21 Şubat 2009 Cumartesi

Neydim ne oldum

Canım arkadaşım Güldem beni sobeledi hemde çok güzel bir konu ile ilgili. Başlıktan da gördüğümüz gibi nerden nereye ne hallere geldik konusunda.. Aslında bu çok güzel ve özel bir konu anlatmak isteyeceğim çok şey var ama sanırım buraya sığdırabilmemin imkanı yok. Yine de fotoların altına birkaç cümle eklemeden edemeyeceğim. Çok eski fotoğraflarımı da koymak isterdim örneğin lise zamanımı falan. Ne yazıkki onlar şu an yanımda değil. Bir ilkokul zamanı fotom var ama onu da scan etmem gerekiyordu şu an oda kapalı. Artık onu daha sonra gösteririm sizlere..
Önce böyle minik sarı lüleli boncuk gözlü dumbo kulaklı bir yaratıkmışım ben işte. Ortapedik ayakkabılarımla böyle tekmeler atarmışım insanlara..Kucağında oturduğum kişi dedem..
Sonra biraz daha büyüyüp mahzun bakışlı bir kız olmuşum..Ama kırmızı topum hala büyük geliyormuş ellerime baksanıza..Bu ayakkabılarım da hala duruyor..


O ara dönemle ilgili fotom olmadığı için bulabildiğimi yerleştirdim. Orta okulda ve Lise zamanlarımda sessiz bir tiptim yani haylazlık manasında öyle çılgın değildim hiç. Okuldan da toplasanız 3 defa belki kaçmışımdır. Yoksa her zaman konuşkan biri oldum. Öğretmenlerimle aram hep iyiydi. Bazılarını hala arar sorarım. Görünce yine kendime çeki düzen verir kelimelerimi seçerim. Arkadaşlarımla da iyi geçinirdim. Herkese inanırdım. Saftım tabi biraz. Sonradan yaşaya yaşaya öğrendim herkese güvenilmeyeceğini..Lise zamanında asiydim de biraz. Kokoş hiç olmadım o zamanlar. Ben kokoş olmayı çok sonraları sevdim. Burada hiç olamıyorum o ayrı konu tabi. Lisedeyken babamın gömleklerini giyer dolaşırdım, Nirvana dinler Kurt Cobain'e tapardım. Hatta onun kızını evlat edinmek isterdim. O konuyu sonra bir ara anlatırım size..


Her zaman oburdum. Bu üniversitenin ilk yılları. Meşhur tost ve çay. Yemek yemeyi her zaman sevdim. Tabi öyle kilo problemim hiç yoktu o zamanlar şimdi kafama takmaya başladım. Hey gibi günlerrr.

Üniversite pek çabuk geçti göz açıp kapayıncaya dek mezun olmuştum ve sonradan ne çok şey kaçırmışım dedim yani keşke daha iyi değerlendirseydim diye düşündüm. İlk zamanlar biraz inek olmakla beraber sonraları saldığım da oldu tabi. Yine de dersleri dinlemek en büyük zevkinmdi. Boş vakitlerimde farklı bölümlerin derslerine girmek için hocaların kapılarında nöbet beklerdim sırf birşeyler öğrenebilmek için. Sonra boş dersleri kızılayda dolaşarak yemek yiyerek kitapçıları gezerek doldurdum..Bir kere tarihi kaçırdım vizeye girmedim hayatımın hatasını yaptım finalde geçerli puanı alabilmek için manyaklar gibi çalıştım..Neyse ki verebilmiştim. Fotoğraftakiler anneannem ve babannem..İyiki bu fotoğraf var. O günün hayatımda çok önemli bir yeri vardır.


Mezun olduktan sonra izmite döndüm bir müddet çalışmadım dinlendim keyfini çıkarttım. Sonra Honda'ya girdim satış elemanı oldum. Tabi beni sarmadı. Arabalardan hiçbir zaman anlayan biri olmadım. Ehliyetim var ama kullanmıyorum. Sonrada türkçe öğretmenliği yaptım bir ortaokulda. O zamanlar da çok güzeldi. Tabi ilk başladığım günler hariç. Az ağlamadım ilk zamanlar.


Okul yaz tatiline girdi ve öğretmenlik bitti. O sırada eşimle tanışmıştım. Evlenme kararı aldık ve pufidik bir gelin oldum. Çok şey değişti tabi. Üniversitede daha aklı başında bir tip oldum. Sonra zamanla olgunlaştım. Daha iyi bir insan oldum desem doğru olur sanırım. Bazı şeylerin farkına vardım ve hayatı anlamaya başladım sanırım. Hatta geç bile kalmıştım..Hala çocuk ruhum benimle. Aklım havalarda. Ama ayaklarımı yere basmayı da biliyorum öğrendim.

Yani gördüğünüz gibi çocuk oldum büyüdüm, öğrenci oldum, iş hayatına atıldım, gelin oldum, ama hep biraz deli biraz çocuk biraz hayalci oldum. Delilikler yapmadan, gülümsemeden, biraz da şımarmadan geçer mi hayat? İşte ben böyle biri oldum sonunda..Yılları biriktirdim, gülümsedim, sevdim ve mutlu oldum..

13 yorum:

  1. her geçen yıl daha tatlı olmuşsun arkadaşım:) yıllar sana hep böyle mutluluk,şımarıklık getirsin:)

    YanıtlayınSil
  2. Çok güzel anlatmışsın.Bebekliğinde çok güzelmiş, çocukluk falan şimdi desen gene öyle amaaaa gelinlikle bi bambaşkaymışsın..
    O zamandaki saç rengine de bayıldım.
    Allah güzelliklerle dolu upuzuuuuun bir yaşam nasip etsin.
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  3. bak herkes sarşın diyo tubiliiii..
    düğündeki saçın gibisi yokkk..
    sa-rı sa-rı sa-rı...

    YanıtlayınSil
  4. Tuğba'cım sarı saç, kızıl kadar yakışıyor sana...

    YanıtlayınSil
  5. Tuğba cığım çocukuluğundan beri neredeyse hiç değişmemişsin. Ve çok güzel bir gelin olmuşsun :)

    YanıtlayınSil
  6. Harika...Her halinle,her döneminde güzelmişsin sevgili Tuba:))

    YanıtlayınSil
  7. Çok şeker fotoğraflar bunlar Tuğbacım. Ne güzel gülüyorsun, hep gülll ve şımar :)))

    YanıtlayınSil
  8. Ne güzel anlattın..ve ne güzel bir kadın oldun..en güzeli de içindeki cocuğu hiç geride bırakmamak..

    YanıtlayınSil
  9. Güldemcim;
    önce iyiki sobelemişsin beni diyorum. çok zevk aldım yazarken yazımı.keşke daha da çok foto koyabilseydim..şımarıklık her geçen yıl artıyor valla inan canım.öpüyorum kocaman seniii..sen de çooook tatlısın canım arkadaşım:)

    Sevgili Red Purple;
    Beğenmene çok sevindim yazıyı canım.en çok bebeklik fotolarımı seviyorum ben. kendimi o halimle görmeyi çok isterdim.sarı saçı hala düşünüyorum böyle herkes de beğendim deyince daha da bir aklıma yatıyor sanki.herhalde yakında sarı yaparım yine:)allah hepimize güzel bir yaşam nasip etsin canım inşallahhh..öpüyorum sevgiler

    Pınarcııım, cicim;
    hakkaten sarı diyorlar dimi şekerim vallaa..ayy sarı olacak en sonunda yine herhalde.bilemiyorum daha henüz.şimdi böyle idare ediyorum bakalım:):)tezahürata gerek yoookkkk:)sarı seniiii..

    Banucum;
    teşekkür ediyorum canım sağol..sarı biraz olgun gösteriyor aynı zamanda ama bakalım zaman ne gösterecek henüz karar vermedim beklemedeyim. Bu arada annem senin çanta örneğinden ördü bana süper oldu. yakında koyacağım canım bloguma:)öptüm

    Handecim;
    bazen fotolara bakınca bana da hiç değişmemişim gibi geliyor ama mutant dönemlerim de yok değil onları bulamadığım için koyamadım.bir dahaki sefer izmitteyken alır gösteririm size..teşekkür ediyorum canım gelin halimi beğendiğin için.çok güzel bir duyguydu gerçekten keşke tekrar gelin olsam:):)

    Sevgili Banu;
    canım sana da çok teşekkür ediyorum..çok tatlısın..öptüm

    Alevcim;
    fotoları beğenmene sevindim canım. ben en çok o kırmızı toplı fotomu seviyorum neden bilmem..şımarmak gerekiyor evet ve tabi gülümsemek başka türlü geçmiyor hayat valla.keşke daha çok gülebilsek:)öptüm kocaman.

    Tanyacım;
    teşekkür ediyorum sana da canım. Dediğin gibi en önemlisi gerçekten o çocuğu içinde tutup yaşatabilmek.ben başka türlü olamam herhalde.80 lik bir kadın olduğumda da böyle olacağıma eminim..hala çocuğum inan:)sevgiler

    YanıtlayınSil
  10. fotoroman tadında olmuş bu yazı. her halinde gerçekten çok güzel. sarı saç feci yakışmış. tekrar denemelisin bence.
    sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
  11. Sevgili Duygu;
    çok teşekkür ediyorum güzel sözlerin için. yazımı beğenmene sevindim tabi sarı saçlarımı da:):)sizler böyle söyleyince hemen elime boyamı alasım geliyor:)herhalde son kararım bu gidişle sarı olacak yine:)sevgiler

    YanıtlayınSil
  12. fotoğraflar cici yazı cici hepsi cici cici ben beğendim :)
    ben mi Renginle Renkli Hayat tan Funda yeni misafiriniz :)
    bu arada sarı saça evet yokkendimde değil sende :)

    YanıtlayınSil
  13. Fundacım;
    hoşgeldin bloguma.ne iyi ettin de geldin yaa mutlu ettin benii..beğenmene sevindim fotolarımıı ve saçlarımı daa.ben de bu gidişle yeniden sarı olacağım sanırım.görüşmek üzere yeniden.kocaman sevgiler sanaa..

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)