9 Temmuz 2011 Cumartesi

Cezayir sıcağı ve Cezayir plajları

Hani 'yaşamadan bilemezsin' diye bir söz vardır ya bence bu sözü Cezayir'deki sıcaklar için söyleyebiliriz. Kısa süreliğine uzaklaşmış bile olsak hemen unutmuşuz buraların sıcaklığını. Geldiğimizde neye uğradığımızı şaşırdık. İlk zamanlar sıcaklık kendini fazla hissettirmese de son günlerde delice yakıyor bizi. Öyle böyle değil ama, yürürken yerden yüzüne çarpan sıcaklık ekstra sersemletiyor insanı ve gram esinti yok havada. Akşamları serin olur diye ümit ediyor olsam da bu ümidimin yersiz olduğunu farkettim. Akşam dahi esinti olmuyor. Tabi bu yüzden sivrisinekler cirit atıyorlar etrafta ve her yerimiz benek içinde. Küçük kırmızı beneklerle ve onların sinir bozucu kaşıntısıyla boğuşuyoruz ayrıca. 

Ne giysen çözüm olmuyor sanki. Devamlı bir su hayali var çölde olmak gibi aynı; çöl her ne kadar uzak olsa da! Öyle kuru ki hava, boğuyor insanı. Bir nevi fırın gündüzleri etraf; alabildiğine geniş ve sınırları olmayan kocaman bir fırın. Herkesin aklında tatil hayalleri var bilgisayar başında çalışırken buna yüzde yüz eminim. Bazen saçma bir gülümseme oluyor yüzümde yerli yersiz. Bu gülümseme arada çaktırmadan baktığım tatil veya sahil fotoğraflarından kaynaklanıyor. Çocuklar gibi suya hasretim. Derim sanki pul pul olacak susuzluktan, hep bir suda olma isteği var içimde. 

Burada daha hiç denize giremedik. Sadece ilk geldiğim senelerde suya ayağımı sokup sıcaklığına bakmıştım ve tabi denizin tadına da..Tuzlu bir deniz ama yakıcı bir tadı yok. Hep havuza gittik buradaki tatil günlerimiz boyunca. Bir sürü plaj var ama ya halk plajı ya da çok kalabalık yaz günlerinde. Bu sene ilk denemeyi yapmayı ümit ediyorum. Araştırma yapıyorum bazen plajları ya da koyları veya tehna olabilecek yerleri bilen insanlarla konuşuyorum belki bir yer bulabiliriz kendimize diye. Olmadı bir defalık da olsa arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla denizi pek de güzel olmayan Sheraton otelinin plajına gideriz diyorum ve dehşet pahalı olan. O yüzden bir kerelik diyorum :) 

Netten araştırmalarım sonucunda bulduğum bazı plaj fotoğraflarını paylaşmak istedim sizinle. Aslında burada çok güzel doğal plajlar var. Doğa harikası bir yer bence Cezayir; yeterince keşfedemediğimiz. Fotoğraflarda gördüğüm ama gidemediğim öyle güzel yerleri var ki inanamıyorum bazen. Bence görünce siz de şaşıracaksınız. Ben de bu ülkenin ilk aşamada ihtiyacı olan şey turizm. Üzerine basa basa söylüyorum; geniş bir  sahil alanı var ama turizm bilinci olmayınca kullanılamıyor. Ne tesis var ne de bir düzenleme, öyle başıboş kalmış ki. Bizim yazlığımızın olduğu o Kefken'in plajları bile burası ile karşılaştırıldığında lüks kalıyor, ki onlar da halk plajı. Beach mantığındaki yerlerden bahsetmiyorum bile. Burada sadece güzel olarak nam yapan Tipazadaki günü birlik kalmak üzere yapılmış bungalov tarzı evler var yaz için ideal olan. Plajının da kullanışlı ve güzel olduğunu duydum arkadaşlarımdan. En azından eşlerle rahat rahat denize girilebiliyormuş tam anlamıyla tatil havasına bürünerek..

İşte bulduğum plaj görüntülerinden örnekler;


Burası Cezayir merkezde bir plaj. Ve nasıl da kalabalık şu hale bakın. İğne atsan yere düşmez dedikleri bu olsa gerek.

Bu manzaraya çok da yabancı sayılmayız zira böyle deniz oyuncakları satan gençler bizim plajlarımızda da mevcut eskisi kadar çok olmasa da. Bence sevimli bir görüntü ama o sıcakta yazık o çocuğa yüklenmiş dolaşıyor tüm malzemeleri..Kimbilir o da nasıl hepsini bir kenara bırakıp kendini sulara bırakmak istiyordur. 
* Bu fotoğrafı Mohsan isimli bir kişi çekmiş ve internette paylaşmış.


Taşlar nasıl da parlıyor o suların etkisiyle ve köpükler ne kadar da güzel. Deniz dalgalarının sahilde bıraktığı köpükleri hep sevmişimdir.

*Bu fotoğrafı da Philippe thouvenot çekmiş. Beni Saf diye bir yerin deniziymiş anladığım kadarıyla.


Bu fotoğrafta geldiğimden beri adını duyduğum ama hiç gidip de göremedim Cezayir'in meşhur plajı olan Palm Beach. Sanırım böyle kalabalık olduğu için gidemedik biz.


Yine Palm Beach'ten tam da Cezayir'e özgü bir görünüm. Plajda develerin olması fikrini hep sevmişimdir. Tunus'ta da vardı. Ben Bodrum'da çok binerdim eskiden deveye. Her sene bodrum'a gittiğimizde olurdu bu develerden turistleri gezdirmek için, biz de ufak bir tur atardık. Eğlenceli bir şey bence. Ama sıcakta insan acıyor o hayvancıkların haline; bir de bizi taşımak zorunda kalıyorlar kendi ağırlıkları ile başetmek zorunda kalmalarının yanında.

Bu fotoğraf da kendisini severek takip ettiğim Mika Russo adında bir fotoğrafçının karesi. Yer ise Oran. Oran şehrini gidip gördük ama ramazan bayramı dolayısıyla her yer kapalıydı ve böyle bir yere gitmedik malesef. Cezayir'den temelli dönmeden evvel bir keşif gezisine çıkmak şart oldu. 

Burası da Cezayir merkezde bulunan bir plaj. Kışın boş halini görmüştüm hatta denizin kıyısına kadar gitmiştik güzel bir yerdi. Adı la plage du prophete. Yani benim anladığım kadarıyla Peygamber Plajı.


Burayı da pek sevdim ben. Yine Mohsan isimli kişinin çektiği bir kare. Yer Oran plajın adı: Bomo Plajı. Şemsiyeler nasıl da tanıdık geliyor değil mi? Eskiden bir de onları taşırdık yanımızda, büyük bir güçle onları kuma sabitler kenarlarına koymak için de etraftan kocaman kayalar toplardık. Plaja gelmenin heyecanının göstergesiydi bence tüm bu çaba. 


Burası da harika bir mekan bence. Şimdi o koyun pürüzsüz kumlarında uzanmayı ne çok isterdim. Keşke şu fotoğrafın içine hoop diye geçebilsem bilgisayarın penceresinden. Burası da yine Beni Saf denilen yer. Burayla ilgili bir araştırmaya girişmenin zamanı geldi sanırım.


Burası da oldukça hareketli görünüyor ki eminim öyledir şu sıralar. Çünkü burası da başkentin göbeği denilebilecek bir yer. Yerin ismi Bab El-Oued piscine. Deniz varken havuza mı girer insan diye düşünmüyor değilim ama onun da keyfi başka. Yine de bu kalabalığa girmektense bir koyda sakince yüzmeyi yeğlerim. 


Burası da aynı yerin plajı'nın görüntüsü. Bab El-Oued. Pek plaj havası yok bence ama yine de halkın serinlemesi için ideal görünüyor. Cezayir'de bunu bulmak bile aslında bir lüks onlar için.


Burası da içinde Turistik kompleks bulunan Zeralde şehrindeki Aqua park. Oradan geçerken duvarların ardından kaydırakları hep görüyordum. Sanırım bu fotoğraftaki yer benim gördüğüm yer ama içini görmediğim için emin olamıyorum. Terra Park diye geçiyormuş. Bence eğlenmek için güzel bir yer. Benim için görünüş itibariyle İzmit Karamürsel'deki aqua park'a gitmekten pek de farkı yok, hiç gitmemiş olsam dahi. Ama arkadaşlarım hep giderdi ve çok da eğlenerek vakit geçirdiklerinden bahsederlerdi. 


İşte tatilin özü de bu fotoğraf. O şezlongda oturup kitap okumak istiyorum. Daha güzel plaj, sahil ve şezlong fotoğrafları bulabilirim biliyorum ama Cezayir'İn ruhuna uygun olsun istedim. Bu fotoğrafı da Ouaissa Benaicha adlı kişi çekmiş. İyiki de çekmiş. O şemsiyenin altında çocukluğumdaki gibi simit karpuz falan da yemeği ne çok isterdim. Herşey o zamanlara aitmiş gibi görünüyor buradan, sanki ben minik bir tip olarak yan taraftan fotoğraf karesinin içine giriverecekmişim gibi..

4 yorum:

  1. Çok bilgilendirici bi post olmuş :)Yolu Cezayir'e düşen yaşadı. Hep suda olma isteği hangimizde yokki? Bizde Ankara'da yaşayan Egeliler olarak can çekişiyoruz resmen.Çünkü okullar kapanırdı denize girmeye bi başlardık ,taaa ki okul açılana dek ama burda havuza bile gidemiyoruz çok pahalı çünkü :(..Bizde kendi imkanlarımızla balkonda ege ve deniz havası estrmeye çalşyoruz bi kaç güne videosunu da ekleyeceğim ama olmuyor işte..

    YanıtlayınSil
  2. Merhaba Red Riding Hood;
    Postu beğenmenize sevindim. Elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum buraları. Aslında daha çok gezip fotoğrafları kendim çekmek istiyorum ama vakit olmuyor. Çektikçe paylaşıyorum zaten:)Eskiden ben de tatile bir çıkardım 3 ay. Nasıl da özlüyorum o günleri. Keşke yeniden öyle bir imkanım olsaydı. Biz de bahçede vakit geçiriyoruz işte bazen o kadar aslında kocaman şişme bir havuz almak lazım:)şantiye ortamında mümkün olmuyor tabi sadece hayal ediyoruz. Çok sevgiler. Videoları bekliyoruz. Takip edeceğim:) Sevgiler

    YanıtlayınSil
  3. Merhaba Tuğba Gerçekten Henüz Gitmeden Gitmiş Kadar Olduk Bu Paylaşımla Nisanın Başında Hayat Kimyanın cezayir Fabrikasına Geleceğiz Umarım Havalar Uygun Olur Siz Döneli Çok Olmuştur Herhalde 2011'den 2014 E Cok Zaman Oldu :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar;
      Paylaşımı beğenmenize sevindim. Nisan da genelde yağmurlu oluyor buralar ama tabi belli de olmaz güneşli bir hava da inersiniz belki buralara. Biz henüz dönmedik buralardayız daha:) Epey uzun zaman ama henüz projemizi tamamlamadık buradayız yani halen:)
      Sevgiler

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)