27 Şubat 2014 Perşembe

Anılar geçidi

Bugün yine güneşli bir gün Cezayir'de. Zaman zaman kara bulutlar giriyor araya, birkaç damla atıştırıyor ama sonrasında güneş yeniden bizi selamlıyor sıcacık. 

Stupid little things blogunun sahibesi sevgili arkadaşım ile birkaç seferdir hep anılara yolculuk edip duruyorduk. Aslında bu yeni postanın ismini de o buldu. Türkiye'de iken çektiğim anı fotoğraflarıyla da dolmuş oldu içi başlığın. Hoşuma da gitti yazmak. Her gidişimde odamda bir şeyleri karıştırıp dururum devamlı. Eski okul notlarım, defterlerim, öğretmenlik yıllarımdan kalma öğrencilerimin ödevlerine kadar okurum. Eski günleri yad eder mutlu olurum. Umarım okurken siz de keyif alırsınız.


Birkaç hatıra defterimi hala saklıyorum. İçindeki komik manilere gülüyor, duygusal notlarla hüzünleniyorum. Yukarıdaki fotoğraftaki anneannemin yazdığı not beni hep ağlatır ama iyi ki yazmış. Bana 'benim sarı papatyam' deyişi dün gibi kulaklarımda çınlayıp duruyor. Yazdığı zamanı bile hatırlıyorum. El yazısının da bende olmasını seviyorum. Fotoğrafı büyüterek yazdıklarını okuyabilirsiniz:)


Bu da arkadaşım Fulya'nın benim için yazdığı bir hatıra. Mani pek güzel:)


Bunu da Leziz teyzem yazmış 1993 senesinde. Devamlı bir hatıra defteri yazma faaliyeti içinde olduğumu da belirtmiş güzel olmuş. Gerçekten de hala severim sevdiklerime notlar yazdırmayı. Düğünde bir defter almıştım gelen konuklardan notlar yazdırmak için ama telaştan unutmuştuk. Hala üzülürüm. Eğer 10. yıl dönümümüzde falan bir kutlama yapabilirsek o zaman yazdırmak var aklımda. Hala bu huyumdan vazgeçmiş değilim. 


Bu da lisedeki bir karnem. İlk okul karnelerim de duruyor ama bu sefer nereye koyduğumu bulamadım. Genelde teşekkür taktir alan bir öğrenciydim ama ilk kez o sene zayıf getirmiştim. Hem de hakkıyla 3 adet :) Fen bilimlerine kafamın basmadığı çok da belli imiş zaten o zamanlardan. Fizik kimyadan hala nefret ederim. Fizikte vektörleri bile yapamazdım :) Tüm sözelcilere vektörler kolay gelmiştir oysa ki. Bu karneye ilk hayal kırıklığı diyebilirim. O zamanlar devamlı Nirvana ve Kurt Cobain düşündüğümden olsa gerek. Ahhh ergenlik sen nelere kadirsin:)


Burada üniversitenin ilk yıllarındaki halimi görüyorsunuz. Arkadaşım Pınar ile lisedeyken tanıştık. Annesiyle annem de okul arkadaşı. Hala görüşüyoruz. O zaman bir ödev projesi için Ankara'ya gelmişti. İyiki de gelmiş. Odam her zamanki gibi çığrından çıkmış. Hep kendime has bir tarzım olduğunu söyler. Sanırım doğru söylüyor. Bu huyumdan da asla vazgeçmedim. Şimdi çalıştığım ofisim bile böyle:) Ayrıca yatak örtümü de çok severek almıştım hala durur. O sıra burnumu da deldirmiştim fotoğrafta belli olmuyor sanırım. Çılgın günlerdi desem yeridir! Şimdi delicesine yemek yapan bir kadın haline geldiğime bazen ben bile inanamıyorum.


Bu fotoğraf da çok güldürüyor beni. Babaannem ve halamla Antalya'da gittiğimiz otellerin birinde yarışma düzenlemişlerdi. Zorla beni de dahil etmişlerdi. O zamanlar zayıf ve güzeldim:) Üçüncü olmuştum:) İkinci olan kız sempati güzeli seçilmişti. Ben sanırım heyecandan hiç gülümseyememiştim. Oysa en iyi yaptığım şeydir gülümsemek:) Kafama çiçekli bir taç yapıştırdım tanımanız için beni.


Bu kitapçı dükkanını çok seviyorum. Hep bir kitapçı dükkanım olsun diye hayal ederken ilkokul arkadaşım Harun bunu bana hediye getirmişti bir doğum gününde. Biraz tadilata ihtiyacı var. O zamanlar böyle şeyler yoktu. Hayretler içerisinde kalmıştım görünce ve sevinçten deliye dönmüştüm. Benim için yeri ayrıdır bu hediyenin. Epey bir emek vermişti yapan hanım. Tam çekememişim ama tuğladan çatısı bile var. 


Bu defterimi de çok severek ve para biriktirerek almıştım. İçinde çeşitli tabloları var ünlü ressamların. Fridayı çok sevdiğim için onu seçtim. Tabloların olduğu kısımların baskıları da farklı. Oradan kesip çerçeve yapmak bile düşünülebilir. Zira hiç bir zaman kıyamadım o deftere yazmaya. 


Ve bebeklerim. Onlar da hala duruyorlar evcilik takımlarım, oyuncak trenim ve legolarım ile birlikte. İlerde evimde hepsini sergileyebileceğim bir duvar rafı yapmak istiyorum. Tabi biraz ayırmam gerekecek. Bu bebekleri giydirmeyi ne çok severdim. Sarı saçlı olan modern versiyondu. Kahve saçlının saçları öyle koyun gibiydi ki hiç şekle girmezdi. Doğum günümde almıştı annem bu bebekleri. Bacakları kıvrılıp oturabiliyor diye müthiş sevinmiştim. Sarışın olanın saçlarını hala severim.


Çok net olmamakla birlikte en iyi fotoğrafı da bu çalışma masamın. Anne babam üniversite bitirme hediyesi olarak almışlardı bu çalışma masasını bana Tepe Home'dan. Sandalyesini de babaannem almıştı. Sandalye epey orjinal kollarında deyi kayışları var. Masamı da hala çok severim. Oturup bir şeyler yazmaya hiç vakit bulamıyorum gittiğimde telaştan. Ama evimde yerini aldığında mektuplarımı buradan yazmayı planlıyorum. Belki rengini de değiştiririm veyahut orjinal haliyle de kalabilir. Benim için en değerli hediyelerden biridir. 

Bana ait olan her şeyi özlüyorum. Bebeklerim, masam, yatağım, kitaplarım, biblolarım, tablolarım. Sessizce beni bekliyorlar orada. Özlediğim zamanlarda fotoğraflara bakıp anılarımı düşünüyorum. Tabi taşınırken her şeyi nasıl paketleyeceğimi, nasıl fazlaları ayıklayacağımı bile düşünüyorum. Üniversite notlarım bile duruyor. Onları bilgisayara geçirmek gibi bir hayalle bir kutuya kaldırmıştım, hiç bir zaman yapamadım. Güzel bir organizasyonla hepsi yerini bulacaktır, tüm kıymet verdiklerim. Eski plaklar, eski mektuplar, kitaplar, fotoğraflar, kıyafetler, tablolar, gitarlar, koleksiyonlarım, oyuncaklar hepsi benden bir parça. Umarım benden sonra da bunların hepsine benim kadar değer veren biri çıkar! 

Bir sonraki yazımda peçete koleksiyonumu göstereceğim size:)
O zamana dek mutlu kalın!

16 yorum:

  1. Ah Tuğba beni nerelere götürdün bir bilsen , seninle beraber kendi çocukluğumda gezdim de gezdim...
    İyi ki evde okumadım bu yazıyı çok ağlardım eminim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahh ben de epey uzunca bir yolculuk yaptım anılarıma, yazarken. Hoşuma gitti, ağlayasım geldi benim de. Anılar ne güzeller oysa! Beğenmene memnun oldum. Çok sevgiler:)

      Sil
    2. Fulyanın maniye cok güldüm:))
      bu resim bende de var sanırsam..oda her zamanki gibi caputcu carsısı:)seni böyle seviyorum..

      Sil
  2. benımde bırsuru böyle bırıkımlerım vardır cok ama cok kıymetlıdırkı bunlar*-*

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahh kıymetli olmaz mı yaa nasıl da kıymetli hemde:) biriktirmesi de ayrıca heyecan verici.:)

      Sil
  3. Ay fotoğraflar çok güzel! İyi ki sokmuşlar seni güzellik yarışmasına, bayıldım bu anıya ben! Çalışma masana da bayıldım, biraz zımpara ve cilayla da yenilenir o. Tam mektup yazma masasıymış.
    Benim de aklıma karnelerim düştü bu ara, Urla'daki evde duruyorlar galiba hala. Yalnız bir tane ilkokul öğrenci kartımı bulmuş babam, dur onu yazayım ben de bir ara, çok komik :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahh güzeller ve de komikler yaa:) türlü türlü hallere girmişim ne acayip. Daha geçen buradaki arkadaşımla da konuştuk yahu saçımı boyamadığım bir mor bir de siyah renk kalmış:)çalışma masam çok değerli benim için pek severim. Acaba boyasam zımparalasam eskitme falan yapsam orjinalliğini yitirir mi diye düşünüyorum biraz kararsızım aslında. Bakalım artık o zamanki duruma göre düşünücem bir yöntem. Gerçekten tam yazı masası. Yazma kısmı biraz dar aslında o yüzden çok uzun saatler başında kalınmıyor. Yaz sende kesinlikle. Ben heyecanla bekliyor olacağım:)

      Sil
  4. Güzellik yarışması çok iyi ya:) Hoş bir anı olmuş iştr, iyi ki katılmışsın.
    Kitapçı dükkanına bayıldım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayy dimi ya gerçekten çok iyi bence de:) hoş bir anı hiç unutmayacağım. O zaman pek söylenmiştim ama şimdi ben de iyi ki girmişim diyorum. Kitapçı dükkanını kesin elden geçirmek lazım, sürekli bir yerleri dökülüyor.

      Sil
  5. Ben de anılarla yaşayanlardanım, annem birçok şeyimi "ne tutuyorsun bunları" diye atsa da ben oğlum için ilkleri biriktirmeye başladım bile.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim annem de odan tam tımarhane oldu diyor hep. O kadar şey nasıl düzenlenecek derlenecek bilmiyorum. Bazen düşünmesi bile stres yaratıyor. Ama bu halini de çok seviyorum. Oğlun için biriktirmek harika fikir. Benim bebeklik birkaç şeyim duruyor inanılmaz mutluluk verici bir duygu. Annem de geçen gittiğimde ilkokulda yaptığım resimlerin dosyasını bulmuş onları gösterdi bana eridim bittim. O yüzden ben de çocuğum olursa onunla ilgili birçok şeyi saklamayı planlıyorum ilerde:):)

      Sil
  6. Umarım birgün dilediğiniz gibi sergilersiniz. Ne kadar güzeldir eskimemiş, yıpranmamış, yozlaşmamış hatıraları anmak... İmrendim... Bekleyişlerine, saklanışlarına, bir gün elbet umuduna... :))) Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahh ben de öyle umuyorum:) Anıları anmak hele ki ona değer biriyle anmak harikadır. Öyle gelişigüzel herkese anlatamazsınız bazı anıları. Aslında biriktirmek en kolayı sanırım, kollamak korumaksa zor olan tarafı. Bakalım bir gün elbet olacak:) Hep böyle diyorum, hoşuma gidiyor...Sevgiler

      Sil
  7. şimdi eski fotoğraflarıma bakıyordum ben de. bakıp bakıp hüzünleniyorum. 6 aydır amerika'da yaşıyorum, burada yaşama kararı aldığım için her gün pişmanlık duyuyorum ama geçecek biliyorum. evimi, istanbul'u, ailemi ve arkadaşlarımı inanılmaz özledim. bu duygu nasıl geçer, ne zaman geçer bilmiyorum. dönmeye kesin kararlıyım ama bazı şeyleri halletmeden dönersem bunca emek, zaman ve masraf boşuna yapılmış olacak. o yüzden sabrediyorum. sabır, sabır. siz ne zaman dönüyorsunuz kısmetse? kendime çok benzettim sizinle benzer duygular paylaşıyoruz sanırım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar;
      Ben bir süredir ihmal etmişim sizi okumayı ya şimdi anladım. İlk gidişinizden beri takip ediyordum sizi. O ilk anlarınıza şahitim yani. Güzel bir yerdesiniz siz. Etrafınızda epey olanak var. Hem ne olursa olsun orası Amerika:) Burayla kıyas kabul etmez. Bir süredir bakamadım yazdıklarınıza ama yeni bir yerdemisiniz? Önceden kitapçılara kafelere falan gidiyordunuz görmüştüm yazılarınızda. Nasıl da gıpta etmiştim:) Pişman olmayın. Vaktinizi değerlendirin oradaki zamanın tadını çıkartın. Ya Cezayir gibi bir yerde olsaydınız. O kadar farklı ki bu cografya evet artık alıştık seviyoruz da ama olanaksızlıklara alıştık da ondan. İnsanoğlunu nereye koysanız uyum sağlıyor bir şekilde sonuçta. Kesinlikle o dediğiniz bazı şeyleri halledip dönün:) Biz de benzer nedenlerden kalıyoruz burada. Bizim bir buçuk senemiz falan daha kaldı. Ben de sizi okurken çok keyif almıştım, kendime benzetmiştim yazdıklarınızda kendimi bulmuştum.Şimdi kaldığım yerden devam edeyim bari. Ben nasıl da ihmal etmişim yahu sizin yazdıklarınızı:( Kocaman sevgilerimle

      Sil
    2. alabama'dayız hala :) evet amerika olanaklar açısından çok ama çok zengin bir yer zaten onlar olmasa hiç durulmazdı sanırım burda. amerika'ya tatile gelmekle yaşamak çok farklı şeylermiş ancak bunu da burada yaşamadan anlamak mümkün değil. ben de yeni bir yazı yazdım, epey uzunca bir iç döküş yazısı oldu :) blogunuza bayıldım, bugün evdeyim, saat de erken, keyifle okuyacağım yazdıklarınızı :) sevgiler.

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)