15 Eylül 2014 Pazartesi

Poirot'a mektup

                                                       


                                                         15.09.2014

Mr. Hercule Poirot;

Kişisel görüşünüze ihtiyaç duyuyorum. Lütfen bu sabah gördüğüm rüyanın ne anlama gelebileceğini ve olası sonuçlarını benim için açıklığa kavuşturabilir misiniz? Oldukça tuhaf bir rüyaydı ve şöyle başlıyordu;

Ailemin daimi olarak ikamet ettiği İzmitteki evimizin balkonundan uzanarak beyaz bir tekneye biniyorum, gecenin karanlık saatlerinde.  Yanımda ne bir kimlik ne bir pasaport olmaksızın Fransa'ya doğru yol alıyorum. Yanımda bir kaptan, annem ve kuzenim var. Hatta gittiğimiz için arkamızdan neler söyleneceğine dair konuşmalar yapıyoruz yol alırken. Sonrasında daimi bir yalnızlık süreci yaşıyorum, yanımdaki kişiler görüş alanımdan tamamen çıkıyor ve uzun süredir dostum olan biriyle eski bir apartman dairesinin kapısında buluşuyorum. İçeride Cezayir asıllı bir kadın bulunuyor. Onu eter ile bayıltıp eve sokuyorum. Eve şöyle bir göz atıp mutfaktaki dolapları karıştırıyor ve telden yapılmış fincanları çantama koyuyorum. Evin genç ama hüzünlü sahibesi zamansız uyandığında ona ağır bir cisimle vurmak suretiyle oracıkta öldürüyorum. Bir müddet o ufak, karanlık ve rutubet kokulu evde yaşamayı sürdürüyorum. Bir gün genç ve yakışıklı bir polis evde tuhaflık olduğunu sezinleyip kapıyı çalıyor. Onu kibarca eve soktuktan sonra öldürüyor ve mutfakta yanan odun sobasına atıyorum. Bir süre hayatın akışına kapılıp sokakları dolaşıyorum. SOnrasında tuhaf bir istekle yeniden Türkiye'ye dönme planları  yapmaya başlıyorum. O gün için geldiğim tekneyle ve geldiğim kadroyla yeniden denize açılabileceğime dair bir isimsiz mektup alıyorum. Ertesi sabah uyandığımda ve evden çıkmak üzere hazırlanmak için çantama uzandığımda sobanın geniş çekmecesinin açıklığı gözüme çarpıyor. İçinde insan vücudu parçaları buluyorum. Sonrasında görüşüm aydınlanıyor ve dostumu da öldürdüğümü fark ediyorum. Çantasına uzanıyorum cüzdanından paraları ve fotoğrafları alıyorum. İskeleye doğru koşmaya başlıyorum. O esnada hızla ufak dükkanların yanından geçerken öldürdüğüm dostumun suretini başka bir bedende görüyor ve irkiliyorum. İskelede tekneyi tam da açılmak üzereyken yakalıyorum. Benim orada olmamı beklemediklerini yüz ifadelerinden anlayabiliyorum ve bir parça tedirginlikle yol almaya devam ediyorum. Nihayet ülkeye vardığımızda htüm bunlar hiç yaşanmamışçasına bir rahatlık ve huzurla ve elbette ki gülümseyerek insanların arasına karışıyorum.

Lütfen söyleyin çok sevgili Monsieur Poirot;
Sizce bu bir cinayet öngörüsü olabilir mi?
Yahut deliriyor muyum?


                                      Lady Charlotte

Not: Tuhaf bir rüya gördüm ve onu Poirot'ya yazdım. Burada mektubu yazan kişi Lady Charlotte benim takma adım. Belki bu sıra biraz fazla Agatha Christie izliyor olabilirim :)

'Hercule Poirot can't die...'
 

14 yorum:

  1. Bunu çözse çözse Poirot çözer!
    Hayat seni bir gün gerçekten o beyaz tekneye bindirirse neler yapman gerektiğini biliyorsun artık :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bencede bunu çözse çözse poirot çözer. Bakalım cevabını heyecanla bekliyorum, bana neler yazacak:) Daha da çok beklerim gibime gelmiyor değil!
      Artık bir tekneye binince başımı yukarı kaldırıp, muzip bir edayla gülümseyerek saçlarımın rüzgarda dalgalanmasına izin vereceğimi biliyorum, haa bir de kendi rüzgarımla yön bulmayı elbette. Tekne biraz korku teknesi gibi oldu ama olsun:)

      Sil
  2. Wow! Böyle bir rüya görsem herhalde üç gün kendime gelemem :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Sevgili Deniz, ben de halen hayırdır inşallah deyip duruyorum ve anlamlandırmaya çalışıyorum. Biraz fazla CIA ve dedektiflik filmleri izlememden kaynaklı olabilir diye düşünüyorum. Herhalde ben de birkaç gün etkisinden çıkamayacağım. Ama böyle film tadında rüyalar görmeyi seviyorum. umarım bundan sonrakiler daha korku tadında olmazlar da biraz romantik havaya dönebilirim.
      Sevgilerimle

      Sil
  3. Allah seni napmasın çok yaşa emi leydi şarlot :) biliyo musuun charlotte adlı enfes bi pasta var bu arada :) bu yazıyı koycam bloguma taam :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Böyle accaayip rüyalar aslında sıkça görürüm ama bu biraz psikopata kaçtı hafiften:) Bundan sonra bana kısaca leydi şarlot diyebilirsiniz:)
      Charlotte adlı enfes pastayı biliyorum evet, kedimin ismiydi ben o yüzden onu sıkça kullanırım.
      Blog sayfana mı koyacaksın aaaa teşekkür ederim o zaman hihii, utandım:)

      Sil
    2. Sayın Leydi,
      Rüyanızdaki kriminal unsurları son zamanlarda seyrettiğiniz polisiye ve haberlere, belki biraz da bir miktar sıkıntılı olmanıza verdikten sonra, bu rüyada geriye dönüp baktığınız yorumunu yapmak isterim. Ailenizle yaşadığınız evden beyaz giysilerle ayrılıp denizleri aşarak hiç bilmediğiniz bir yere gidiyorsunuz, yalnız bir dönem geçiriyorsunuz. Öldürdüğünüz evsahibesinin aslında siz olduğunu düşünüyorum, zamanın içinden geçerken değişiriz ve artık bir zamanlar olduğumuz kişi değilizdir, bir tür ölüm, belki de uyum sağlamak için bilinçsizce yaptığımız birşey. Aynı mantıkla, ikinci kurbanınız genç polis de eşiniz olabilir, siz değişirken tanığınız oydu ve o da değişti. Belki öldürdüğünüzü sonradan anladığınız dostunuz da. Çantasından fotoğrafları almanız geçen zamana duyulan özlem çağrışımı yapıyor. Parayı almanız olaya cinayet süsü veriyor, ama hayır, bu rüyanın sadece konsepti. Rüyanız artık sonuna geldiğiniz ve yeniden yaşanmayacağı için burukluk hissettiğiniz bir döneme dönüp bakışınız sanki. Ve Türkiye'ye dönüş; buna hala inanamıyor gibisiniz, bu nedenle kaygılısınız. Türkiye'de sizi mutlu bir hayatın beklediğinden eminsiniz. Gemiye yetişiyorsunuz Lady Charlotte, yolunuz açık olsun.
      Hercule Poirot

      Sil
    3. Mr. Poirot;
      Nazik ve detaylı açıklamanız için minnettarım.
      Geçmişe dair özlemlerim her zaman vardı, var olacak ben yaşadığım müddetçe, çünkü yaşadığım her küçük detay benim için mühim.
      O günler yeniden yaşanmayacağı için içimde her zaman bir hüzün ve burukluk olacak. Ne kadar da güzel bir tespit yapmışsınız. Türkiye'ye dönüş şu an için hayal olmaktan öteye gidemiyor ama o gün geldiğinde mutlu bir hayata adım atıyor olmayı diliyorum.
      Gemiye yetişiyorum Bay Poirot, sanırım başaracağım.
      İçimi aydınlattınız kelimelerinizle, teşekkür ederim.

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Ahh ilk bende irkildim de şimdi hayatıma bir parça renk geldiğini hissediyorum,hele poirot cevap da yazınca:)

      Sil
  5. Ay ağlayacağım galiba, şu yukardaki cevabı yazan adsız her kimse sarılıp öpesim var. Ne güzel birisin adsız!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben önce bizim turuncu kız sandım, hatta onla laflarken dedik kesin mina yazmıştır:) Ama sen de değilmişsin. Artık sormuyorum kim diye böyle gizli olması daha güzel bence, hem Poirot'nun yazma ihtimali de yüksek. Bence kesinlikle gerçek Poirot yazdı:)

      Sil
  6. rüya görmenin de bir yetenek olduğunu düşünmeye başladım! o.O benimkini de sana eklemişler... hatta birkaç kişinin daha...
    o adsız cevaba da bayıldım ayrıca... şüphelendiğim bir iki kişi var ama iyi bir dedektif olduğu için izini süremiyorum :P

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben neden sana yazmamışım ki yanıt:( Abuk ve tuhaf rüyalarımı seviyorum, rüya aslında tam da bu demek benim için. Normal rüyalar bilmem ki çok da çekici ve hatırlanası değil. Arada çok kafa karıştırıyorlar ama, lütfen sen kendine ait olan rüyaları al:)
      Bence kesin Poirot yazdı, ahh o benim ihtiyar penguenim, ondan daha iyi bir dedektif yok bir kereeee.

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)