yemedim İZMİR söğüşünü ama yemiş kadar tad aldım yazınızdan.Elinize sağlık valla,afiyet olsun.Dürüme bende bayılırım,her ne şekli olursa olsun.BİLİRSİNİZ, SİZE DE BİRER DÜRÜM SARIVERİM Mİ.Bye bye.öptüm.

    YanıtlayınSil
  4. Wooaww. Ne güzel anlatmış. Ağzımın suyu aktı sabah sabah.

    YanıtlayınSil
  5. Bence de sana rakip olabilir Tugbacim...Sen esine arada izin ver senin blogunda yazsin, rakip olmayin..
    Yemis kadar oldum valla hic yemedigim halde..
    Sanki bir sure bu isi yapmis hissi uyandirdi bende :)

    YanıtlayınSil
  6. eniştee oruçlu oruçlu canımızı çektirdin hee..seneye izmire giderken peşinize takılalım en iyisi..:))

    YanıtlayınSil
  7. Eşin de girsin blog işine başarılı olur gerçekten :) Şaka bir yana ben İzmirin bir tek kumrusunu biliyorum. Söğüşü hiç duymamıştım. Öğrenmiş oldum :)

    YanıtlayınSil
  8. Blog konusunda bende yazanlara katılıyorum,senin yazıların kadar keyifli olacağından eminim,sevgiler.

    YanıtlayınSil
  9. yani bunda benim suçum yok, suçlu İzmirliler ve en başta da benim kızım Dört yıl İzmirde öğrenciydi Ege Üniv. de, böyle bir lezzetle tanıştırmadı beni ki, kelleye bayılırım. Kendi sevmediği için olsa gerek. Artık başka sefere

    YanıtlayınSil
  10. TUĞBA'CIM,SİZ KARI KOCA YAZMAK İÇİN DOĞMUŞ VE BİR ARAYA GELMİŞSİNİZ.
    BİR YAZI ÜZERİNE, İNSAN BU KADAR SÖĞÜŞ YEMEĞİ HİSSEDEBİLİR ANCAK.
    ŞU AN AĞZIMIN SULARI AKTI.
    YİĞİT'E SÖYLE, İŞİNDEN VAKİT BULABİLİRSE, BİR DE İZMİR KOKOREÇİ ÜZERİNE YAZSIN.
    İKİNİZDE ÖPÜLDÜNÜZ.

    YanıtlayınSil
  11. Sevgili Arkadaşlarım;
    eşimin yazısını beğenmenize çok sevindim. O da pek güzel yazar gerçekten. Beni yazdığı güzel mailleriyle de tavladı zaten:):)ona da bir blog yapsak gerçekten süper şeyler çıkartacağına eminim. Onun da vakti oldukça burada bişeyler yazdırırım ben ona yeniden.Rakibim olmasın:):)O da benim gibi yemeğe tutkun.Sanki gerçekten kendisi yapıyormuş gibi yazmış.Gerçekten beğenmenize çok sevindim.Güzel sözleriniz için teşekkürler.O da çok sevindi yazdıklarınızı oluyunca inanın..Sevgiler hepinize:)

    Babacım;
    yiğit aşmış gerçekten.bir dahaki izmir seyehatinde birlikte söğüş yemeğe de gideriz. ben de bir defa yemiştim ama bu sefer tantuniyi tercih ettim ben.sen bize gelince yine çiğköfteleri dürüm yaparsın olur mu..öptük kocaman seni.

    Pınarcım;
    seneye izmire alırız sizi de gelirken ayıp ettin birlikte gideriz söğüşçüye ne demek..

    Sevgili Lalenin bahçesi;
    bloguma hoşgeldin. Söğüşü denemelisin bence.Ben soğuk olmasından dolayı pek sevemedim kokoreç gibi sıcak sıcak olmasını tercih ederdim. inşallah bir dahaki sefere yeme olanağı bulursun..Sevgiler

    Tuna babacım;
    gerçekten söylediğinize katılıyorum ikimiz de yazmak için doğmuşuz sanki.yiğit yazdıkça görüyorsunuz işte ne güzel yazıyor.ben gene ona bir fırsatını bulunca güzel şeyler yazdırırım.kokoreçi yazmalı bencede..öpüyoruz sizi.selamlar

    YanıtlayınSil
  12. kaç kuşaktır izmirdeyiz ama ben hayatta yiyemem:) kırmızı ette yemem ya,ondan sanırım ama annemler bayılır özellikle babam:) ama harika anlatmış nerdeyse yemek isteyeceğim kadar olmuş:)

    YanıtlayınSil
  13. Tuğbacım ne güzel anlatmış yahuuu. İftarada epey var valla ağzımın suları aktı. Yazıyı okurken bir ara gözlerim karardı :)

    Tarif süper ama...

    YanıtlayınSil
  14. Tugbacim bir mersinli olarak tantuni herzaman favorim ama eşin o kadar guzel anlatmiski resmen agzimin suyu akti :) izmir'e gidersem mutlaka denicem!

    YanıtlayınSil
  15. Güldemcim,alevcim ve begümcüm yazıyı beğendiğinize sevindim inanın..izmirde olanlar ya da gidenler denemedilerse denemeliler.ama dediğim gibi sıcak olması taraftarıyım halen ben:)

    YanıtlayınSil
  16. SLM BU SÖĞÜŞ OLAYINI İZMİR ALSANCAK TA MEŞHUR SÖĞÜŞÇÜ MURAT USTADAN TADMANIZI TAVSİYE EDERİM 1488 SOK YAMAN OTEL KARŞISI TEL 0232 422 62 34

    YanıtlayınSil
  17. Söğüşçü Murat,1975 yılında memleketi Niğde'den İzmire gelerek,eniştesinden almış olduğu eğitim ve istekle İzmirimize has olan bu sanata ilk adımını seyyar tezgahla atmış olup,günümüz yılına kadar temizlik ve dürüstlük ilkesi içinde halen sürdürmektedir.Günün her saati yiyebileceğiniz aparatif haline gelen söğüşümüzü eşsiz lezzeti ve damak tadı ile günümüz vejeteryanlarına dahil sevdirmekteyiz.Siz değerli halkımızı bu eşsiz lezzeti tatması için güleryüzlü hizmet anlayışı ile ALSANCAK 1440sk.Yaman otel karşısında bulunan mekanımıza bekliyoruz..

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)