12 Ağustos 2009 Çarşamba

Ereğli; huzur dolu minik bir yer

Ereğliye geçen seneden beri gidiyoruz ailecek. Önceden gitmiyorduk. Ama iyiki de karar değiştirmişiz. Yepyeni ve huzur dolu bir yer oldu bizim için. Oradaki balkonumuzda denizin hemen yanıbaşında oturmak öyle keyifli ki. İnsan kafasını boşaltıyor, huzur dolu zamanlar geçiriyor dalgaların sesiyle. Gece yattığımda sanki sahilde kumlarda yatıyormuşum gibi hissediyorum denizle dalıyorum uykuya. Bu seneki tatilde annemle kaldık bir gün karamürsel pazarına gittik sabahtan. Gezdik dolaştık. Sonra bir gazino da oturduk gazoz içtik serinledik. Limana yanaşan vapurları izledik. Meşhur bir köftecimiz var orada. Bu sene de yemeden duramadım. Öğlen sıcağı olmasına rağmen karnım çok acıktığı için koştum aldım mini mini köftelerden. Bir güzel geldi. Ama onların fotolarını çekmeyi unutmuşum. Ne büyük hata. Artık bir dahaki sefere.
Bunlar ereğli deki balık lokantasının duvarında çerçevelenmiş şekilde duran deniz kabukları.
Bunlar da bahçedeki tombili böğürtlenlerimiz. Daha olmalarına zaman varken.

Annem mutfağımızda bize güzel mamalar hazırlarken. Sanırım öğlen yememiz için meyve hazırlıyordu. Elindeki minik armutları seçebiliyorum. Karamürsel pazarından almıştık.

Balkondan deniz manzaramız. Arada sadece yol var. Oradan da zaten tek tük araba geçiyor.

Burası da arka bahçemiz. Kocaman biz bahçemiz var. Öğleden sonraları güzel oluyor ve gecenin ilerleyen saatleri. Barbekümüz, şezlonglarımız falan var. İlk sene hoşgeldiniz partisi yapmışlardı burada. Fotoğraftakiler soldaki annem, yan komşularımız Işılay Teyze ve eşi Ersin amca. Maşallah öyle tatlı insanlar ki. Sohbetlerine doyum olmuyor. Bu sene pek görüşemedik ama artık seneye daha sık görüşmeyi umuyorum onlarla. Ayrıca evleri çok güzel. Bayıldım.

Işılay teyze ve Ersin amca'nın balkonlarındayız. Misafircilik oynarken:) Mis gibi türk kahvesinden sonra meyve yiyiyoruz. Burdan öpücüklerimi yolluyorum her ikisine de.
Eeee tabi eşim yok diye yanımda onu da atlayacak değilim. Hemen kumlara yazıverdim adımızı. En sevdiğim şeydir kumlara yazı yazmak. Bıraksalar tüm sahile yazabilirim sanırım.

Bu fotoğrafı da ereğli'den dönüş yolunda, dolmuştan çektim. Biraz zor oldu ama olsun. Fabrika olağanca büyüklüğüyle karşımızda duruyordu geçerken. Onun yerinde başka şeyler görmek daha güzel olurdu tabiki. Yeşil bir park alanı mesela..

7 yorum:

  1. hello... hapi blogging... have a nice day! just visiting here....

    YanıtlayınSil
  2. Bende o böğürtlenlerden yemek istiyoruummm Tuğba :)
    Çok güzel gözüküyor eviniz. Ereğliye balık yemeye falan gideriz ama denizine girmedim hiç..

    YanıtlayınSil
  3. bahçe ne kadar güzelmiş öyle huzurlu.....)

    YanıtlayınSil
  4. Alevcim;
    sen bir ara gelirsin bize böğürtlen zamanında ben sana ikram ederim o böğürtlenlerden. Ben çok severim böğürtlen.Balık yemek için geldiğinizde uğrayın hatta birlikte yiyelim canım..denize ben de giremedim henüz. annem giriyormuş ama bir iki gündür haber verdi bana. Deniycem ben de bir ara inşallah gidince..sevgiler canım..

    YanıtlayınSil
  5. Sevgili Ful;
    Bahçemizi beğendin demek:) çok sevindim. Bahçe keyfi yapmaya beklerim bir gün seni de canım. Sevgiler ve bu arada hoşgeldinn:):)

    YanıtlayınSil
  6. Barbeküde babanla balık sefamızı koymamışsın,o keyif kaçarmı hiç canımın içi.Bahçemizde ki cevizleri çektim,sana yollıcam.Bye,öptüm kocaman ikinizi de..........

    YanıtlayınSil
  7. Babacım;
    daha evvel barbekü sefamızı koymuştum sanırım bir yazıda o yüzden koymadım yeniden. cevizleri yolladığında onları da koyarım. Öpüyorum kocaman..mucks

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)