13 Eylül 2014 Cumartesi

Güneş buluta girdi, güneş buluttan çıktı!

 Fotoğraf: Tumblr'dan alıntıdır

Güneş buluta girdi, 
Biraz kasvetli oluyor bazı sabahlar, özellikle de kışa yaklaştığımız şu günlerde. Sabahları olmazsa eğer günün bir bölümünde mutlaka, kaçıyor güneş, dinlenmeye...

Zaman su gibi akıyor, hafif bulanık, durgun bir su gibi, hoş bir edayla, kandırarak!

Günler rutinde ilerliyor, iş-ev, ev-iş ve arada gereksiz detaylarla. Aslında en anlamlı olan şey hala hatırlayabiliyor olmak, nefes alabilmek ve konuşabilmek. Buraya da yazmasam zaten şu sıra hiç yazamayacağım bir yerlere. 

Üç günde koca bir kitabı yuttum, ağladım, umutlandım okurken. İçimdeki odaları keşfettim ve kendime bir oda seçmeye niyetlendim. Herkesin kendi için bir odası olmalı elbette dedim durdum, ne iyi geldi bana Okyanus Odalar

Alalı epey olmuştu aslında ama bir özel zamanı olacağını hissettiğim için tutuyordum onu, çünkü bir kere başlamak istediğimde yok dedim bugün değil! Şimdi tam da ihtiyacım olan zamanda gelen kıymetli bir arkadaş gibi oldu bana. 

Güneş buluttan çıktı,
Her yerimi ısıtıyor ya en çok onu seviyorum. Bazen o altın hüzmelerinin iliklerimden yayıldığını hissediyorum. Çoğu zamansa sadece ışık oluyor önüme, ama ben en çok durup onunla ısınmayı seviyorum. Bir de her şeyi bambaşka gösteriyor gözlerime, yapraklar parıldıyor, taş yeniden şekilleniyor sanki, bir de daha net görüyorum etrafımı tabi. Bir kitabı alıp da güneşe uzanmak gibisi yok, ona uzanıyorum ama değmiyoruz birbirimize, varlığımızı bilmemiz yetiyor. 

7 Seneyi geçiyor ben hala bu ülkede bir haftasonu mevhumu olmadığını anlatamadım içime. Öyle ya 7 senedir sadece yerimde sayıyorum 1,2,3,4,5... Sayıların bir şeylere yaradığını bile unutuyorum bazen çünkü benim işim hep kelimelerle. Hoş, ruhumu kelimelerden kurduğumu hep biliyordum zaten, o annemle babamın ilk kelimelerinden, bana hayat verecek olan en kıymetlileriyle.

Güneş yine buluta girecek bugün, ama yeniden çıkacak. Ben onu bekliyor olacağım, içimdeki yaz sevinciyle, bazen buruk bir özlemle, kimi zaman hüzünle ama en çok da suya hasret ruhumun kırıklarıyla, geçmiş anılarımla ve umutlarımla.

Hah işte geliyor güneş...
Ben daha yakınlaşayım iyisi mi ona!

2 yorum:

  1. tuğba ne güzel içinden gelenle yaşayabilmek,üç günde devirdiğin kitabın seni sarıp sarmalamış:)
    özlem heryerde var,nereye gitsen başka yeri özlemek mümkün.
    kavuşmalar da güzel elbet
    sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım, gerçekten kitap pek iyi geldi, sardı sarmaladı beni, ne güzel de söylemişsin.
      Özlem hayatımızda hep oldu, olacak da. Nereye gitsek özlemlerimizi de yanımızda taşıyoruz daima.
      Kocaman sevgiler canım.

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)