1 Eylül 2009 Salı

Eylül ile gelenler

Hala inanamıyorum ne çabuk da eylül geldi.. En sevdiğim zamanı hayatın. Sonbahar.. Her yerde kızıl sarı yapraklar. Ekimi de çok seviyorum gelmesini bekliyorum dört gözle. Ankarada olmak güzel olurdu şimdi parklarda çıtır çıtır yapraklarla. Türkiye yavaş yavaş yerini bırakıyor soğuklara ama önce keyfine varmak lazım bu geçiş zamanının..

Yine günlerdir yazamıyorum. O yüzden kelimelerim telaşla çıkıyor içimden.. Dün laptopuma çay döktüm. Sakar ben işte. Azıcık da olsa yetti. Klavyem çalışmıyor. Tamamen sapıttı diyebilirim. Şu anda eşimin laptopundan yazıyorum o da benim için netten klavye arayışında. Umarım hemen hallolur. Eylül 6 da Türkiyedeyim hayırlısıyla. Gider gitmez halletmek istiyorum bu durumu. Zira ne zor böyle yazamadan, fotoğraflarıma bakamadan. Nazar değdi benim güzelime. Son zamanlarda nette başka laptoplara çok baktım iç geçirdim herhalde darıldı bana. Bir müddet yine yazamayabilirim. Türkiye için hazırlanmam eşyalarımı ayırmam lazım. Ayrıca yeni işimize geçeceğimiz için eylül sonu ekim başı taşınma işlerimiz de var. Şimdiden koliler yapmaya başladık. Çünkü ben türkiyede olacağım için bir müddet bir şey yapılamayacak. Herhalde döndüğümüzde de hemen taşınırız. Şimdiden gözüm korkuyor şu taşınma işinden ama eminim korktuğum gibi olmayacak. Türkiyedeki gibi taşıma şirketleri yok sanırım buralarda. Bu hafta küçük çaplı bir araştırma yapacağız. Umarım yanıltır bizi ve şöyle düzgün bir taşıma şirketi falan buluruz. Öbür türlü biraz daha zor olur kanaatindeyim..

Türkiye'ye gideceğim için yine kalbim güp güp atıyor. Heyecanlıyım. İnşallah eşim de bayram için gelecek türkiye'ye ama henüz belli değil. Gelemezse artık bayramdan sonra gelecek bir müddet daha birlikte kalıp sonrada buraya döneceğiz. Asıl heyecan işte o zaman başlayacak. Memleketim ne da güzeldir şimdi yılın bu zamanı. Akşamları da serinlemiştir artık. Tatilde Ankaraya da gideceğim bu sefer inşallah. Yapacak işlerim var ayrıca dedem biraz rahatsız onu da görmeden dönmek istemiyorum. Pinocum sana da sesleniyorum burdan gelmişken seni görmeden gitmem ben ona göreee daha fotoğraf çekeceğiz birliktee...Bir de sevgili Deryaaa sen de duy beni seni de görmek çok istiyorum bu seferr. Haberleşelim olur mu..Planlarım henüz belli değil ama elimden geldiğince kalmaya çalışacağım. Gelmişken Ankaramla hasret gidermeden gitmek istemiyorum şöyle doya doya. Okuluma da uğrayacağım, sonra daha göreceğim birkaç arkadaşım da var yoksa keserler beni..

Şimdilik benden havadisler böyle. Gitmeden yine yazmaya çalışacağım. Sakın beni okuyanlar bu kız çok kaytarıyor doğru dürüst yazmıyor demesinler ne olur.. Bir sürü aksilik oluyor yazamıyorum şimdi de laptopum ağrıza çıkarttı. Ama söz bu sefer türkiyeden daha sık yazacağım.Böyle blogumu açtıkça hep aynı sayfayı görmek zorunda kalmayacaksınız. Keşke eskiden Trt'nin yaptığı gibi Necefli Maşrapa da koyabilsem ama..Sanırım o daha sıkıcı olurdu..Herkese sevgiler

1 yorum:

  1. oo arkadaşım pc ne geçmiş olsun diyorum benimkide resmen kuyrugu titretiyor hayırlısı bakalım.hani senide kıskanmıyor degilim maşallah hasret kalmadan kavuşuyorsun sevdiklerine.

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)