İşte benim güzel arkadaşım Sarah..Son derece güler yüzlü...

İşte benim güzel arkadaşım Sarah..Son derece güler yüzlü...

Dün gece eşimle yine film keyfi yaptık. Akşam yemeğimizi yedikten sonra Tv odasında biraz oturduk çay içtik. Zaten son zamanlarda tv de pek de birşey yok. Maçlar dışında tabi bir de sürüsüne bereket dizi. İçlerinde güzel olanları da var tabi ama. Genelde izleyemiyoruz özellikle maç günlerinde ve erkek nüfus çoğunluklu bir ortamda bulunduğumuz için. Sanırım sadece Asi ve arasıra da Kavak Yelleri izlenebiliyor. Neyse dün gece önce Nicolas Cage in Lord Of War adlı filmini izledik. Fena değildi bence. Çok da beğendiğimi söyleyemiycem. Belki de öyle bir film izlemeye kendimi programlamadığım içindir. Savaşın, silahların, saçma sapan politikaların, katliamların, çocuk savaşçıların bol olduğu bir filmdi. Kötü hissettim. Bunu o adam yapmasa zaten dediği gibi başkaları yapıyor. Ama nasıl bu kadar hissiz olabilmiş bu adam bu filmde anlayamadım doğrusu. Yine süper rol yapmış tabiki. Yüz ifadesindeki ablaklık da cuk oturmuş bence. Nereye ait olduğunu bilmeyen silik karakter bir anda içindeki hırsı ve bir şey olma isteğini keşfedip Savaş Tanrısı oluyor. İsim çok güzel uymuş bence. İzlenebilitesi yüksek bir film. Ayrıca film afişine de bayıldım. Buradan bakabilirsiniz.Burada okumaktan zevk aldığım, kelimelerini sevdiğim, yalnızlığımı kelimeleriyle ve güzel fotoğrafları ile giderebildiğim, bende iz bırakan bloglar var. Ve umarım bunlara yenileri de eklenecek zamanla. Herkese teşekkürler:)
http://bayanbaykus.blogspot.com/
http://gumbegum.blogspot.com/
http://craftwoman.blogspot.com/
http://defneden.blogspot.com/
http://annelerlehayatadair.blogspot.com/
http://guldem.blogspot.com/
http://haydins.blogspot.com/
http://kitchenoclock.blogspot.com/
http://www.lacheen.org/
http://margotto.blogspot.com/
http://www.maviyeyolculuk.org/
http://moonsun11.blogspot.com/
http://www.pigmelerledans.com/
http://pinomino.blogspot.com/
http://www.salincaktaikikisi.com/
http://www.yolunneresindeyim.blogspot.com/
http://www.melekoglum.blogspot.com/
http://www.zeynepinyeri.com/
http://www.nazoyla.blogspot.com/
http://www.sihirliellerankara.blogspot.com/
http://www.niffea.blogspot.com/
http://www.aysesworld.blogspot.com/
http://www.modayadair.blogspot.com/
http://www.derineryilmaz.blogspot.com/
http://www.tanyasecil.blogspot.com/
http://www.beenmaya.blogspot.com/

Kitaplarımın çoğunu okuyup bitirdiğim için pek kitabım kalmadığını söylemiştim meldaya. O da sağolsun bu kitabı okumak istediğimi unutmamış ve bana güzel bir sürpriz yapmış. İzmite gittiğimde görmüştüm kitabı hatta birlikteydik o gün ama almamıştım nasıl olduğunu bilmediğimden. Sonra hakkında güzel şeyler duydukça okuyasım gelmişti. Süper oldu. Bugün hemen başlayacağım okumaya. Burada en çok ihtiyaç duyduğum şey kitaplar sanırım. Tabi dergileri, kalemleri ve defterleri falan da saymazsam:)

Buna kelimenin tam anlamıyla bayıldım. Silikon kek kalıbı. Yumuşacık sevimli birşey. Hem de kıpkırmızı. Harika bir hediye valla. Zaten takıktım bunlara biliyordu melda. Bakmadan duramıyordum çeşit çeşit renklerine. Gidince birkaç silikon bir şey daha alacağım sanırım. Gittikçe daha çok seviyorum bunları ben. İlk iş eve gidince güzel bir kek yapmak olacak. Eminim annem de bayılmıştır şimdi bu kek kalıbına. Zuzuma da alırım gelince ben bunlardan.

Bu da yine heyecanla beklediğim 700 küsür sayfalık Elle dergim. Aslında bu tip moda dergilerine bakmak benim için her zaman iyi olmuyor herşeyden alasım geliyor. Bir anda alışveriş canavarı olan ben daha büyük bir alışveriş canavarına dönüşüveriyorum. Yine de vazgeçemiyorum. Şimdi türkiyeye gidene kadar her yerini incik cincik etmiş olurum. Yanında da bir sürü ekstra dergi vermişler yine süper olmuş sanki bir dergi değil 4 tane almış gibi oldum. Gittikçe kokoşlaşıyorum sanırım:)

Bunları da göstermeden edemedim. Bu renkli kalemler Türkiyeden gelmedi. Eşim bana Carrefour dan aldı bunları iki hafta evvel. Dün Serrose kalemlerini gösterince ben de istedim görün diye. Türkiyedeki gibi güzel kalemler falan pek yok burda ve tabi öyle harika kırtasiyeler de yok ama yine de idare ediyoruz. NT kırtasiyeyi ve daha birçoğunu çok özlüyorum. Kendimi kaybedercesine herşeye dokunmak ve bir sürü kırtasiye malzemesi özellikle de Morning Glory nin yumuşak sayfalı defterlerinden almak istiyorum.
İşte beni mutlu eden güzel mi güzel hediyelerim bunlar. İnsan küçük şeylerden mutlu olmayı bilmeli değil mi?


Keşke her gün doğumuyla yeniden doğsa insan hayata...
Burası Casbah ın ara sokakları. Daracık daracıklar. O kadar güzel kapılar vardı ki anlatamam. Bu şehir de en çok sevdiğim şey kapılar zaten.
Burası sanırım ufak bir mescitti. İçeride kuran okuyan bir genç gördüm. Tabi ben içeri baktığımda kapıyı kapattığı için fotosunu çekemedim.
Mini mini bir kız çocuğunu öyle güzel giydirmişler ki bu kadar olur. Şeker kız candy gibi olmuş adeta. Şunu şekerliğine bir bakın hele. Keşke yakından da bir kare çekseydim ama heyecandan ancak bunu çekebildim:)

Casbah da bir cami. Sanırım Osmanlılardan kalmadır. Bildiğim kadarıyla Türklerin ilk camisi var buralarda bir yerlerde ama bu mu bilemiyorum çünkü bunun da çevresini restorasyon için kapatmışlardı. Üzerinde bir yazı falan da göremedim. İsminin de ne olduğunu bilmiyorum. Bir dahaki sefere restorasyon çalışmaları bitmiş olursa içine de girer gezeriz. Hikayesini de öğrenir anlatırım sizlere.
Casbah meydanı burası da. 

Limandan Makam-ı Şehit'in görüntüsü. Bu kadar yakın değil tabi makinanın zoom u ile yakınlaştırdım:) Epey mesafe var arada.