21 Ocak 2009 Çarşamba

Özlenen mekan değil zamanmış meğer


"Bu yazı dün yazıldı ama internetten ötürü yayınlanamadı. O yüzden şimdi okumanın tam zamanı.."


Bugünlerde hava yine kış soğuğuna büründü. Güneşsiz, suratsız, asabi sanki. Zaten arada yağıp duruyor da bu haline üzülür ağlar gibi. Benim gibi. Bir kitap okuyorum günlerdir. Kadından Kentler; Murathan Mungan’ın. Önceleri Elif Şafak’a başlamıştım Araf’a bitiremedim ilk defa.Yani ilk defa bu kadının kitabını bitirmek gelmedi içimden, aldığım yerine koyuverdim 50-60 sayfa sonunda. Kadından kentleri ise bitirmek istemiyorum ağırdan alıyorum epeyce. Bir sürü hayat bir süsü yaşanmışlık, anı var içinde. Ama hüzün kapladı içimi kitap. Evet kitap yaptı bunu. Okumaya başladığımdan beri hava sessiz, okumaya başladığımdan beri içim ıssız, gözlerim yağışlı. Okuyorum, düşünüyorum, düşlüyorum ama hava gibiyim aynı; kara. Hep geçmişi düşündürüyor bana kitap. Kaybettiğim sevdiklerimi, geride bıraktığım arkadaşlarımı, geçtiğim sokakları, seçtiğim şehirleri bir bir hatırlatıyor bana.Yaşamımı en baştan ele aldı da film gibi sahne sahne izletiyor sanki. Hayatımdaki önemlileri veya zamanında önemli olduklarını bilmediklerimi öğreniyor, en değer verdiklerimin gereksizliğini gösteriyor bana. Kafamdakilerin fotoğrafını çekmek istiyorum. Aynı bir makina gibi. Kendimi kurmak, o anı gözümün önüne getirmek ve sabitlemek hiç unutmamak için. Sanırım yaşlanmaktan en çok bu yüzden korkuyorum; anılarımı unutacağım için, kokuları, sesleri unutacağım için. Ses kayıt cihazımı daha çok kullanmalıyım diyorum kendime. Anneme babama onları ne kadar çok sevdiği daha sık söylemeliyim. Elimdekilere tüm gücümle sahip çıkmalıyım.

Bu aralar çok çabuk sinirleniyorum. İçimdeki bu sinirlilik halini iyi bilirim. Çok zaman ziyaret etmiştir beni ve zaten bildim bileli bu halim sabittir bir yerlerde. Asabiyimdir bazen olaylar, durumlar yada birşey olmadıysa da hayat karşısında asabiyimdir. Şimdilerde zaman geçtiği için asabiyim. Onu tutamadığım, kendime yerleştiremediğim için.

Yapmak istediklerimi sıralıyorum ardı ardına günlerdir içimden. Evime gidince eski fotoğraflara bakmak hatta en eskilerini poşetlerinden çıkartıp albümlere koymak istedim önceleri. Sonra o eski torbaya takıldı aklım. Dedim o torbada kalmalılar.Şimdi onları yepyeni albümlere koymak olmaz. Ama bolca bakmak istedim. Sonra en çok istanbul’u gezme isteği var içimde. Ama hep gezdiğim gibi ortaköyü, taksimi değil. Eminönünü, tahtakaleyi, kapalı çarşıyı..Sonra laptopumdaki fotoğraflarımı düşünüyorum. Şöyle onlara dokunup bakamamak üzüyor beni. Hepsini bir çırpıda gerçek dünyaya taşımak içinde bulundukları bu sanallıktan kurtarmak istiyorum. Annem de der hep “kızım böyle cdlerde bilgisayarda olmuyor bakmak. Gelen birilerine göstericem gösteremiyorum.Şunları bir çıkartıver de bakalım” diye. Şimdi ona çoook hak veriyorum. Zaman bolken basılacakları ayırayım diyorum. Çünkü yapmadığım şeyler sonraları çok yük oluyor omuzlarıma, canımı acıtıyor. Hani derler ya çok şey isteyen hiçbişey yapamaz diye çok doğruymuş bu. Ben hep biraz aç gözlü oldum hayata karşı. Bir sürü şeyi istedim ki hala istiyorum, onu da yapayım bunu da yapayım diye. Ama hep iyi niyetimden istedim, hep öyle hayaller kurardım çünkü şunu ve şunu ve şunu da aynı anda yapan ben diye hayaller. Gene öyleyim tabi. Ama ne az şey var elimde diyorum bazen. Zamanında nasıl da atlamışım bunları diyorum.
Hani Ankarayı özlüyorum ya durup durup. Bu gidişimde yine anladım asıl özlediğimin aslında Ankara olmadığını, oradaki zamanlarımı özlüyorum ben. Şimdi sokaklarda yalnız başına yürümek, etrafı izleyip eskiyi düşünmek kar etmiyor. Olmuyor, o tadı vermiyor. İşte biliyorum artık mekanlar değil zamanlar özleniyor. Mesela teyzemlerin oturduğu bulvar apartmanını özlüyorum oradaki zamanları, kırmızı yemek masasını, girişteki matador resmini, yatak odasının aynasındaki yapışkan alfi; sonra babannemin gri yumuşak koltuklarını, mutfaktaki kahverengi davlumbazı bana börek pişirdiği, onun kocaman şekerli kurabiyelerini, üzerine kabartmalı siyah vazoyu ve onlardaki balkona açılan soğuk ardiye odasını; eski evimizdeki soğuk odayı da özlüyorum nasıl heyecanla arardım birşeyler bulabilmek için üzeri örtülmüş eşyaları,sokağa bakmak da daha bir güzel olurdu o pencereden; duvardaki boydan boya kaplanmış sonbahar resminin içindeymiş gibi yediğimiz yemekleri; sobayı..sonra sokakta oynadığım zamanları özlüyorum,ip atlamayı, terlemeyi, arkadaki yıkıntı evden korkmayı, bir üst mahalleye gitmeye çekinmeyi özlüyorum. Tabi bir de susayınca bakkaldan su içmeyi: Faik amca su içebilir miiiyiiizz çok susadık?

İşte bu kitap yaşadığım her şeyi tekrar tekrar yaşatıyor bana, güldürüyor, düşündürüyor, ağlatıyor bir daha geri gidemeyeceğim için o zamanlara. Sanki hala oradayım gibi hissediyorum. Bedenim burada ama ruhum aklım hep orada. O yüzden bu çocukça hallerim belki de. Ben belki de bu zamana ait olamadım hiç. Bir çoğumuzun olduğu gibi hala. Yine de küçük mutluluklarımıza sahip çıkmaya çalışalım ve anılarımızı hep hatırlamaya devam edelim değil mi? Sıkıldığımız zamanlarda da şarkı söyleyelim bağıra bağıra:)





Not: Yukarıdaki çizim T.S Spookytooth'a aittir..Ve bu yazı da geçen zamana, geçmişte kalan arkadaşlara, dostlara, oyunlara, kişilere ve kaybettiğim sevdiklerime adanmıştır.

17 yorum:

  1. Canim ya hani ben sana anlattim da sen kaleme aldin gibi geldi.O kadar yakin hatta ayni ki hisler.
    anladim ben dilinden senin canim

    Tek teselli ozlenen bir zaman yasamisligimizin olmasi olsa gerek ?
    kocaman sevgiler

    YanıtlayınSil
  2. Zaman maalesef önüne geçemediğimiz acı olan tek gerçek.

    Daha dün geceydi "zamanla" ilgili bir şeyler karaladım. Yayınlarım yakınlarda. Senin için hala umut varken :) geçen her anı değerlendirmeye bak...
    Yarın onlarda geçen zaman dilimine girmiş olacaklar ve özlenecekler...

    YanıtlayınSil
  3. Sergülcüm;
    ne güzel sözler bunlar.böyle aynı şeyler yaşadığımızı aynı şeyleri düşündüğümüzü bilmek güzel.her ne kadar geçip gitsede özlediklerimiz.ama olsun dediğin gibi canım özlediğimiz zamanlarımızın olması en güzeli aslında bunu yazmam gerekirdi yazıma aslında bak tühh..
    Öptüm seni canım

    Sevgili Özii;
    ne kadar da haklısın geçiyor da geçiyor inadına sanki..sen de yaz zamanı kelimelerinle zevkle okuyacağım.merak etmeye başladım bile şu anda.ve evet hala zamanımız varken faydalı şeyler yapmaya çabalamalıyız kendimiz ve yanımızdakiler için..keşke dememek için. ne demişler ömür dediğin üç gündür dün geçti yarın meçhuldür o halde ömür dediğin bir gündür o da bugündür...sanırım böyleydi.seviyorum bu sözü..sevgiler mutlu kal:)

    YanıtlayınSil
  4. ne güzel yazmışsın tuğbacım...ama içim çok düğümlendi...çok özlediğim zamanları hatırlattın bana...şimdi uzaklarda olsalarda en azından iyi ki yaşadık diyebilmek ne güzel:)

    YanıtlayınSil
  5. ne de doğru demişsin canımın içi gerçektende özlenen mekanlar değil zamanlar....
    yaşanmışlıklar ve geri dönemeyişler...

    Dama oynayan bir çocuktur zaman, krallık çacukta....

    YanıtlayınSil
  6. Bende çok özlüyorum geçmişimi, burnumda tütüyor hatta..ama gelecek ise ayrı bir heyecan veriyor..çünkü çok hayalim var gerçekleşmesini dilediğim..
    işte böyle iki arada bir derede hallerdeyim:)

    YanıtlayınSil
  7. yazıyı çok beğendim:)
    bir de resim harika!

    YanıtlayınSil
  8. Bu sinirlilik hali "özlemlerinden" kaynaklanıyor. İyi bilirim çünkü ben de böyle oluyorum çok özleyince, hüzünlenince...Ve kimsenin yanıma yaklaşmasından hoşlanmıyorum. Teselli sözlerinden ise köşe bucak kaçıyorum. Bunu yine insanın kendisi iyileştirebiliyor. O yüzden içindekini yaşa ve bitir. Acı çekmek bazen iyidir. Bitirmek gerekir.SOnra mutlu olmak...

    YanıtlayınSil
  9. Canimsin yaa duygulandirdin benide simdi,..yazilarini okurken negüzel bizlerede gecmisimizi hatirlatiyorsun aslinda,okadar duygu yüklü anlatilmis ki seninki,..hersey gönlünce olsun....sevgiler

    YanıtlayınSil
  10. Güldemcim; canım
    içim benim de düğümlendi inan yazarken canım.zaten böyle anlarda bir düğümdür alıyor insanı yanii..ama iyikiyaşadık gerçekten..tabi olmasa dediğimiz şeyler de var ama hayat da böyle bişey iştee..öpüyorum canım sevgiyle

    Meldaaaa;,
    ayy bana yazınca çok seviniyorum yaa.yaz sen hep nooolurr.sesini de duydum iyi geldi.canımmmm..sen olmasan napardım ki zaten..böhüüüü..geri dönemiyoruz ve ancak hatırlıyoruz işte.napalım.elden bu geliyor.gelince eski zamanların dedikodusunu yaparız bir ara:)öpüldün şeker..

    Pinocum,
    canım valla aynen bende öyle iştee.geleceği düşünüyorum napıcaz nerde olucaz ne zaman birşeyler olacak diye bir yandan da zamanında ne yaptım ne yapmadımlar..karman çorman işte..ikimizin de o çok olan hayalleri gerçekleşsin tamam mıı çok isteyelim dee biz..:)sevgileerr

    Sevgili Ful Yaprakları;
    yazımı ve resmi de beğenmene sevindim. umarım birileri bu resimlerden dolayı kızmıyordur bana gerçi yazıyorum altına kimin olduğunu ama.ben senin bloga bayılıyorum valla yazılarına resimlerinee.daha az evvel bakmıştım yine bir dolu şey yazmışsın hemen okuycam şimdiii..sevgiler kocaman.öptüm


    Handecim;
    birbirimize benziyoruz demek ki..haklısın aslında özleyince insan sıkılınca üzülünce de çok çabucak sinirleniyor.ben yine özlem durumlarındayım bolca.gelişimize az kaldı şimdi rahatlıyorum bu yüzden.özlemi unutur uçak stresine girerim bir müddet sonra ben:):)en güzeli dediğin gibi bu duyguları yaşamak gizlememek yoksa çook kocaman oluyorlar insanın içinde onlar.yaşayalım da bitsin gitsin yaa:)teşekkür ediyorum canım güzel sözlerin için.öpüyorum..


    Sevgili Aşkınay;
    içim dopdoluydu öyle yazmışım işte dolu dolu..Annemi de ağlatmışım zaten.sen de okuyup üzülmedin inşallah yaa.geçmişi hatırlamak güzel şey.ben hep anıyorum geçmişimi.size de güzel şeyleri hatırlatıyorsam ne güzel..beğenmene sevindim canım..sevgiler kocaman sana daaa:):)

    YanıtlayınSil
  11. Bugün bir arkadaşıma "ben uzun zamandır geçmişte yaşayan biri değilim" dedim. O da bana "ama insan geçmişi unutmamalı" dedi. Oysa geçmişte yaşamak ile geçmişi unutmamak, onu özlemek farklı şeylerdi ve benim kasdettiğim bu değildi. İnsan her zaman geçmişteki bazı şeyleri özlüyor. Hatta hafıza öyle garip ki geçmişteki pek çok anının renklerini parlatıyor çok daha göz alıcı yapıyor. Tıpkı senin özlemini duyduğun o güzel şeyler gibi ömrümüzün güzel bir özeti oluyor.

    YanıtlayınSil
  12. Bu aralar bendede bir tuhaflık var nedensizce...
    Eskileri özlüyorum,
    Geriye gitmek istiyorummm hatta burda resmen bahar var ama o da fayda etmiyor. Bir şeyler yapmalı ama ne!

    YanıtlayınSil
  13. aslında geçmiş geçeli çok olmadı ama sanki ben çok uzaklaştım hatıralarımdan öyle büyük bir özlem içerisindeyimki bu aralar hep gözlerim dalgın içimde bir hüzün var dilimde ise hep aynı kelime Nerde O Eski Günler....

    YanıtlayınSil
  14. Ne güzel yazdın..

    PS-Asabiyetine neyin iyi geleceğini biliyoruz.

    YanıtlayınSil
  15. Geçmiş zaman ve mekanlar,insanlar hep tatlı birer anı olarak hatırlanacak.Ne güzel dimi insanın hatırlayabileceği tatlı anılarının olması.Şimdi ben de senle birlikte o eski güzel günlerin bazılarını birlikte yaşadım.Seni çok seviyorum,canımın içi özledimmmmmm.

    YanıtlayınSil
  16. Sevgili Aydan Atlayan Kedi;
    Geçmiş bana bazen hiç yaşanmamış gibi geliyor ama sadece bazen. genelde onu özleme halindeyim.iyi kısımlarını tabi.ama kimi zaman abartıyorum senin dediğin gibi onu allıyor pulluyorum ve bu zamanı sevmediğimi düşünüyorum.yine de iyiki var anılarımız.teşekkür ediyorum canım çok güzel yazmışsın..sevgilerrr

    Alevcim;
    türkiyede havalar süpermiş evet duyuyorum ailemden arkadaşlardan.bu aralar herkeste bir gariplik var genel bir durum sanırım.bulaşıcı da olabilir belki:):):)ama inan burda bahar olsa ben daha iyi olurdum herhalde.baharı özlüyorum gelsin artık.bu arada bu sıkılmalarımız için yapacak şeyler diyorsun yaa bana da söylesene onlardan yaa nollurr:)öptüm kocaman.sevgiler

    Sevgili Leydielif;
    evet canım geçmiş çok da olmadı belki geçeli ama geçti işte.hemen özletmeyi biliyor kendini böyle.dilimizde bir eski günler söylemidir gidiyor.bazen kendime gülerken yakalıyorum kendimi sanki çok yaşlanmışım da hey gidi günler hey diyorum.ilginçtir.çok alıştım ben bu lafa çoookk..sevgiler canım..

    Tanyacım;
    yazımı beğenmene sevindim. bu arada ayy merak ettim yaa bana ne iyi gelicek bu asabiyetimee söylesenee bilemedim ben şimdi bak:):)sevgiler öptüm

    Babacım;
    aynen dediğin gibi anılar iyiki varlar.tabi hep insan güzellikleri anmak istiyor.kötü anıları hayatın başka bir tarafı oluyor sanki.sana güzel şeyleri hatırlattıysam ne mutlu bana.ben de seni çoook ama çoook seviyorumm.yakında görüşücez inşallah biz de çok özledik.kocaman öpücüklerrr..

    YanıtlayınSil
  17. Tugbacim, canim benim sen huzunlenmissin ama bu huznun asabiyetin seni esir almasina izin verme :)) Anilar guzeldir ama gecmiste kaldigi surece, yenilerini biriktirebilmek icin hayata simsiki saril ve sahip olduklarinin tadini cikart :)) Seni kocaman opuyorum :))

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)