3 Mayıs 2014 Cumartesi

Cumartesi postası

Tüm düşündüklerim aslında sadece şu iki fotoğraftan ibaret belki de. Evet kabul pek çoğunun birbiriyle hiç ilişkisi olmasa dahi çılgınca çaba sarf ediyorum kenardan köşeden dokunsunlar değsinler birbirlerine diye. Ama bu çılgın dünyada yaşamak bile ucu ucuna. Ya baharlar da olmasa!

  Kaynak: www.fotothing.com/


Fotoğrafları buldum sayfalar arasında gezerken, üzerlerinde biraz oynadım mı oynadım; çünkü bu halleri mutlu etti beni. Şu banka uzanıp neler düşünebilirim dedim kendi kendime, o maviliğin içinde nerelere yolculuk yapar acaba dedim. O yukarıdaki sihirli ve sevimli kaktüste acaba kaç adet iğne vardır diye de düşündüm. Zaten bu sıra hep işim olmayan şeyleri düşünüyorum. Pek çok şeyi de detaylandırma huyu edindim kendime, eskiden böyle yapmazdım pek, tasvirleri, uzun ve incelikli detayları çok sevdiğimi fark ettim. 
Bir de ben domatesi sandviçin içinde sevmiyorum onu anladım, ekmeği ıslatıyor yok yere. Domates sadece domates olarak yenmeli, biraz tuz ve belki zeytinyağıyla. 30'lu yaşlarımda farkettiğim şeylere gülüp geçemiyorum, mıh gibi aklıma kazınıyorlar. Hoş hala 30 olduğuma inanamadım ya o ayrı bir mevzu.

Mayıs da geldi artık. Güzel geçsin ama geçsin, kendini yaza bıraksın. Artık serin havalardan sıkıldım. Sıkça işittiğim sözlerden, bir de bazı yüzleri görmekten ve bazılarını da görememekten feci halde sıkıldım. 

Keşke herkesin tüm derdi, bakmak ve anlamak olsa!
İyi ki geldin Mayıs...

8 yorum:

  1. Baharın, yazın güzel geçsin Sevgili Tuğba. Sevdiklerinle sevenlerinle geçireceğin güzel bir sezon olsun. O kadar iyi anlıyorum ki bu durumunu. Şu an Cezayir'desin sanırım değil mi? Sadece 10 gün dayanabilmiştim :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim sizin de öyle:) Bahar insana pek çok şey için umut veriyor ve yaza hazırlıyor türlü güzelliklerle. Siz de mi Cezayir'e geldiniz? Aaa çok merak ettim sizin hikayenizi, belki bir gün anlatırsınız. Cezayir'deyim şu an evet. Tatil gelsin de gelelim diye gün sayıyoruz. Benim burada 7. senem oldu bile. İşte dile kolay, öyle veya böyle geçiyor zaman. Az kaldı kavuşacağız inşallah hasret çektiğimiz şeylere yakında...Sevgilerimle

      Sil
  2. İşim gereği bir çok yere gidiyorum Sevgili Tuğba. Yıllar önce de bir Kuzey Afrika turum olmuştu. Evet çok ilginç hikayelerle döndüm Cezayir'den kah gülümsediğim kah hüzünlendiğim. Dalından koparılmış hurmalarla yapılan bir evlilik teklifi bile aldım Cezayir'de :))
    Sadece Cezayir olduğu için değil aslında, insan kendini nereye ait hissediyorsa orada yaşamalı bence. Hayat bazen bizi istemediğimiz mekanlara sürüklese de, tat almaya çalışmaktan başka yapacak neyimiz var ki..
    Dilerim tez zamanda kavuşursun hasret çektiğin herşeye :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzu çok severek tekrar tekrar okudum. İnsanın kendini nereye ait hissediyorsa orada yaşaması fikrine bayılıyorum, gerçekten de öyle olmalı, ait hissetmek inanılmaz mühim. Ben buraya ait hissediyorum artık. Bazen espriyle karışık burası ikinci vatan oldu diyoruz ama gerçekten de öyle olduğunu hissediyorum. Belki henüz memleketimizde kurulu bir düzenimiz olmadığındandır ama bu duyguyu seviyorum. Bazen hayat sürprizler yapıyor biz istesek de istemesek de ama alışıyoruz. Ben buraya büyük bir istekle heyecanla geldim ve ne kadar dönesim varsa da o heyecanı hala içimde hissettiğime seviniyorum. Tamamen kaybetmiş olsam burada kalamazdım sanırım. Hayatımızı güzelleştirmek kesinlikle bizim elimizde, önemli olan kısmı da bunu gönülden istemek. Çok teşekkürler güzel sözleriniz için. Umarım hasretlerimiz hep kısa sürer!! Sevgilerimle

      Sil
  3. Mayıs güzel geçsin, sonra tüm yaz güzel geçsin... Sevgiler Tuğbacım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım aynen katılıyorum mayıs güzel geçsin ama geçsin yerini yaza bıraksın yaz daha güzel geçsin ve hiç gitmesin:):) Yazı çok seviyorum ben ya hiç bitsin istemiyorum. Şimdiden gelecek de bitecek diye tasalanıyorum bazen:)
      Sevgiler

      Sil
  4. Eğer sandiviçine marul da koymak istersen domatesi marulların arasına koy, böylece ekmek ıslanmamış olur, ben öyle yapıyorum şahsen :)
    ve dediğin gibi "Keşke herkesin tüm derdi, bakmak ve anlamak olsa"...
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Marul evet iyi fikir ama daha çok öğlen veya akşam atıştırmalığı olarak iyi, sabahları yediğim için sandviçi marul koymak istemiyorum:) Hele domatesin kabuğu ağzıma gelince ayyy sinir oluyorum:) Yeni yeni huylar işte:)
      Evet herkesin telaşının okumak olduğu, bol bol sohbetlerin yapıldığı, tv den uzak, dinlemek, anlamak, bakmak ve görmek üzerine bir dünya hayali kuruyorum her daim:)
      Sevgiler benden sana:)

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)