'Düşmezse düşmesin yakamızdan ölüm,
Bizim de üstümüze güneş doğacak gülüm,
Gülüşüne bir kurşun sıksa da ölüm,
Unutma ki umuda kurşun işlemez gülüm.'
Nazım Hikmet
Nazım Hikmet'in ölüm yıldönümü bugün. Onca güzel eserle hapishanede, sürgünde geçen koca bir hayat iç içe! İçim acıyor düşününce, ama bakışı da içimi ısıtıyor. Keşke onun gibiler hiç ölmese...
***
fotoğraf: Amel by Flickr
Güzel tarafları da var bu coğrafyanın, güzel insanları da var elbet. Anneannem Allah kötü kimselerle karşılaştırmasın insanı derdi eskiden, şimdi düşününce ne kadar haklı diyorum. İnsan büyüdükçe dilekleri ve duaları da değişiyor. Bu eski yüzlü evler, pencereler, perdeler; beni bilmediğim, yaşayamadığım fakat anlatılanlardan sanki yaşamışım hissi ile dolduğum, memleketimin geçmişine götürüyor. Bu fotoğrafı çok seviyorum.
***
fotoğraf: Tumblr
Ahh bir de şu sardunyalar. Bazen inanır mısınız burnuma sardunya kokusu geliyor rüzgarla, hem de öğlenin tuhaf bir vaktinde. Ne zamandır yazacağım. Bugün bir arkadaşım yazınca hatırladım. Kokular geçmişe götürüyor ya insanı telaşla, işte bazen orada saatlerce kalmak istiyor canım. An'lardan içeri dalıp, öylece durmak! Sardunyalar hep babaannemi hatırlatıyor. Onu özlüyorum!
***
Ahh be Haziran,
bir güldürsen artık yüzümüzü!

























