16 Mart 2012 Cuma

Bir cuma günü yazısı

Bugün tatil günümüz. Hava yine 20 derecenin üzerinde bugün. Dün 25 dereceyi gördük inanamadık. Güneşle açtık gözümüzü sabah yine, içimiz de açıldı. Keyifsizliğimiz hala devam ediyor tabi ama hayata devam ediyoruz işte elimizden geldiğince. Sosisli omlet yaptı yiğit sabah ve bahçede kahvaltı ettik, uzaklara dalıp anıları düşündüm yine. Sonra rutin hayatımızı kaldığımız yerden devam ettik. Kedicikler güneşi görünce koşup oynamaya başladılar. Kahvaltıdan sonra bulaşık temizlik derken böyle anlamsız uğraşlarla günü yedik yine. Akşama vardık bile. Aslında yine aklımda bir sürü şey vardı yapmak istediğim ama içimden gelmedi. Televizyonda bir müzik kanalı açtım ve tembellik yapmaya başladım son zamanlarda her zaman yaptığım gibi. Artık kıştan epey sıkıldık, bir an evvel böyle havaların tamamen dönmesini istiyoruz. Akşamları da tv köleliğinden kurtulup bahçede keyifli zamanlar geçirmek istiyorum en çok da ben. Bahçede koltuğa kurulup sayfalar dolusu kitap okumak istiyorum. Hatta yeşillenen ve kocaman olan çimenlere bir örtü serip uzanmak ve göğü izlemek istiyorum.

Yukarıdaki fotoğraf önceden evimizin olduğu Tizi-Ouozou şehrinden bir görüntü. Cezayirle ilgili bir Facebook sayfasından aldım çok beğendiğim için sizinle de paylaşmak istedim. Gerçekten böyle yeşillik her yanımız ve dağlarla çevrili etrafımız. Çok güzel bir yer aslında, doğa harikası ama yapacak bir şeylerin olmaması, kısır bir bölge olması sıkıyor insanı. Hep buralar bizden gitmemiş olsaydı ne harika olurdu diye konuşuyoruz. Yollardaki çöp yığınlarını görseniz şaşarsınız. Sanki 21.yy'ın içinde ama başka bir zamanda olduğunuzu düşünüyorsunuz. Yine de her şeye olduğu gibi buna da alışıyor insan. Bu yüzden Türkiye'ye her gelişimizde afallıyoruz ve kendimizi yeniden başlatmamız gerekiyor. Sonra yine buraya dönüyoruz ve kendimize yarattığımız ikinci hayatımızda zaman geçirmeye başlıyoruz. Türkiye'de insanlar ne kadar şanslı olduklarını, içinde yaşadıkları için bilmiyorlar. Böyle şeyler ancak elinden gidince algılayabileceğin şeyleri. Buradaki insanların yaşamları çok yavaş ilerliyor öyle ki bazen hiç akıl sır erdiremiyoruz. Ama onlar bu yaşamı öyle benimsemişler ki mutlulular. Bizi son derece sabırsız ve telaşlı buluyorlar.Düşününce aslında çok haklılar. Biz bir zamanlar Can Dündar'ın bir yazısında okuduğum gibi freni patlamış kamyon kıvamında yaşıyoruz gerçekten hayatı ve biliyor musunuz Türkiye'ye gittiğimde buradaki sakin ve yavaş hayatı özlüyorum. Orada sudan çıkmış balık gibi oluyoruz adeta.

Şimdi günü az da olsa bir tarafından yakalamanın zamanı geldi. Yarın haftanın ilk günü. Sizler nasıl pazartesi sendromu yaşıyorsanız biz de cumartesi sendromu yaşıyoruz burada. Herkese mutlu hafta sonları diliyorum. Keşke burada bizim de dinlenip bir şeyler yapabileceğimiz iki günümüz olsaydı. İnanın hafta sonlarını çok özlüyoruz. İmkanı olanlar bizim için de değerlendirsinler hafta sonlarını. 

2 yorum:

  1. Tuğbacım neresinden yakalarsan kar'dır unutma, canın sıkılmış biraz senin ama normal üzücü şeyler yaşadın, insanın hüzne de ihtiyacı var tabi ama sen gel oradaki güneşli ve sıcak havanın senin enerjini yükseltmesine izin ver,yapmak istediklerine de bir ucundan başla kendini sıkboğaz etmeden göreceksin kendiliğinden gelişecek sonrası, tembelliği de sonuna dek destekleyen biri olarak ediyorum bu lafları, çok öpüyorum seni, ne güzel eşinle birbirinize destek olarak hayatınıza zor da olsa uzak da olsa farklı anılar yazıyorsunuz onun için her yerin ve herşeyin tadını çıkar, bazen kötü gibi görünsede durum aslında hiç de öyle değildir unutma, kucak dolusu sevgilerimizle.... ;)

    YanıtlayınSil
  2. bugün de memleketinde durum aynı izmit bugün ışıl ışıl yavaştan hayal et bence buraları iyi geliyor insana..senin kadar uzak değilim ama bende ufaktan gurbet formundayım...tembellikten zarar gelmez ama biraz uzun sürerse can sıkar..bence silkin...çalışmak bile güzel benim gibi evhanımına emin ol..sen de bunun senin için ne büyük şans olduğunu düşünüp biraz rahatla..:))

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)