14 Mart 2010 Pazar

Tatlı bir yazı


Eveeet şu mis gibi kokan ve taptaze bisküvi ile başlıyorum bugün yazımaa.Kim sevmez ki değil mi çaya bandırmayı bu minik tereyağları. Nedense çok haz verici bişey gibi geliyor bana. İnsan bir kere takıldı mı takılıyor.Ayrıca fotoğrafta gördüğünüz kupam en sevdiklerimden.Uçan mini mini insanlar var meşhur büyük yapıların  üzerinde..Baktıkça ona ben de diyorum elimde bir bavulla uçabilsem istediğim yere mary poppins gibi keşke..

Geçenlerde yaptığım mozaik pastadan sonra tekrar markete gidilip iki paket petit beurre alındı dün acil tarafından. Bulunsun çekmecede diye. Hem iş yerinde çayın içine banıp yemek bir harika oluyor. Ama iyice yumuşayıncaya kadar bekletmeyi seviyorum ben sadece ıslatmayı değil. Nasıl yapıyorlar bu bisküvileri merak ediyorum. Bu kadar ince ve bu kadar lezzetli..Bir nutella'nın iki de bu bisküvilerin nasıl yapıldığını görmek isterdim hem de çok. Hayalim diyebilirim:) Nutellayı görmek isteyişim reklamlarda kocaman nutella kazanını karıştıran adamdan kaynaklanıyor bir de eskiden izmitte doldurtmaya giderdik annemle Sagra vardı o zamanlar. Kavanoz götürürdün içine doldururlardı erişmiş çikolatayı çikolata çeşmesinden. (Bizim çeşmelerden de arada çikolata aksa yanlışlıkla) Şimdilerde var mıdır hala bilemiyorum. Bu arzumu en son Kahve dünyasına gittiğimde gördüğüm çikolata şelalesinde yeniden hissettim. Ahh dedim kimseye çaktırmadan ağzımı açıp altına dayayabilir miyim acaba ya da içine bir parmak çalsam. Herhalde o fabrikalarda çalışıyor olsam yapılan çikolatalardan yemeden edemezdim. Acaba ordakiler de çaktırmadan parmaklarını nutellanın içine daldırıyorlar mıdır ki ya da bunu istiyorlar mıdır? Bu bisküvilerin arasına nutella sürüp kat çıkmak da harika oluyor. Ama siz bisküviye kat çıktıkça yağlarınızda vücudunuzda size kat çıkıyor o ayrı konu. Uzun zamandır çok az nutella yiyorum. Eskiden sabahları uyandığımda bir kaşık kesin yerdim. Şimdi eğer canım çok ama çok istediyse bir çay kaşığı yiyorum. O da kırk yılda bir.  Eskiden kavanoz kavanoz tükettiğimizi düşündüğümde şu anda yaklaşık 2 aydır evde duran minik nutella kavanozu gözüme hiç batmıyor. Hem zaten minik boy, hem de irademe hakim olabiliyorum...Ama kafamdan da atamamışım anlaşılan üzerine kelimeler döktüğüme göre:)

Tefal de yine yapmış yapacağını pamuk şeker makinasından sonra bir de çikolata şalelesi makinası yapmış yaa olmaz ama ki insanı teşvik ediyorlar eve almak için. Haa sonra alalım hem pamuk şeker hem çikolata şelalesi yapalım 100 kilo olalım dimi:(:(

Tanrım ne kadar güzel bir şey ya. Evimde düşünemiyorum onun olduğunu. Kafamı içine daldırırdım herhalde. Tabi o kadar genişliği yok ama sanırım bilerek yapmışlar içine sokmayalım diye. Kullanma klavuzunda da yazıyordur allah bilir "kafanızı içine sokmayın, sadece dilinizi değdirebilirsiniz!"...

Keşke bu kadarla kalsa. O kadar çok şey var ki beni yee beni yee diye bağıran. Hangisine kulağımızı tıkayalım.


Off resimden görmek bile yetiyor sanırım insanın canının çekmesi için. Keşke bir parmak şaklatmamla içi bunlarla dolu bir sepet geliverse masamın üzerine..Harika olurdu!!!Neyse ki mars burada var ehh çakma bonibon da bulduk, nutella zaten tamam ama jelibon yoookk..Bir de canım ne zamandır lays istiyor sade olanından.Olsa şurda bir paketi anında yerdim. Ya da yok azar azar yerdim ki bitmesin hemen..Şimdi yazımı okuyup da canım isteyenler ne güzel gidip marketten hepsinden alacaklar ama bu haksızlııııkkkkk....

8 yorum:

  1. Afiyet olsun Tuğbacım :D Sagra yok artık ama :((

    YanıtlayınSil
  2. Canımın içi,bizim zamanımız da,ADAPAZARI'nda Doğan bisküvileri vardı,ama petit beurre gibi kare değil,dikdörtgen gibi idi.Küçük.Arasına ne koyardik biliyormusun?Turkish delight.Denemeni tavsiye ederim.Ah şimdi benim de canım çekti.Seni gidi tatlı çocuk.Hep tatlı şeyler yaz emi.B eni bile 45-50 yıl önceye götürdün.Seni çok seviyorum.CANIMIN İÇİ.....Bye bye.

    YanıtlayınSil
  3. Tuğbacım gerçekten çok tatlı bir yazı olmuş.Ağzımın suları akarak okudum desem yeridir :)Sana bir sepet içine lays ve jelibon doldurup evin çatısına bırakmak geçti bir an içimden ;))
    Sevgiyle kal canım

    YanıtlayınSil
  4. Alevcim;
    teşekkür ederim. Sagra yok demek ben de geldiğimde falan hiç dikkat etmemişim orası böyle dergici çikolatacı falan bişey olmuş herhalde artık dimi?

    YanıtlayınSil
  5. Babacım;
    ben de kefkende kapıya minibüsle gelen bisküviciyi hatırladım şimdi sen doğan bisküvileri deyince.ne komik ama ne de güzel olurdu alırdın istediğinden. Hala vardır herhalde.Ayy lokumlu da nasıl olur merak ettim şimdi denemek lazım.gelince sen yaparsın bana çiğköfte yaptığın gibi yeriz birlikte:)ee anıları da tazelemiş olduk ne güzel dimi..ben de seni çooooooook seviyorum. görüşürüüzzz mucks

    YanıtlayınSil
  6. Beyaz kelebeeeek;
    Teşekkür ederim canım. benim bile şimdi ağzım sulandı bak şimdi yine bakınca.ayy ne güzel olurdu öyle bir sepet bulsaydım heehe ben bir arkadaşıma yapmıştım böyle bir süpriz komiklik olsun diye doğumgününde epey de güzel olmuştu ama hepbirlikte yemiştik sonra:):)sevgiler benden de kocaman

    YanıtlayınSil
  7. ya tuhaf kaçacak belki ama benim canım ne şelaleyi ne bunları hiç istemiyor

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)