İşte burası da Sarahların mutfağı. Benim için Asma çok güzel şeyler hazırlamıştı. Artık Cezayir mutfağına da alıştım zaten. Sadece hala bizim maydanozumuza benzeyen sabun tadındaki o baharatı yadırgıyorum. Ama yine de bazen yiyorum. Solda Sarah'nın annesi, onun yanında Asma; ve teyzeleri.
Yemek yedikten sonra dışarı çıktık. Daha önce bildiğimiz ve gittiğimiz Sidi Yahya da bir dükkan vardı yine ev eşyaları satan. Ama tabi açık yakalayamıyorduk uzun zamandır. Ben oraya gitmeyi istedim. İlk başta bir güzel gezdik o dükkanı. Ev için bir kaç şey aldım. Bir tane de çok güzel kurabiye yapmak için motifli kalıp aldım. Sonra çok güzel ayakkabılar satan bir ayakkabıcıya gittik indirim varmış. Ama şansıma hiç numara kalmamıştı. Bir de görseniz neredeyse ayakkabıların çoğu tükenmişti. Ucuz olduğu için herkes almış. Umarım ben de bir dahakine alabilirim.
Daha sonra teyzesi bizi kahve içmeye çağırdı evine. Benim için cezayir in geleneksel tatlısından yapmıştı. İçinde irmik bal tarçın ve ceviz vardı. İrmiği helva yapar gibi tencerede kavurup sonra içine bal ekliyorlar sanırım. Biraz ağır ama lezzetli. Tatlı krizlerinde kolay çözüm yolu aslında. Evde hemen yapılıp yenilebilecek cinsten. Bir de başka değişik bir tatlı vardı ama adını hatırlayamıyorum. O da son derece lezzetliydi ve bundan daha hafifti.
İşte sözünü ettiğim tatlı da bu. İçinde gördüğünüz kahverengimsi şey hurma. Ve sanırım yine irmik ile yapılan bir tür tatlı. Tarifini öğrenince yazarım merak edip tatmak isteyenler için.
Ve son olarak da ben Asma ve Sarah..

Sanırım bu fotoğraftan da görünüyor karşı kıyıdaki eserler. Ve tabiki ağaçlar.





Burası da bulunduğumuz yerin karşısındaki sahil. O kocaman beyaz bina ise restorantmış. Yazın hizmete başlıyor herhalde. 
Deniz pırıl pırıl ve ılıktı. O an üzerimdekileri atmak ve kendimi sulara bırakmak geldi içimden. Yazın burada yüzmeyi isterim. Suyu da çok tuzlu değil. Tadına baktım da:)
Sahilin arka tarafındaki evlere giden sokaklar. Tarzı Casbah evlerine benzetilerek yaratılmış burasının. Gerçekten Casbah gibi. 
Yemeklerden bir kesit. Dolmalarım nasıl ama?Diğer şeyleri çekmemişim yemeğe dalıp herhalde.
Casbah dan bir kare.
Burası sanırım Casbah a giden yoldaki binalar.
Burası size daha önce de fotoğraflayarak gösterdiğim cami Kechioba. ( tam böyle mi yazılıyor bilemiyorum doğrusunu bulunca hemen düzelteceğim)
Başkent sokakları..
Burası da El Aurasi oteli. Bizim havuz için geldiğimiz otel. Havuz pek bir küçük gibi ama aslında bayağı geniş ve güzel. 


İşte benim miniş makinaam. Adının Scarlett olmasından pek hoşlanmıyorum çünkü bana koca dudaklı Scarlet Johanson'u hatırlatıyor kendisini de hiç sevmiyorum. O yüzden ben ona başka bir şey demek istiyorum fakat henüz ne diyeceğimi bulamadım. Bu konuda bana fikir verebilirsiniz:)Göründüğü kadar minik gerçekten de. İzmirden Tansaş'tan aldık. Ev için yiyecek birşeyler ararken görmüştüm sonra aklım kaldı dayanamadım aldım. Aslında daha iyi bir makina almayı düşünüyordum ama cesaret edemedim. Belki beceremem ya da sıkılırım diye. Bugün ilk defa aldığım çiçekli kumaşımdan da bir çanta diktim. Fena olmadı. Tabi ilk gün için güzel bence eminim zamanla daha iyi olacak. O zaman kendime daha güzel bir makina alabilirim.
Bunlar da kumaşlarım. Üstteki iki taneyi izmitten aldım. Onların altındaki koyu mor olanı kumaşçı amca hediye etti bana. Onun altındaki iki taneyi de annem sandıktan çıkarttı verdi bana bir müddettir duruyormuş birşey yapılmamış. En alttaki de evde vardı zaten. Bugünkü kumaş çantamı ise en üstteki çiçekli kumaştan yaptım. Onu da yakında göstereceğim bugün fotosunu çekemedim çünkü.
Bunlar da keçelerim. Turuncu, kırmızı, sarı ve siyah. Ne yapacağımı bilmediğim için gözüme güzel görünenleri aldım. Ve bu keçeler kalın olanlardan. İnceleri de vardı kağıt gibi ama ben bunları seçtim. Keşke diyorum şimdi birkaç tane de ince olanlardan alsaydım. Netten gördüğüm çoğu örnek hep ince olanlarla yapılmıştı. Ama ben yine de sarı olanı başarıyla kestim ve miniş bir para cüzdanı yaptım. En üstteki de örgüden bir deneme. Sanırım onu da cüzdan yapacağım yünlerim az olduğu için böyle çizgi çizgi yaptım. Pek hoşuma gitmedi sonradan ben de bıraktım. Bu bırakılmış hali. Maviye bakınca sıkıldığımı anlatsınız zaten o diğerlerinden daha kısa:)

Ve işte sonuçta böyle bir top ortaya çıktı. Tabi bu biraz uzun sürüyor. Deli işi gibi sürekli batırıp çıkartmak zorundasınız. Kas bile yapabilirsiniz bu boncuklardan birkaç tane yapana kadar:) Ama başka bir yolu daha var. Onu daha denemedim ama deneyince deneyimimi aktarırım yeniden. Yolduğumuz keçeleri top halinde birleştirdikten sonra sabunlu suya koyup elinizle top şekli verebilirsiniz. Böylece kolay yoldan sıkı bir top yapmış olursunuz. Kolyelerde, küpelerde vs. kulllanılabilir. Bence çok da tatlı olur.
Daha önce kedilerimizi göstermiştim size. Geriye sadece
İşte anne kedimiz
Bu şebeğin adı kırcıllı olması sebebiylee
Bu da onun eşimin ellerinde mest olmuş vaziyeti. Uyudu kaldı orda yaa inanamadık..
Benim elimdeki diğer miniğimizin adı da
Burda da annesinin tepesinde görüyorsunuz. Patinin hemen altındaki siyah olan ise oltu taşına benzediği için
İlk hali böyleydi işte. Bana da öğretti annem bu modelleri nasıl yapacağımı. Kare olanı anladım. Biraz biraz yapmaya da başladım. Bakalım devamını getirebilecekmiyim. Bence harika işler çıkartılabilir mu motiflerle.
Bu da sevimli ponponlarım. Bunları ben istedim fermuar kısmında dursunlar diye. Aslında daha bile çok olsunlar istedim ama öyle de çok deli işi gibi olur diye vazgeçtik iki tane yaptık. Ponpon yapması da pek kolaymış. Yeni bir sistem geliştirdik eskiden yaptığımız gibi kartondan yuvarlak keserek yapmadık. Direk elimizde parmağımıza sararak yünleri yaptık pufidik oldu bayağı..
Bu da çantamın içi. Evdeki yeşil renkte bir kumaştan astar diktirdik. Gayet de güzel oldu. Yalnız içine cep yapamadık fırsat olmadı ben burada yapmaya deneyeceğim sanırım başarabilirim..Umarım siz de benim kadar sevmişsinizdir benim gökkuşağı çantamı. Anneme de bir kere daha teşekkür ediyorum burdan. "