25 Mart 2012 Pazar

Sabahın küçük mutlulukları


Bu sabah yine bin bir güçlükle yataktan kalktım. Bütün enerjim yatak tarafından emilmiş, bana hiç bir şey kalmamış gibiydi adeta.  O güzelim sıcaklığı bırakıp güne katılmak için pek de hevesli değildim. Sanırım bahar yorgunluğu beni erkenden etkisi altına aldı. Buna başka bir sebep bulamadım. Sabahleyin ofise gelirken yemekhaneye uğradım ve kapıyı açmamla beni taze poğaça kokusu karşıladı. Yeni aşçımız pek hamarat. Sabahları simit bile yapıyor, sonra pide, pizza ve çok güzel çorbaları ve sulu yemekleri de var. Biz bu sıra yediklerimize dikkat ettiğimiz için hamur işlerinden çok yememeye gayret ediyoruz ama yemekler güzel olduğunda orada yiyoruz. Öyle cumbul cumbul yağlı ve salçalı değil. Önceden berbattı resmen.Bu sabah da yediğim peynirli poğaçanın her ne kadar peyniri pek harika olmasa da yeni fırından çıkmış sıcacık oluşu sabahımıza renk kattı. Sanki gidip pastaneden almış gibi hissettim kendimi. 


Bu tombik salyangoz da sabah beni ofise gelirken yolda karşıladı. Havaların güzelleşmesiyle türlü böcekler de kendini göstermeye başladı. Yakında dev çekirgeler de ortaya çıkarlar. En çok o kocaman çekirgelerden ve kanatlı hamam böceklerinden korkuyorum. Geçen sene ilk defa çıyan denen hayvan ile de tanıştık. Berbattı. Bir daha da görmek istemem açıkçası. Eve en çok onun girmesinden korkuyorum. Geçen yaz evde kedi varken girmişti, zavallı kedim bile ondan tırsmış uzaktan izliyordu. Ayakkabıyla bile zor öldürdüm kendisini, zira iyi ki yanına yanaşmadı kediciğim belki de zehirlenirdi o çirkin hayvan yüzünden.


Yakından da pek bir sevimli görünüyor. O antenlerine bayılıyorum. Her ne kadar tadı lezzetli olsa da böyle bakınca bu hayvanı yediğime inanamıyorum. Ağır ağır ilerlerken arkasında bıraktığı iz de benim pek hoşuma gidiyor. Ezilmesin diye ne zaman görsem kenara alıyorum, bu sefer de öyle yaptım ama umarım benden sonra gelenler üzerine basmamışlardır. 

Not: Bu sıra Cezayir'i tanıtmak maksatlı yazılar pek yazmadığımın farkındayım. Bu tür yazılar daha çok zaman gerektirdiğinden yazamadım ama hazırlık içerisindeyim. Birkaç güne kadar yeni tanıtım yazıları yayınlayacağım. Yemeklerden başlamayı düşünüyorum sonra da şehir fotoğrafları ve insanlar. Güzel olacağına inanıyorum umarım siz de seversiniz.

Herkese mutlu hafta sonları. 

4 yorum:

  1. evet evet... bol bol olsun fotoğraflar :)

    YanıtlayınSil
  2. Tuğba cezayirde bizim poğaça şaştım onlarda bilirmiymiş bunu ???
    boşver sen güzel koku galyanlarına gelme!!!!özellikle poğaçalarda tadı güzel olsun diye çok yağ var maalesef ....evet bize Cezayiri anlat göster bekliyorum sabırsızlıla geldiğinde yorumlarını bırak lütfen seninde sayfamda ismini görmek istiyorum....sevgiler

    YanıtlayınSil
  3. Saçaklı;
    Teşekkürler. Bol olacak merak etme:).)Bol bol foto koyacağım anlatırken buraları. Zaten okunulanları görerek pekiştirmek pek daha güzel oluyor bencede:)
    Sevgiler kocaman

    YanıtlayınSil
  4. Pozitif Pembe;
    Bizim aşçımız Türk olduğu için canım biliyor. Cezayirlilerin de bu tip yiyecekleri var ama pek bizim poğaçaya benzemiyor. Onlar daha çok kruvasan ve petit pain dediğimiz içi çikolatalı kruvasandan yemeyi seviyorlar. Bende sıcaklığına kanıverdim valla biraz yağlıydı ama napalım arada o kadar olur. Zaten her dk yediğimiz bir şey değil:)Bir nevi hasret giderdik kendisiyle iyi oldu:)Çok öptüm canım. Yorumlarımı bıraktım canım zaten yemekler harika valla üzerine yorum yazılmayacak gibi değil ki:)

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)