18 Ekim 2014 Cumartesi

Mechmoum-Cennetin kokusu


Bugün haftanın ilk günü olması itibariyle zor geçti. Sakin bir gündü aslında,  belki de fazla sakin olmasıdır insanı boğan tarafı. Yine de güneşli bir gün olduğu için şanslı sayılırız. Henüz kış ile kaynaşma havasına giremedik. Havalar da böyle gittikçe gidemeyeceğimizi düşünüyorum açıkçası. 

Gittiğim gördüğüm yerler hakkında sık sık düşünürüm. Yazacağım zamanlarda özellikle aklıma türlü detaylar takılır. Ama zaman geçtikçe unutuyorum o hiç aklımdan gitmesini istemediğim zamanları. Bu yüzden üzülüyorum. Şimdilerde düşününce Fas Tunus ve Paris sanki bir masal gibi geliyor. Gözümü kapatıp kendimi orada hayal ettiğimde sadece belli başlı şeyleri hatırlıyorum. Oradaykenki hissiyatımı bir yerlerde saklayabilmeyi çok isterdim oysa ki. Zaman zaman çıkartıp o hislerle yoğrulmak iyi gelirdi. 

Yasemin çiçeği Tunustaki adıyla Mechmoum oradayken en çok aklıma yer eden şey oldu. İlk gördüğümde bir kilise bahçesindeydim, bir koca saksının dibinde unutulmuş gibi duruyordu. Eğilip kokladım, öyle güzeldi ki almaya kıyamadım onu yerinden. Oysa kökü yere değmiyordu öylece toprağın üzerinde bekliyordu sadece. Çok etkilendiğimi itiraf ediyorum. Yasemin çiçeğini severim, daha çok şeklinden ziyade kokusunu. Bazen yoğun olarak duyunca rahatsız olsam da yine de bende güzel duygular çağrıştırıyor.

Ece Temelkuran'ın Düğümlere Üfleyen Kadınlar kitabını okuyorum şu günlerde. Pek çabuk ilerleyemiyorum neden bilmem. Orada bir bölümde başlıktı bu çiçek, resmi ile birlikte. Adını o ana dek bilmiyordum, tipinden tanıdım. Oradayken sorduğumuzda bir şeyler dediklerini anımsıyordum ama uçmuş gitmiş kelimeler aklımdan tam manasıyla. Mişmuum diye telafuz ediliyormuş. Güzel, ahenkli bir adı var var kendi gibi. Bu çektiğim fotoğraf da kıymetlidir bu yüzden benim için. O kilise bahçesindeki anı dondurmaktı işte hepsi o aslında, yine de özel. Elime alıp koklasam da yanımda götürmeye pek çekinmiştim, içim el vermemişti. Sonrasında bir yerlerden bir tane almıştım ama sanırım yolculuk esnasında kaybettim. Üzülüyorum. 

Buralarda yasemin ağacı sokaklarda epeyce var. Ama böylesine hiç rastlamadım. Muhtemelen kuruyunca büzülüp bozulacak kokusunu yitirecekti ama olsun, keşke onu da kaybetmeseydim anılarım gibi. Tunus sokaklarında olmak güzeldi. Bu üç büyülü coğrafta Fas, Tunus ve Cezayir hayatımda ne kadar büyük bir alanı kaplıyor düşünüyorum da, hoşuma gidiyor, zorlukları olduysa da. Hep böyle büyülü mekanlarda dolaşmak ve o heyecanı iliklerime kadar hissetmek gibi bir derdim olmuştu içten içe, burada o büyüyü fazlaca hissedemiyor olsak da yine de yetiniyorum. Tunus ve Fas ile bir gün yeniden kucaklaşmayı ümit ediyorum.

 Fotoğraf: Pinterest

Fotoğrafı alıntıladım ama aynı böyle adamları sokaklarda yaseminleri satarken gördüğümü anımsıyorum. Fotoğraf çekmeye olanak bulamamışım herhalde, ne yazık.

 Fotoğraf: www.harissa.com

Epey emek de var bu demetlerin üzerinde. O mini mini narin çiçekleri böyle incelikle bir araya getirmek herkesin harcı olmasa gerek.

 Fotoğraf: Google Tunisie Jasmin

 Fotoğraf: Pinterest

Tam da bu amcanın oturduğu yerde, kendi tabirimle karpuz kapının önünde benim de bir fotoğrafım var. Orada dakikalarca kalmak istemiştim. O beyazlık insanı çılgınca içine çekiyordu. Özlemişim o hissi. Keşke biz oradayken de bu satıcıyla karşılaşsaydık, belki ben de yanında bir süre beklerdim ve çiçeklerin kokusunu içime çekerdim. Belki de anlatacak ufak tefek şeyleri olurdu bana.

Fotoğraf: Seghaier Lotfi

Bu da eski bir tablo, yasemin satıcılarını anlatan. Hoşuma gitti paylaşmak istedim. Umarım siz de benim kadar seversiniz bu cennet kokulu çiçeklerin hayatımdaki yerini. 

8 yorum:

  1. Gecenin bir yarısı bu güzel çiçeğin kokusu geldi sanki burnuma... Ve bu sessizlikte bir anda başlayan insanın içinde hoş duygular uyandıran eşsiz müziği dinlemek huzur verdi bana. Teşekkür ederim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahh o koku bu fotoğrafa bakınca benim de burnuma geliyor her zaman. Ne kadar da hoş, naif. Müzik konusunda hala tereddütlerim var ama zaman zaman değiştirip böyle hoş ezgilerle buraların ruhunu daha çok yansıtabilmeyi ümit ediyorum.
      Ben teşekkür ederim:)
      Sevgilerimle

      Sil
  2. Yasemin çiçeğini her gördüğümde ve kokladığımda antik çağlarda kadınların saçlarına yasemin çiçekleri bağladıkları aklıma geliyor ben de çok seviyorum kokusunu, bu şekilde demet yapıldığını hiç görmemiştim çok büyük emek gerçekten

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar da güzel söylemişsin ve sana anımsattığı şey gerçekten çok hoş. Benim de güzel anılarım ve umutlu hayallerimin hepsi bir araya toplanıyor bu görsellikle ve hoş kokuyla. Evimin bahçesinde bir ağacı olsun bile istiyorum beni alıp götürecek ve zaman zaman buraları anımsatacak. Bu şeklini ben de ilk kez Tunus'ta gördüm. Keşke yapanları da görebilseydim ama kimbilir belki bir dahaki seferde:)
      Sevgilerimle

      Sil
  3. Ben de Tunus'tan böyle demetler almıştım. Yıllarca inatla sakladım, tabii kokuları ve şekilleri kalmamıştı hiç. Sonra mecburen atıldı tabii. Tamamen unutmuşum, yazın bir çok anıyı canlandırdı. Fas da Tunus da büyülü yerler gerçekten. Tekrar gitmeyi çok isterim. Seyahat anları uçup gidiyor gerçekten. Hep yazmak istiyorum ama bir nedenle bir türlü olmuyor. Sen yazıyorsun en azından, blog bu yüzden çok kıymetli.
    .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Işın;
      Demek sende gördün kokladın o güzellikleri. Nasıl da narin ve sevimliler. Ama evet dediğin gibi uzun zaman saklamak isteyince ne yazık ki zamana yenik düşüyorlar. Aslında böyle vernikle falan sabitlemek lazım, sanırım o zaman daha uzun süre dayanırlar. Ben de yeniden gitmeyi çok arzu ediyorum bilhassa Fas'a. Daha göremediğim pek çok yeri var ve oldukça da büyülü. Seyahat anıları evet çok hainler, durdukları yerde durmuyorlar. Unutmak çok üzüyor insanı. Keşke ilk halleriyle saklayabilsek. Sen de notlar almalı ve yazmalısın, hem insana çok iyi geliyor. Blog evet kesinlikle çok kıymetli. Bunu bilen birisiyle tanışmak beni mutlu etti, teşekkür ederim.
      Kocaman sevgiler selamlar

      Sil
  4. merhabalar tugba...nagmelere bayildim:)
    muzugi cok seven biri olarak...cok hos geldi kulagima...
    benim damadim fas kokenli:)ailesi orada
    kizimin dugunu fasta yapilmisti...amerikada yasiyorlar...
    bak beni nerelere goturdun....sevgiler bahcemden...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar;
      Güzel, içten yorumunuza teşekkür ederim. Müziği beğenmenize sevindim. Ben de her açtığımda yeniden mutlu oluyorum bu ezgileri duyunca.
      Demek damadınız fas kökenli ne kadar güzel. Ahh Fas'ta bir düğün rüya gibi olmalı, ne büyük güzellik ve şans. Bir ömür mutlu olmalarını dilerim. Güzel anılarınıza yolculuk yaptırabildiysem ne mutlu bana.
      Benden de çok çok sevgiler, her zaman beklerim. Ben de bahçenize uğrayacağım:)

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)