11 Ağustos 2009 Salı

Bahçemizden, evimizden, sokaklardan

Önce minik atlı karıncamızı göstermek istedim. Pek güzel görünse de uzaktan içinde olunca epey mide bulandırıcıydı. Oya ben çook severim atlı karıncaları teoride.

Bunlar bizim miniş domateslerimizz..Pek de tombililer yahu.. Tadına doyum olmuyor sabah kahvaltılarında yanında taze salatalık eşliğinde.

Güllerimiz de sanki elle çizilmiş gibiler. Ama bahçe büyük olunca bir de her yerde bilimum çiçek ve saksı olunca onları sulamak öyle zor oluyor ki. Tanrım inanılmaz.

Bu bey de bahçemizin misafir kedisi. Pek bir sert bakmış neden bilmem.

Bunlar da kefken pazarının zeytinleri.

Bunlar Işılların bahçesindeki ceviz ağacının cevizlerinden biri değil bizim bahçemizdeki olmamış elmaymış. Babam söyledi. Ben ceviz sanmışım bunu. Bu kadar anlıyorum işte çiçekten böcekten bitkiden:(

Bunlar da son erikler. Bu sene de erik suyu içemedim yahu. Fırsat olmadı. Oysa pek canım istemişti. Gerçi bahçedeki erik apaçları da arılar nedeniyle kesildi artık sadece bir tane var sanırım.

Bunlar Selminlerin evinin önündeki ağacın pufidik çiçekleri. Nasıl da güzeller. Çok sevdim ben onları. Ama isimlerini bilemiyorum malesef

Bu da güzel vişne ağacının güzel vişneleri. Biz onlara aile arasında fişne diyoruz. Kiraz görünüşlerine aldırmamak lazım. Tart için birebirler..

Bu da nar ve çiçeği. Nam-ı değer nar çiçeği renginin yaratıcısı. Bu fotoğrafı kefken merkezdeki caminin yanındaki ağaçtan çektim.

Bizim hamakla tanıştırayım sizi. Orada uzanmak pek güzel oluyor. Eskiden üst balkona şezlonh koyar güneşlenirdik süper olurdu. Şimdi o turuncu yumuşak minderlerimiz geldi aklıma. Sünger gibi yumuş yumuş da kocaman koltukların yastıkları. Artık yoklar. Bir dahaki seneye bu hamak için daha pufidik yastıklar almak lazım en kocamanlarından..Bu hamaktan düşmüşlüğüm de vardır uyurken..Bu sene de bir düşen oldu her zamanki gibi.

Miniş salatalığımız. Kırt kırt sesi dişlerimin arasında pek hoş bir his yaratıyor. Tuz da serptim mi üzerine. Off değmeyin keyfime.

Burası da Ereğli deki yazlığımızın balkonundan manzara. Orada oturunca sanki denizin içinde oturuyormuşuz gibi oluyor. Bir dahaki yazımda da oradan bahsedeceğim sizlere. Eee orası kıskanır şimdi bahsetmezsem dimi ama. Annemler şimdi oradalar. Balkonun ve bahçenin keyfini sürüyorlar anneannemle birlikte. Bu sene denize giremedik burada ama olsun güneşlendik keyfini çıkarttık. Annemle karamürsel pazarına da gittik. Çok güzel ciciler aldık. Tavsiye edilir gidip görmeyenler için. Kocaman bir pazarı var..

5 yorum:

  1. IŞILLARIN BAHÇESİNDE Kİ CEVİZ DEĞİL OLMAMIŞ HENÜZ AMA.MAALESEF ELMA.YAZLIĞIN BAHÇESİNDEKİ BÖĞÜRTLENLERİ UNUTMUŞSUN.BİR DAHAKİ SEFERE YAYINLA DA GÖRELİM.BU SENE YOK MAALESEF.

    YanıtlayınSil
  2. Valla babacım aslında koyarken aklıma gelmedi değil ama iyiki söyledin ya. mersi. ereğlideki böğürtlenleri bir dahaki yazıda göstericem.orayı ayrı anlatıcam. öpüyorum kocaman seni zuzucum.görüşürüüzzz yenideen..

    YanıtlayınSil
  3. resimlerde kelimelerinde superrr
    var ya taze taze salatalik yemek istedi canim :(

    YanıtlayınSil
  4. o pufidik cicegin adi bildigim kadariyla gülibrişim, mis gibi kokuyor degil mi?

    YanıtlayınSil
  5. Sevgili Ayşe;
    o pufidik çiçeğin adını söylediğin için teşekkür ederim. ismi de kendi gibi güzelmiş ve de sevimli..gerçekten çok da güzel kokuyor misler gibi..sevgiler kocaman.

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)