7 Ocak 2015 Çarşamba

Rengarenk bir grilik


Fotoğraf: Pinterest

Yılın ilk yazısını yazıyor gibi hissetmiyorum şu an pek. Çünkü aslında günlerdir yazıyorum aklımdan.

Yılbaşı gecesini yedik bitti. Üstüne üstlük bir de üç günlük tatil yaptık ama sanki hepsi hayal gibi. Hala tatil havasından çıkmış değilim. Sanırım o hava doğarken benim üzerime kazınmış. Hiç bir zaman çalışkan biri olmadım zira ama hep amaçlarım, yapmak istediklerim oldu, hemde bolca. Yalnız üzerimden yıllar yılı atamadığım bir bezginlik de var. Bir yerlerde sanki sadece tüm bu yaptığım şeylerden çok başka bir amaç için dünyadaymışım gibi bir hissiyatım var. Çoğu zaman yaptığım her şeyin daha fazlasını yapmayı arzu etsem de bir arpa boyu yol alamıyormuşum gibi geliyor. Bu belki de hayatı kaçırıyor olduğum fikrinden ileri gelen bir duygu durumudur. Belki dönünce çabucak sıyrılırım bu durumdan. Yine de tüm bunlara rağmen dönmek istemeyen bir kişi de barındırıyorum içimde. Alışkanlıklar nasıl da kuşatmış diyorum etrafımızı. Dile kolay geçen bir 7 seneden sonra aklıma yerleştirmeye çabaladığım dönüş fikrine hala alışamadım, bunca yaklaşmışken hemde.

Artık ortam burada çok soğuk. Sabahları genellikle buz gibi bir havaya uyanıyoruz. Yine de kardan eser yok. Belki bir ümit yağar diyorum ama henüz sadece dolu yağdı. Yani demem o ki başka yerlerdeki insanlar gibi bol ışıklı, renkli ve eğlenceli yeni yıl fotoğraflarım yok. Yılbaşından bir gün önce çıktığım ufak gezintide de hiç renkli izlenimlerim olmadı. Burada her gün birbirinin tıpatıp aynısı. Ama son gün de olsa yılbaşı ağacımı süsledim ve evin en görünen köşesine yerleştirdim. Sanırım birkaç ay daha orada duracak. 

Şu sıra en çok kafamı kurcalayan şey beyaz üzerine harika kızıl desenleri olan o gördüğüm an çok sevdiğim el dokuması kilim. Yatıp kalkıp onu görüyorum ve acaba satıldı mı endişesini taşıyorum. Bir kilim için oldukça pahalı ama emeğini düşününce ben yapsam o paraya bile satamazdım diyorken buluyorum kendimi. 

Buradaki sessiz ve sakin hali seviyorum. Tuhaftır ki her geçen gün bu uzaklığın bana kazandırdığı sabıra daha çok alıştığımı fark ediyorum. Tüm o gösterişli kalabalığın ardında gizli masalsı bir dünyadan kaçmayı planlayan tuhaf bir canavar gibi hissediyorum. Oysa daha göremediğim ne çok renk ve desen var. 

Sabahları gri oluyor hava genelde. Yine de tüm o sisin içinde etraf alabildiğine renkli. Çiçekler soğukta bile açıyor inadına, etrafta güller papatyalar ve yemyeşil otlar var. İki hayatı birden yaşıyoruz burada, işte en çok onu seviyorum. 

Cezayiri anlatan güzel fotoğraflar buldum yine, yeni yazılar yazacağım. Şimdi biraz çalışayım sonra yine gelirim. Bu uzun soluklu geri dönüşlere ara vermenin vakti geldi. Okumak ve yazmak burada yalnızlığın yanında gelen iyi bir arkadaş. Hem ne demiş Kafka Milenaya Mektuplarında; '...istediğin zaman yalnız kalabilmek mutluluğun en önemli nedenlerinden biridir.' Bu sıralar favori sözüm bu, sanırım aklımdaki boş bir levhaya çakmalıyım!

4 yorum:

  1. Kafka'ya katılmamak elimde değil, en huzursuz ve mutsuz olduğum anlar yalnız kalmak isteyip de kalamadığım anlar. Hele yalnızlığa alıştıktan sonra ne zor kalabalıkta olmak..
    Dönüş zamanınız yaklaşıyor demek. Seviniyorum senin adına :) Ama dediğin gibi orada 7 sene geçirmiş biri için kolay olmaz ayrılık sanırım..
    Bu tatilleri bitirmek hiç kolay olmuyor. Benzer bir yanımız daha çıktı ortaya. Yazının başında beni anlatıyormuşsun gibi hissettim. Hep aklımda bir şeyler yapma isteği, ama hep de bir üşengeçlik, ağırlık.. Ahh zaman çok çabuk geçiyor. Benim son tatilim de geldi bile. sen yeni bitirmişken tatilini ben yarın başlıyorum tatilime. Türkiye kar-kış altında kaldı. Kastamonu'ya gidecektim ama gidemeyecek gibi görünüyorum. Yollar çok kötüymüş :( Sevgilimin yemin törenini göremeyeceğim ühü :(( Oysa sevgilimi görme bahanesiyle ne keyif alacaktım karlı yollardan, çam ağaçlarının güzelliğinden..
    Senin için bir kar fotoğrafı çekip paylaşacağım instagramda :)
    Görüşmek üzere, sevgiyle, umutla kal..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Deniz;
      Kesinlikle ben de kendimle kalmak isteyip de kalamıyorsam inanılmaz agresif ve mutsuz oluyorum. Bu gerçekten çok mühim bir şeymiş.
      Dönüş zamanı yaklaşıyor ama çok da değil aslında. Yıl bitmeden dönelim diyoruz da bakalım ne zaman. Artık akışına bırakıyorum. Ama dediğin çok doğru, ayrılmak fikri bile pek zor, icraata geçince ne olacak hiç bilmiyorum. Türkiye'de Cezayir'e gidelim diye tutturabilirim gibime geliyor:)
      Tatil bitti gitti ama keşke hemen yenisi gelse diyorum çocuk gibi. Yıllık izinimize de az kaldı ama sabırsızım epeyce.
      Ortak bir yeni nokta daha yakaladığımıza sevindim. Bu hissim epeydir var, pek çok kişiye göre bir sürü şey yapıyorum ama ben hiç öyle hissedemiyorum.
      Türkiye'de kar olması pek güzel, zira o karda kıyamette bir şeyler yapmaya çalışmak da o denli güç oluyor. En azından umarım karın eridiği o çamurlu zamanlara kalmayız diye ümit ediyorum. Ağzıma birkaç kar tanesi doldurmak da hedefim!
      Yollar kötüymüş demek, haberlerde dinliyoruz kapanan pek çok yer var, aman dikkat. Senin için güzel olurdu aslında gitmek haklısın manzara, seyahat ve elbette ki özel bir zamanda sevgilinin yanında olmak pek güzel. Belki açılır yollar da kavuşursunuz. Umut etmeye devam et.
      Çok sevindim benim için karlı bir kare çekeceğine. Merakla heyecanla bekliyorum. Gelip gidip bakarım artık. Bir bakayım hatta hemen:)
      Görüşmek üzere.
      Kocaman sevgiler selamlar
      Mutlu kal...

      Sil
  2. İlk satırlarında sanki benim hislerimi anlatmışsın Sevgili Tuğba. O kadar tanıdık geldiler ki.
    Uzun soluklu geri dönüşleri azaltmalı bence de:) Yazılarını seviyorum. Kocaman öpücükler buradan sana.
    NOT: Kilimi alırsan paylaşırsın değil mi? Çok merak ettim:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım;
      Anlattıklarıma yakınlık duyman çok hoş, sevindim. Ben de uzun soluklu bekleyişleri pek sevmiyorum işte ama bazen kal geliyor neden bilmiyorum yoksa içimde hep var bir yazma arzusu:)
      Güzel sözlerin için teşekkür ederim, yazılarımın sevildiğini bilmek gerçekten harika bir duygu.
      Kilimi alırsam paylaşırım canım tabi. Zaten o kilimler, desenleri ve türleri ile ilgili de bir yazı yazacağım, o yazıda paylaşabilirim sanırım..
      Sevgiler

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)