4 Şubat 2010 Perşembe

Evimden sevimli charlotte manzaraları

Şubat ayının ilk yazısını nihayet yazabiliyorum. Havalar burada epey soğudu. Güneş artık önceki günlerdeki kadar çok çıkmıyor ortaya. Ama tabi buna da şükür Türkiye'de neler oluyor görüyoruz hep tv de. Ayy bir yandan üzülüyorum buraya kar yağmıyor diye bir yandan da seviniyorum o kadar soğuk olmadığı için. Buranın soğuğu şimdilik yetiyor çünkü. Kursta sobamız da yok. Valla geçen derste nasıl dondum anlatamam üç kat olmama rağmen. Artık bu hafta battaniyemle birlikte gideceğim sanırım. Dersler şimdilik güzel ve eğlenceli geçiyor. Tahtaya bile kalktım geçen ders soru cevaplamak için. Epey bi heyecan yaptım tabi ama güzeldi. Genelde bir gün öncesinden hiç gitmek istemiyorum diye triplere giriyorum ama derse girince unutuyorum hepsini. Sanırım en zor kısmı okuma parçalarının aksanlarıyla okumaya çalışmak oluyor. Yine de ona bile alıştım diyebilirim.

Bu kadar havadis yeter. Başka da bir şey olmuyor zaten hayatımda enteresan denebilecek. Bir de işin güzel tarafı salı günleri kurstan sonra sokaklarda dolaşmak mağazalara falan bakmak oluyor. Geçen gün yine dayanamadım mutfak için bir iki bişey aldım. Sanki mutfağa alınacak şeyler hiç bitmiyor. Aynı bulaşığın hiç eksilmemesi gibi..

Kediciğimiz süper oyuncu bişey oldu büyüdükçe. O kadar komik şeyler yapıyor ki bazen bizi gülmekten öldürüyor. Benimle gündüzleri film bile izliyor patisini bilgisayarın kenarına koyup. Şu anda da yeleğimin fermuarı ile oynuyor. Bana süper arkadaşlık ediyor. Onun son çektiğim fotoğraflarını göstereyim şimdi size:

Benim şirin yaratığım dibimde puf puf uyurken..

Patileri o kadar yumuşak ve pembe ki bazen dokunuyorum ve seviyorum yumuş yumuş.


Severken mest oluyor kızım. Gözler kapanıyor. Bir de sekdoit halini görmelisiniz pörtlek gözlü onu da yakın zamanda çekip size göstereceğim.

Bu da arkadaşım duygunun kucağında uyurkenki fotoğrafı. Duyguyu çok seviyor. O geldiğinde kucağından inmiyor. Nasıl saatlerce kucağında durdu inanamadık. Sıcağı da buldu tabi. Polar battaniyenin içinde nasıl da huzurlu duruyor.
Ben mutfakta yemek yaparken veya bulaşık yıkarken genelde o da yanımda oluyor ve gördüğünüz gibi koltuğa kıvrılıp benim işimin bitmesini bekliyor. Tabi o sırada uyumayı da ihmal etmiyor tombiş.

Şimdi dersime dönüyorum sevgili arkadaşlarım. Biraz fransızca çalışmam, notlarımı temize geçirmem, paragraflardaki bilinmeyen kelimeleri bulmam gerekiyor. Bana yarın için şans dileyin. Yarın birkaç da Tiziouzou fotoğrafı çekmeye çalışacağım sizler için. Hepinize sevgiler.

3 yorum:

  1. alerjim olmasa aslinda benim icinde super arkadas olur ama malesef 5 metre yaklasmasi bile yeterli :)yarin icin sana bol bol sans diliyorum sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Merhabalar canım,
    Demek kedilere alerjin var. Çok üzüldüm. Zor bir durum tabi. Keşke olmasaydı da bir kedicikle aynı evde olmanın komikliğini yaşasaydın. Ben artık bol bol yazarım senin için kedicikle maceralarımı. Yarın için de teşekkürler. heyecandan biraz şansa ihtiyacım oluyor. sağol..öptüm

    YanıtlayınSil
  3. canim beklediginiz kiz umarim burdaki kadar sert gecmez:)bendede korili tarifler var fakat daha sirasi gelmedi sanirim tum sebzelerin buz tuttugu bir zamanda degisik tarifler cok guzel olur eger vaktin olursa gmail veya hotmail adresime tarifi yazarsan cok sevinirim .sevgiyle ve bol sansala kalmani dilerim:))bendeki tarifdede anlasilmayan bisey olursa yaz aciklamaya calisirim

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)