24 Mayıs 2015 Pazar

Pazar notları: Ne bir oje, ne bir küpe


Bugün yine olağan bir pazar. Hava epey kasvetli. Yarından sonra artık sıcaklar geri geliyor diyorlar. Böyle yağdı yağacak derken insanın içi kararıyor. Yağsa rahatlayacağız ama o da yok.

Bu güzel desenle başlamak istedim yazıma. Yine koştur koştur geçen günlerin ardından geleneksel desenlere bakmak mutlu ediyor. Bu desenler Fas'ta daha sık karşımıza çıksa da Cezayir'de de çok kullanılıyor. Adı Zellij, Zillij deniyor. Zaten Fas ve Cezayir kültürü iç içe geçmiş durumda. Neyin nerede başlayıp nerede bittiği kestirilemiyor. Bu yüzden aslında Cezayir'e özgü bir desen stili de diyebiliriz. Detaylı açıklayacağım bir yazı hazırlıyorum. Orada nasıl yapıldığına dair de yazacağım çünkü benim çok ilgimi çekiyor. 

Desenli seramikler artık Türkiye'de de revaçta ama bu türleri değil. Umarım bir gün bunlar da gelir, zira benim en sevdiklerim. 

Cuma tatilimiz her zamanki gibi değildi bu sefer, epey güzel bir cuma geçirdik. Eşimin kardeşinin bebeği oldu demiştim. Onu görmeye gittik. Hep birlikte güzel bir kahvaltı ettik, bolca sohbet ettik ve bebişimizi sevdik. Maşallah büyümüş, tatlı bir bebek. Sonrasında da yeni tanıştığımız arkadaşlarımızla buluşup güzel vakit geçirdik. 

Başlık yazısında anlatmak istediğimse şuydu; uzun zamandır gerçekten içimden hiç takı takmak, süslenmek, kendime bakmak pek gelmiyordu. Normalde takıp takıştırmayı severim. Ama bir süredir iç sıkıntım dışıma vurdu herhalde. Ne oje sürüyordum ki çok severim, ne de bir minik küpe takıyordum. Yeni arkadaşlarımızla buluşmaya giderken biraz kendime çeki düzen verdim haliyle. Bana da pek iyi geldi. Zaten sonrasında özlediğimi fark ettim örneğin bugün minik bir küpe takıverdim. Hala eskiye dönememiş olsam da idare ediyorum vaziyetleri. Şantiye ortamı sanırım çok etkiliyor.


Yine bahçe duvarlarından bir kesit. Eltim, yani Fella'ların ailesinin verandası bu seramiklerle kaplıydı. Boş durmadım arada fotoğraf çektim elbette. Güzel kocaman bir evleri var. Geleneksel bir Cezayir evi aslında, büyük mutfak, kocaman odalar ve veranda. Orada olmak güzeldi. Çünkü devamlı şahtiye'de kalınca insan ev yaşantısını, ev havasını özlüyor. Bu deseni çizmeyi öğrenmeye çalışıyorum şu anda. Umarım bir gün nasıl yapıldığını videoların haricinde canlı canlı da görmek imkanı bulurum. Buradan dönmeden önce görmek, tecrübe etmek istediklerimin arasında seramiklerin ve takıların nasıl yapıldığını bizzat görmek de var. 




Bahçedeki saksının içinde iki tip sukulent'de vardı. İlk gittiğimde gözüme çarpmamıştı sonrasında hemen fotoğrafladım ve biraz da sevdim. Aslında ufak olanlardan biraz kendim için alıp saksıya diksem mi dedim ama sonra bozmaya kıyamadım. Belki bir dışarı çıktığımda çiçekçi açık olursa bakarım dedim verandamız için. O kadar güzeller ki sanki özenle yapılmışçasına narin ve muntazam. Kaktüs ve sukulentler en sevdiklerim. Onların etrafta bolca var olduğu bir coğrafyada olmak da harika. Her ne kadar bizim şantiyemiz ve çevresi pek nasibini almış olmasa da. 


Bu güzel kapılı ev de Fella'ların yan komşularının kapısıydı yanlış anımsamıyorsam. Arabayı döndürürken hızlıca çekiverdim. Ahşap kapıları daha çok sevsem de bu demir olanlar da hoşuma gidiyor. Ayrıca kenarlık olarak kullanılan desenli seramiklere de bayılıyorum. Başkentte bu tip binalar ve evler daha fazla tabiki. Buralar daha kasaba havasında olduğundan pek sık karşımıza çıkmıyor. Çıkınca da seviniyorum zaten fazlasıyla. 
 
 

Bu uykucu şirin de bizim şantiyemizin kedilerinden. Yattığı yer yemekhanenin kapısı. Arada artan yemeklerden veriyorlar. Bazen de ben onlar için aldığım mamadan koyuyorum. Bu sıra alamadım ama yakında yine alacağım. O gün sıcak bir gündü. Sıcak taşların üzerinde keyif yapmakta üstlerine yok zaten. Bu hallerine bayılıyorum. Her hayvanı seviyor olsam da bazen dünyadaki en güzel yaratıklar kedilermiş gibi geliyor :) Ama tabi sonra koalaları, pandaları, leoparları, balinaları düşününce vazgeçiyorum. Yine de etrafta kedi olması mutlu ediyor. 

Bize de size de güzel bir hafta diliyorum. Yanınızdakilerin, elinizdekilerin kıymetini bilin ve bu güzel havaların tadını çıkartın!

8 yorum:

  1. tuğba ne güzel yazmışsın yine,
    bebek güzel bir yaşama açmıştır gözlerini umarım,yürekten diliyorum:)
    seramikler ,kapılar ne güzeller:)
    iyi bir hafta hepimize olsun ve süslü püslü:))
    çok sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım teşekkür ederim. Beğenmene sevindim. Bebekler pek tatlılar güzel dileklerin için de teşekkürler.
      Seramikler burada en sevdiklerim ve ahh o ahşap kapılar harika.
      Hepimize mutlu haftalar canım.
      öpüyorum

      Sil
  2. Seramiklere, sukulentlere, tüm fotoğraflara bayıldım. Sukulentleri, kaktüsleri ben de çok seviyorum. Bakabilsem her yeri dolduracağım onlarla. Bu minik minik olanlardan bende de vardı ama bizim eve gelince şekilleri değişti. Bu bitkiler sanırım bulundukları ortamın şartlarına göre mutasyona uğruyorlar :))
    Hep dergilerde, Pinterest'te görünce böyle kapıların fotoğrafını pek gerçek gelmezdi. Yani gerçek, bu bildiğimiz sokaklarda düşünemezdim. Şimdi sen komşusunun kapısı diyince daha bir gerçek geldi. Birgün öyle kapısı olan bir evde otururum inşallah :) Her gün fotoğrafını çekerim herhalde :))
    Desenli seramiklere Instagram'da çok rastlıyorum. Millet nereden buluyo böyle güzel yerleri diye düşünüyorum^^ Sen orada bolca görüyorsun bunları, ne güzel.. Umarım yapılışını canlı canlı görme, hatta deneme şansı da bulursun.
    Sen haftayı neredeyse yarılamış olsan da iyi haftalar Tuğbacım :) Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denizcim teşekkürler. Kaktüs ve sukulentlere bakmak inan diğer çiçeklerden daha kolay. Çünkü devamlı su istemiyorlar güneşte olsunlar yeter. Çöl bitkisi oldukları için çok dayanıklılar. yani korkma bakarsın.
      O kapıları seramikleri falan ben de bu coğrafyada görene dek gerçek gibi hissetmiyordum. Buralarda yine az, hele bir de fas ve tunusu görsen, benim resmen dibim düşmüştü. Aklım oralarda kaldı.
      Desenli seramikler türkiyedekilerden çok farklı. yapımı da oldukça zor. Bununla ilgili bir video paylaşacağım. O fas te gördüklerim tek tek elle şekil verilip yapılıyormuş çok şaşırdım izleyince. Umarım burada da bulursam yapan bir yer gidip bakacağım.
      Sana da iyi haftalar canım. neyse ki bu hafta da bitti. Cuma tatilimize az kaldı yaşasınnnn!!!!

      Sil
  3. çok çok güzel bu seramikler. evimde olsun isterdim, insanın içini açıyorlar. kaktüsler benimde çok. şu sıralar açtı açacaklar, yakında hepsi şenlenecek. ben de bloga koyacağım, bakması bile zevkli..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de evimin her yerinde olsun isterdim bunlardan. Hele ki merdivenlere ve mutfağa çok yakışıyor bence. Orada bulsam tadilat sırasında yaptırırdım bizim izmirdeki eve ne yazık ki bu motiflilerden yok henüz. Kaktüslerin çiçekleri de ayrıca güzel oluyor. Çiçekler nasıl da mutlu ediyorlar insanı. Hepsi güzel güzel açar inşallah, koy blog sayfana bizim de içimiz şenlensin.

      Sil
  4. Yine ne güzel yazmışsın öyle, bir solukta okudum, fotoğraflara da bayıldım. Seramikler, çiçekler, kapı ve tatlı kedicik, hepsi birbirinden güzel.
    Güzel havaların tadını çıkarmak gerek haklısın, ama İzmir şimdiden epey ısındı, özellikle benim gibi hamişler için sıkıntılı zamanlar da başladı malesef :( Yine de yaşamak çok güzel.
    Sevgiyle kal :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canımmm teşekkür ederim. Benim de bu fotoğraflara bakınca içim açılıyor inan ki.
      Güzel havalar bir süredir burada kendini buluta bıraktı, güneş saklanıp duruyor ama bir iki güne düzelecekmiş. İzmir'e sıcak gelmesine sevindim. Biz gelince herhalde alev gibi olmuş olur artık. Hamişler için yaz zamanları sıkıntılı evet. Umarım kolayca geçirirsin bu harika zamanları.
      Sevgiler canım.
      Öpüyorum

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)