13 Şubat 2010 Cumartesi

İş'te ilk günüm ve yeni fotolar

Uzun zamandan sonra çalışmaya başladım. Daha ilk günüm bugün. Haber de yeni geldi zaten. Hemen başlattılar. Şu anda pek de çalışıyormuşum gibi gelmiyor zaten daha adapte olmaya çalışıyorum. Personel de çalışmaya başlayacaktım ilk konuşmamızda fakat herşey ağırlıklı olarak fransızca olduğu için şimdilik Teknik Ofis'te çalışmaya başladım. Eşimin yanında yardımcı olarak. Bugün ilk gün olmasına rağmen hemen başladım ve excel de tablo oluşturdum. Hala daha da üzerinde çalışıyorum. Şu anda excel pek çekici gelmiyor ama zamanla seveceğimi düşünüyorum. En son üniversitede tez hazırlarken çalışmıştım excelle. O zamanlar daha aşinaydım tabi. Unutmuşum. Yine de bişeyler yapmayı başardım. Güzel geçiyor şimdilik günüm umarım hep de böyle olur. En son Türkiyedeyken Türkçe öğretmenliği yapmıştım evlenmeden birkaç ay evvel bıraktım o zamandan beri de ev hanımı olarak yani daimi miguel olarak çalışıyordum. Sıcacık yatağımı bırakıp erkenden güne katılmaya alışmak için biraz zamana ihtiyacım olacak ama başaracağım. Ne demişler erken kalkan yol alır. Ben de hayatımda bir yolda ilerliyorum ve bunun biraz değişmesinin zamanı gelmişti de geçiyordu bile. Herkes çalıştığın zaman ev hayatını özleyeceksin diyor evet ben de öyle düşünüyorum ama ona da alışırım. Şimdi çalışmayıp ne zaman çalışacağım söz konusu iyi bir gelecek hazırlamak ve geleceğe iyi hazırlanmak. Bir sürü şey aklımda kalakaldı kumaşlarım, kitaplarım, keçelerim, dikiş makinam vs ama olsun onlara da zaman ayırmanın bir yolunu bulmayı ümit ediyorum biraz daha sonra. En çok düşündüğüm yemek yapmak şu anda. Burda hazır yemeğe alışınca insan evde nasıl da zorlanıyor yemek hazırlarken yorgun argın. Yine de ev yemeği gibisi yok tabi. Çalışanları daha iyi anlıyorum şu anda onca zamandan sonra. Bakınca şöyle durupta uzaktan sanki hiç çalışmamışım gibi geliyor. Nasıl da uyanıyordum diyorum kendi kendime. Bugün epey zorlandım yastığımdan ve rüyalarımdan ayrılırken. Halbuki senelerce okula gitmek için sabahın köründe kalkıyorduk. O zamanlar herşey daha başkaydı belki de kimbilir. Gençlik enerjisi mi demeliyim acaba. Böyle çabuk yorulmuyordum. Yine de hala ruhumun genç olduğunu hissedebiliyorum. Yapmak istediklerimi geride bırakmaya niyetim yok. Biraz az uyuyup biraz daha fazla çaba göstereceğim hepsi bu. Sonuçta bildiğimiz bir tane hayatımız var öyle değil mi?

Kursta da dersler iyi gidiyor. Biraz fransızcamı ilerlettiğimde belki beni personel bölümüne geçirebilirler de. Yalnız konular git gide zorlaşıyor. Biraz tırsmaya başladım açıkçası. Yine de bu dili sevmek çok da zor olmadı. Oldum olası o ince konuşmalara hayran kalmışımdır zaten. Şimdilik aksan kullanamıyorum tabiki ama yine de alıştım sayılır. Söylenenleri anlıyorum rahatça. Sorun konuşmakta. O da aşılıcaktır zamanla. Bu sıra fotoğraf makinamla pek haşır neşir değilim ama geçen kurs dönüşü ofis makinasıyla bişeyler çektim az çok. Yürüyecektik ama arkadaşımın eşi almaya geldi bizi o yüzden çok da fazla şey çekemedim. Arabadan olduğu kadarıyla işte. Bir dahaki sefere daha güzellerini çekmeyi düşünüyorum. Havalar çook soğuk günlerdir. Resmen donuyoruz. Atkı eldiven bere sarıp sarmalıyor her yanımızı. Bir kez daha anladım en çok baharı seviyorum ben. Yazın o bunaltıcı sıcağı da çekici gelmiyor. Dubai de yaşasak başka tabi de. Ayşe Arman'ın işten çıkıp sahile uğradığını söylediği yazılarından olsa gerek içim gidiyor öyle bir yerde hayatımı devam ettirmek için. Umarım bir gün o da olur..Şimdi susayım ve fotoları ekleyeyim artık:)

Kurstan bir görüntü. Bir dahaki sefere sınıftakilerle de çekmeye çalışacağım. Şimdilik ne tepki vereceklerini bilmediğimden çekemedim. Şansımıza da hoca yazıları sildi oysa nasıl da heveslenmiştim yazı varken tahtada çekebilmek fotoğrafı..

Bu da buradaki tünele ilk gittiğim gün eşimle. Daha önceki tünelden biraz daha ufak ama daha az korkutucu olmasını sevdim. Daha ancak 70 metre ilerlediler ne de olsa..Biraz daha sonra bu tünel de korkutucu olacaktır eminim..

Burası da kurstan eve gelirkenki güzergahımız. Ne yazık ki arabadan ancak bu kadar çekebildim. Yine de yolların pisliğini ve binaların boyasız görüntüsünü farketmenize yetmiştir sanırım.

Bu Duygu. Kursa birlikte gidiyoruz. Buradaki en yakın arkadaşım. Aynı ben. Sanki benden bir tane daha yaratılmış. Birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz. Arkadaşlığımızın uzun yıllar sürmesini diliyorum.


Veee en sevdiğim foto. Ben ve kepçeee..Keşke çalıştırabilip bir tur atabilseydim ama nerdee korkudan zor oturdum içinde..

15 yorum:

  1. yeni işiniz hayırlı olsun..
    ben bu kepçeleri çok seviyorum :)
    çocuklar için elektronik minyatür olanını kullanmıştım cokk zevkli :)

    kepçesinin içine oturup fotoğraf cekılmıslıgım var ama ıcıne hıc gırmedım :))
    şanslısınız:)

    YanıtlayınSil
  2. Tuğbacım öncelikle hayırlı olsun.
    Çalışırken daha çok vakit ayırıyorsun her işe, emin ol.. Hayatın düzene giriyor. Benim herşeyim düzenli mesela.. Zamanla oturtursun sende..
    Hobilerine de zaman kalıyor akşamları.. Yemek işini de daha pratik şeyler yaparak çözersin. Zaman alacak şeyleri hafta sonu yapıyorum ben. Boş vaktimde de köfte falan yapıyorum bolca, dolap da duruyor..
    Kolay gelsin canım..

    YanıtlayınSil
  3. Hayırlı olsun yeni işn Tuğbacım. Çalışmayı istiyordun zaten hem dilini geliştirmenede çok faydası olacak bence.. Öpüyorummm

    YanıtlayınSil
  4. gene beni nerelere götürdün bir bilsen... daha büyük olan tünelin açlışı günü kaskımı takmış, çizmelerimi giymiş bir fotoğraf çektirmiştim :)

    fransızcanı ilerlettiğine sevindim... hele de tek başına alışveriş yapmaya başlayınca inan daha da çok seveceksin...

    işin hayırlı olsun... sevgiler...

    YanıtlayınSil
  5. Sevgili Berrin'deniz;
    çok teşekkür ederim..ben de aynı sizin gibi işte bayılıyorum onlara. oyuncaklarını da çok severim ayrıca.nasıl da tıpatıp aynısını yapıyorlar değil mi?içine girmek ürkütücüydü biraz ama güzeldi.aslında ben kepçeye oturmak istiyorum sepet gibi:):)o biraz tehlikeli olduğu için yapamıyorum malesef:) sevgiler kocaman

    YanıtlayınSil
  6. Nazocum;
    canım çok teşekkür ediyorum sana.söylediklerin beni sevindirdi ve rahatlattı da.endişelerimden sıyrıldım "evet dedim bak yapılabiliyormuş korkma:)".hayatın düzene girmesi açısından katılıyorum. aslında ne kadar zor olursa olsun erken kalmak ve güne katılmak bence güzel. hem zamanın hayatın kıymetini daha iyi anlıyor insan.zamanla daha iyi olacağına inanıyorum.alışacağım.bu köfte fikri benim de hep yaptığım bişey süper bence.hoop hemen kızartıveriyorsun. zor günlerin yardımcısı köfte diye yazı bile yazılabilir valla:)çok öpüyorum canım seni.sevgiler ve teşekkürler yeniden güzel sözlerin için

    YanıtlayınSil
  7. Alevcim;
    Teşekkür ederim canım. artık işli güçlü oldum valla ev hanımlığından terfi ettim ama şimdiden mutfağımı özledim sanırım:)dil için faydalı olacağına ben de çok inanıyorum canım.sevgiler kocaman

    YanıtlayınSil
  8. Sevgili Evren;
    sen böyle söyledikçe böyle yazdıkça seviniyorum ben.insanın anılarına dönmesi güzel bence. ben bu gibi durumlarda hatırlayabildiklerim için mutlu oluyorum.o söylediğin fotoğrafı bulabilirsen bana da yollarmısın çok merak ettim bakmak istiyorum bir sakıncası yoksa..bu fotoğrafı çerçeveletip asmak istiyorum ben de. bir daha ne zaman cesaret eder de binerim bilmem.ayrıca ayağımdaki o siyah çizmeleri de o kadar sevdim ki tam buraya göre.kışın hiç çıkartmamak lazım.hatta üstüne çiçek böcek yapmak renklendirmek de lazım şantiye ruhuna pek uygun değil ama karanlık olması da bana pek uygun değil ne zaman baksam üzerine bişeyler kondurmak istiyorum:)fransızcam da yavaş yavaş gelişiyor işte.kurs da iyi gidiyor ama daha çok yolum var.kendi başıma alışveriş yapmaya başladım bileee:)o yüzden ben de çok mutluyum fransızcaya da gün geçtikçe ısınıyorum..kocaman sevgiler benden..yeniden haberleşmek dileğiyle

    YanıtlayınSil
  9. canim benim yeni isin hayirli ugurlu olsun :)
    mucks mucks
    kolay gelsin
    coook tebrik ederim

    YanıtlayınSil
  10. Merhaba Tuğba,
    Bana yazdığın yorumu henuz yeni okudum:)Keşke zamanında farkına varsaydım. Blogunun varlıgından haberimde sömestre tatilinde oldu. Tabiki Pınar sayesinde. 15 gun tatide oglumla geldık Cezayir e. Ve şimdi İstanbuldayız.

    Bir üst yazıya hiç yorum yazmıyorum yalnızıııım bennnn diyorum sadece.

    İşe başlamış olmana, ve ,fr kursuna gitmene çok sevindim. yoksa nasıl geçer günler o ülkede.

    sevgiler...

    YanıtlayınSil
  11. Serracım canım teşekkür ederim. Bana yaz böyle ara sıra çok mutlu oluyorum yazdığını görünce..sana da kolay gelsin diyorum. haberlerini bekliyorum.öptüm

    YanıtlayınSil
  12. Yeşimcim merhabalar;
    iyiki yazdın teşekkür ederim. sana yazdıktan sonra cevap alamayınca üzülmüştüm sonra pınara sordum o anlattı türkiyede dedi. ben de o yüzden hak verdim tabi orda koşturmaca oluyor çok..keşke geldiğinde haberleşebilseydik artık bir dahaki sefere inşallah..işe başladım yeni evet teşekkür ederim canım sağol.kurs da iyi gidiyor şimdilik.zamanı artık daha iyi değerlendiriyorum onca zamandan sonra..yeniden haberleşelim olur mu? sevgiler kocaman..

    YanıtlayınSil
  13. hayırlı olsun yeni işin kepceden neden korkuyorsun anlamadım

    YanıtlayınSil
  14. Gece;
    teşekkür ederim canım.kepçeden korkuyorum deil aslında sadece o tarz iş makinalarından korkuyorum çok haşmetliler ya ondan bir de şu transformerslar gibi canlanıcaklar falan sanıyorum herhalde:)canavar gibiler yahu.oyuncakları güzel ama:)

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)