15 Aralık 2008 Pazartesi

Yol Hikayem ve Bayram günlerimiz

Bayramda Cezayirdeydim. Herkes bayram zamanı ailesini görmeye gider ya benimki tam tersi oldu. Bayram'dan önce gittim bayramda döndüm:) Annemle beni görenler dışarıdayken "kızın bayram için geldi herhalde" diyorlardı. Annem de yok bizim kız bayram da dönüyor kocasının yanına diyordu. Böyle diye diye geçti zaman. Geldiğimde kocaman bir yorgunluk ve stres vardı üzerimde kolayca gitmek bilmeyen. Uçak stresi her zamanki gibi malum, bir de kocaman bavullarımı taşıma yorgunluğu eklendi üstüne.

Geç kalma stresiyle hava daha ağarmadan çıktık yola. Amcam geldi beni havaalanına götürmek için. Annem babam halam amcam ve ben sabah mahmurluğunda kargalar daha yemeklerini yemeden yollardaydık. Nitekim çook da erken bir zamanda vardık havaalanına. Benim uçuş 10.40 da idi biz 7.00 de falan oradaydık. Geçen sefer bavullarımızı hemencecik vermiş bir güzel çayımızı yudumlamıştık. Ama bu sefer kontuarları açmak bilmediler. Bir buçuk saat kadar bekledik herhalde. O sırada annemin hazır ettiği böreklerden attırdık tabi. Konuştuk, fotoğraf çektik. Ben kafamda uçak ile ilgili milyon tane senaryo yazdım yine.


Neyse zaman geçti tüm ağırlıklarıma rağmen beni uçağa aldılar:) Aslında çok da ağır değilmişim boşuna çıkartmışım bazı eşyalarımı bavulumdan.Yine de bir ohh çektim yerime oturduğumda. İlk defa uçağa binince rahatladım sanırım. Bu sefer o kadar çok türbülans oldu ki uçakla mı geldim trenle mi anlamadım inanın. Yorgunluk ve uykusuzluk baskın çıktığından korkum çook gerilerde kaldı. Yemekler yine süperdi. Hele o ağızdan dağılan tadına doyum olmayan mini mini tatlılar yok mu" daha çok istiyorum bunlardaaann" diye haykırmak geldi içimden. Ama uçakta yemek yemek tam bir eziyet. Tanrı bizi sınıyor diyorum her seferinde bunu da becerebiliyor muyuz acaba diye?


Uzunca pasaport sırasındayken yaşlı bir amca gördüm elinde sazıyla cezayirli bir adama laf anlatmaya çalışıyordu. Sanırım giriş formlarını doldurmaya çalışıyordu. Ben de kıyamadım o sıkıntılı görüntüsüne ve "amca ben türküm gel sana yardım edeyim" dedim. Formunu doldurdum onun için. Sonra bir de ne göreyim gelen bütün türk işçiler benim etrafıma toplandılar bacım bize de yardım et diye. Neyse onun da üstesinden geldik. Birbirlerinden baka baka ve binbir dua eşliğinde doldurdular formlarını. Bavul sırası pasaporttan kat kat uzun sürdü. Neredeyse bir kenarda ayaklarımı uzatıp kafamı duvara dayayıp kestirecektim.


Evime vardığımda beni çook fazla şeyin beklemekte olduğunu gördüm. Temizlik başta olmak üzere, bavulları açmak, yerleştirmek, yemek yapmak, bulaşıklaar v.s Kadın olmanın getirileri yine karşımdaydı. Eee tabi bir ay elimi sıcak sudan soğuk suya sokmayınca evin tek kız çocuğu olarak gözümde büyümedi değil tüm bunlar. Ama yorgunluğum geçince zevkle ve evimde olmanın mutluluğuyla yapıverdim hepsini. Tüm ağırlıklar uçtu gitti. Keşke kirli bulaşıklar da uçup gidiverse öylece. Bu arada evde en sevdiğim iş bulaşık yıkamaktır benim böyle söylediğime bakmayın. Üniversitedeyken falan hiç sorun yaşamazdık ev arkadaşlarımla bu hususta. Ama ütü den nefret ederim. Zaten geldiğimden beri topu topu iki defa ütü yapmışımdır herhalde. Kamptaki temizlikçi bayan sağolsun yıkadığı çamaşırları ütüleyip de veriyor. Ben de mutlu mutlu gülümsüyorum.


Günler böyle geçti ve bayram geldi. Burada bayram hiç bayram gibi olmuyor. Sabahları içimden "bugüüün bayram erken kalkın çocuklar " şarkısını söylüyor olsam da. O ailenin kocaman kalabalığı, bayram telaşı olmadı mı bayram gibi olmuyor. Bayram harçlığı ve yeni ciciler de yok artık. Eski tadını alamıyorum bayramların. Yine de bayram ruhunu taşıyorum içimde. Çocukça, gülümseyerek.


Bu bayram ev sahiplerimiz bizi bayram yemeğine çağırdılar öğlenden sonra. Heyecanla gittik. Eşim tercümanım oldu yine. Ama vücut dili, işaret dili var sağolsun. Her şeyi hallediyor insan. Yemekler de çok güzeldi. Tabakları görünce dibim düştü zaten. Tabak kenarlarında minik kırmızı yusufçuklar vardı. Onlar da bizim gibi yeni evliler. Jasmine ve Sherif. Ailenin büyük oğlu ve gelinleri. Jasmine çok tatlı ve güler yüzlü. Değişik bir gün oldu bizim için. Anneleri sen bana gel bak ben sana hemen öğretirim fransızca deyip durdu. Çok tatlı bir bayandı. Hoş saatler geçirdik. Jasmine ile sherif in düğün cd lerini bile izledik. Bayram bizim için anlam kazandı böylelikle. Bayram; bayram gibi oldu. Yeniden görüşmeyi bekliyorum heyecanla.

8 yorum:

  1. Zuzucuğum;
    Cezayirdede konuşabileceğin görüşebileceğin kşilerin olması ne güzel.ailenden ayrı bayram geçirdiğin için şuan üzülüyorsun ama eminim ki gelecek zaman içinde daha nice bayramları ailenle birlikte geçireceğine inanıyorum.öptüm seniiiiii

    YanıtlayınSil
  2. Ohhh sen tatilini yaptin geldin at havani neyse 2 gun anneme :))o yuzden daha az koyuyor anlattiklarin :ppp
    optum seni kocaman

    YanıtlayınSil
  3. Ne güzel olmuş bayramda ev sahiplerinizle aynı sofrada oluşunuz. Hiç değilse biraz anlam katılmış, yoldaş olmuşlar duygularınıza. Issız hisseder insan bilirim...Gidemediğim bayramlarda ben de böyle hissediyorum. Ben de bayramda burda olursun diye umuyordum aslında. Belki bir dahaki bayram. Ben de bayramlarda İzmitte olduğum için rahatça görüşebilirdik :))

    YanıtlayınSil
  4. öhüüü diyorum başka da bişey demiyorum :(
    Neyse gelecek bayramlar benim için de bayram gibi olur umarım.
    Ne güzel günler geçirdin değil mi Tuğba?

    YanıtlayınSil
  5. Yepyeni arkadaşlıklar kuruluyor ne güzel. Hem Fransızca için bu kadar iddialıysa sen arkadaşlığı ilerlet derim canım ben :) Güzel bir bayram geçmiş ailenden uzak olsanda, ne güzel..

    YanıtlayınSil
  6. Biz bayramı sen yanımızdayken kutladık ya,o bize yeter.Daha nice bayramlarda beraber olmak dileğiyle.Hep sevdiklerinle kal.Kocaman öpüldünüz.Bye,Bye.....

    YanıtlayınSil
  7. Bayramlar kalabalık olmadan anlamsızlaşıyor gerçekten ama bir iki insan bile renklendirir, bu arada Fransızca çok zor geliyor bana ama fırsatın varsa öğren valla.

    YanıtlayınSil
  8. Elifcim;Zuzucum;
    valla çok haklısın.konuşabilecek kafa dengi birilerinin olması çok önemli.gelecek nice bayramlarde hep birlikte olmak dileğiyle şekerim:)öpüyoruz kocaman..

    Sergülcüm;
    canım tatili yaptık vallla ama su gibi aktı geçti zaman. sanki şimdi burdayken hayal gibi herşey.ne kadar çok zaman geçirsen de yetmiyor bunu anladım. ee bir de insanın aklı da burda kalıyor tabi.annenin gelmesine az kaldı..heyecan doruktadır ne güzel.selam söyle çok anneciğine.öp kocaman.görüşmek üzere yeni haberlerle..sevgiler

    Handecim;
    gerçekten güzel oldu canım kalabalık bir bayram ortamı oldu.yalnızlığımızı paylaştılar.güzel geçti günümüz.normalde böyle zamanlarda gerçekten ıssız hissediyor insan.bayram da orda olsaydım keşke canım.görüşürdük.artık geldiğimizde inşallah.eşime de söyledim zaten.handeyi göremedim diye.inşallah görüşcez bu sefer.bekliyorum sabırsızlıkla.öptüm.sevgiler

    Nazocum;
    üzülme canım lütfen.çok iyi anlıyorum seni.gelecek bayramlarının güzel ve sevdiklerinle geçmesini diliyorum canım.ama evet güzel geçti günlerim canım.her bir dkyı hatırlıyorum.iyiki hatıralar ve fotoğraflar var. burda çok iyi geliyorlar inan..öptüm canım.

    Alevcim;
    fransızca için teyze iddalı da ben iddalımıyım bilmiyorum valla:)çok kasıyor beni canım ya.ama bakalım bir yerlerden yakalamak gerek tabi.fırsat yaratmaya çalışıcam.havadisleri veririm yine ben.öptüm canım.

    Babacım;
    haklısın sizin yanınızdayken bayram gibi güzel geçti zaman.birlikte kutladık sayıyorum ben de.annemin güzel yemekleriyle bayram gibiydi.sevdiğim herkes yanımdaydı.daha nice güzel günlerimizde yanyana olmak dileğiyle.kocaman öpücükler bizden.mucks

    Banucum;
    dediğin gibi aynı bayram oldu mu insan kalabalık istiyor.diğer özel günlerde istediğim gibi aynı.ben kalabalıkçıyım biraz.kocaman aileleri arkadaşları seviyorum.hayatına renk geliyor insanın.fransızca bana da zor ve sıkıcı geliyor ama öğrenmeye gayret ediyorum.inşallah üstesinden gelicem canım zamanla.öpüyorum seni kocaman.sevgiler

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)