20 Mayıs 2015 Çarşamba

Tuareg gerçeği


Tuaregler ile ilgili ilk bilgiyi aslında televizyon sayesinde edinmiştim. Üniversite yıllarında Antropoloji eğitimimim sırasında ise onların hakkında daha fazla şey öğrendim. Bilgiler eskiyor. Şimdilerde çoğu şey hafızamda gitmiş gibi, ama hala ısrarla oralarda bir yerlerde olduklarına inanmaya çalışıyorum.

Şöyle ki Cezayir’e gelme durumumun hiç olmadığı o yıllarda yine bir tesadüf eseri Ankara'nın Ayrancı semtinde kurulan antika pazarından Tuareglerin çay seremonisini anlatan bir fotoğraf almıştım. Şimdi ne zaman o anı hatırlasam; o fotoğraf hayatın bana gönderdiği işaretmiş meğer diyorum.


Tuaregler gerçekten kültürel özellikleri ve yaşayış biçimleri açısından özel bir grup. Bu toprakların asıl sahipleri. Sahra çölündeki varlıkları bulduğum bilgilere göre 5.yüzyıla kadar uzanıyor. Ağırlıklı olarak Büyük Sahra Çölü’nün kuzey ve orta kesimlerinde yaşıyorlar. 19. yüzyıla kadar hayvancılık ve bölgelerinden geçen kervanlar üzerinden ticaret yaparak geçimlerini sağlamışlar.


Tuareg kelime anlamı olarak Arapçada ‘’Tanrı’nın terk ettiği’’ anlamına geliyor. Bunun zorlu çöl koşullarından ötürü alınan bir isim olduğunu düşünmüşümdür ben. Onlar kendilerine has, yalnız ve uzaklar. Yani onlar ‘öteki’ler’, bizim gibi veya bizden olmayanlar. Geniş bir alanda yaşamlarını sürdürüyorlar. Aslen Berberi kabilelerine bağlı göçmen topluluklar ki Nomad adı altında pek çok araştırma bulabilmek mümkün. Tifinagh adında bir el yazısı ile yazıyor ve Hami-Sami dil ailesine mensup bir Berber dili olan Tamaşek dilini kullanıyorlar. Genellikle çölde, step ve savanlarda yaşıyorlar. (Devamını Blogger Dergisinin 2. sayısı için yazdım, detayları paylaşacağım)

Bu kadar ansiklopedik bilgiden sonra gelelim anlatmak istediğim asıl mevzuya. Okul ve sonrasında Tuareg kültürü ilgimi çekmeye devam etti. Cezayir'e geleceğim belli olmaya yakın, hayaller kurmaya başlamıştım. Bundan sonraki hayatımda onların bulunduğu bu kurak coğrafyada sanki İndiana Jones misali maceradan maceraya koşacak, etrafta her gün kervanlar görecek, Tuareglerden efsaneler dinleyeceğim sanıyordum. Nasıl kuvvetli bir hayal gücüm olduğunu gerçeğiyle neden hala yüzleşemedim bilemiyorum. Tabi gerçek hayatla burun buruna gelince işin hiç de hayal ettiğim gibi olmadığını acı da olsa tecrübe ettim. 

Buradaki 8'i geçkin yılda toplamda sadece 5 tane tuareg görmüş olabilirim, saymadım. İlk gördüğüm Boumerdes şehri sahil kenarındaki birkaç tanesiydi. O kocaman gövdeleriyle kumda çay içiyorlardı. Şu hemen alttaki fotoğraftaki gibi olduklarını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz! O kadar heybetli, kasvetli ve korkunçtular ki, birkaç dakikalık sevinçten sonra yanlarına gitme kararımdan vazgeçmeden hemen önce titrediğimi hatırlıyorum. O bakışlarını asla unutamam. 
 
  Fotoğraflar: Mario Gerth, Pinterest

Gördüklerim televizyon ve dergilerde gördüğümüz gibi böyle maşallah temiz pak, pürüzsüz tene sahip, süslü, yakışıklı, güzel vücutlu falan değiller. 

Daha çok şöyle gibiler diyebilirim; sert mizaçlı, bıkkın, kokulu, güneşten buruşmuş tenleri, çok da temiz olmayan kıyafetleri ve ayaklarında parmak arası terlikleriyle, boğuk ses tonlu ve uzak insanlar. Biraz seri katil, biraz kötü polis, bir parça da sosyopat gibiler. 

 Fotoğraflar: Marc Reixach, Pinterest, Overcross.com, Flickr

Bazılarının yüzleri zaten hiç görünmüyor. Gözlerini görür de bakacak cesareti bulursanız, ya kan çanağı, ya da umutsuz derbeder bir ifadeyle çamur gibi kaplanmış iki yuvarlakla karşılaşırsınız. Genele vurmak istemesem de gördüklerim abartısız, tamamiyle böyleydi. 

Zorlu yaşam koşulları, uzaklık, yalnızlık, fakirlik, sanırım bu hallerinin en büyük nedeni. 

 Fotoğraflar: Pinterest

Bu fotoğraflardaki gibi yüzünde normal bir bakış veya hoş bir gülümseyiş olanına da hiç denk gelmedim. (Umarım bir gün gelirim) Konuşmaktan hoşlanmıyorlar. Yanlarına yanaşma çabamızı sanırım saçma buluyorlar. Bir nevi sanatçı-hayran ilişkisi gibi diyebilirim. Zaten yanaşsam da konuşamayacağımı daha ilk dakikada kavradım çünkü ne onlar Fransızca biliyorlar ne de ben Berberice.

 Fotoğraflar: Over blog , Flickr (illizi by flickr)

Elbette ben hala hayal kurmaya devam ediyorum, inatla. Belki bir çöl gezintisinde, belki sadece bir festivalde yeniden karşılaşabiliriz. Ama tabi işin içine gösteri dünyası girince gerçekler değişiyor.

İlk paylaştığım fotoğrafı bizzat çektim. Tizi Ouzou şehrinde bir festivale gitmiştik, 2011 Nisan ayıydı sanırım. Kulağında kulaklıklar vardı, minik bir cihazdan müzik dinliyordu, cana yakın değildi. Yaptığı çaydan içtik ama bulunduğu çadır koktuğu için çok uzun kalamadık. Zaten bizi istemediği her halinden belliydi. Orada neden bulunduğuna dair de bir fikri yok gibiydi. Oysa Cezayir'e gelirken ben, bir Tuareg görsem hemen boynuna sarılacak bir çocuk kadar çok heyecanlıydım. 

8 senede sadece bir kez deve gördüm. Tuareglerin sayısı da 5 i geçmez, saymadım. Hala, hayatın tüm gerçekliğine rağmen olur da bir gün bir tanesiyle tanışır, oturur çay içer iki kelam ederiz diye hayal kuruyorum. 

22 yorum:

  1. aman ben korktum bu Tuareg gerçeğinden tuğba:)
    en iyisimi bu hiç bilmediğim ve ilk kez okuduğum engin bilgilerle kalayım ben:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Valla insan korkuyor gerçekten ama bir o kadar da heyecanlı elbette.
      Kocaman sevgiler

      Sil
  2. Cahilim.
    İsimleri bana oynadığım bir online oyundan yakın geldi, savaşçı, yabani gibi düşünmüştüm. Kim olduklarını şimdi öğrendim. Gerçekten, bazen çok cahil olduğumu görünce utanıyorum. Açık etmese miydim :D
    Öğrenmek güzel yine de :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denizcim bilmemen çok normal ki aslında, ne olacak hem, bak şimdi öğrendin. Her gün yeni bir şeyler öğrenmiyor muyuz zaten, en güzeli bu:)
      Ben de açık ederim bilmediklerimi, hem öyle olunca öğrenme isteği arzusu da artıyor, iyi yaptın:)
      Sevgiler canım

      Sil
    2. Doğru diyorsun :)
      Sevgiler.

      Sil
  3. Ben de meraklandım bu konuda. Bilinmezin çekiciliği sanırım. İsimlerini duymuştum daha önce. Ne kadar değişik hayatlar var. Acaba normal yaşantıları nasıl? Kadınlar hiç mi görünmüyorlar? Bir belgeselcinin gidip araştırması gerek belki de. Tuareg oysa ne kadar havalı geliyor isim olarak. Hem çevresel etkiler, hem hayatta kalmak için verdikleri mücadele onları böyle asosyal yaptı belki de. Hani zorluk ve yokluk çeken dedelerimiz pek öyle her şeye gülmezler, sevindiklerini gösteremezler ya öyle galiba. Neyse. Belki bir gün konuşma ve hasbi hal etme imkanınız olur da benim de merakım biter.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bilmediğimiz şeyleri öğrenmek ne kadar da güzel oluyor öyle değil mi? Çok değişik daha ne kadar fazla hayat var bilmediğimiz. Ben hiç kadın tuareg'i görmedim yakından. Fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla ve çöle gidenlerin anlattıkları kadarıyla kadınlar da kendilerini göstermiyorlar, fotoğraf çekilmekten hoşlanmıyorlar, örtülüler. Yaşadıkları zor koşullar kesinlikle bunun nedeni gibi görünüyor. Bir de tabi kendilerine has gelenek görenekleri var. Umarım dediğin gibi bir gün konuşma imkanı bulurum.
      Sevgilerimle

      Sil
  4. Tuğbacım, ilk olarak seneler önce Ankara'da almış olduğun o fotoğraf ayrıntısı çok ilginç geldi bana. Ne müthiş bir tesadüf. İkincisi, Tuareglerin şu anda ne ile geçindiklerini merak ettim. Bir de kadınını görüp görmediğini:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım;
      o fotoğraf ayrıntısı inan çok acayip. Ben de düşündükçe hayretler içerisinde kalıyorum her seferinde. O zamanlarda da çok ilgi duyardım ve o fotoğrafı nasıl büyük hevesle almıştım.Öğrenci parasıyla da az buz değildi hani:) Tuaregler 19. yüzyıla kadar hayvancılık ve bölgelerinden geçen kervanlar üzerinden ticaret yaparak geçimlerini sağlamışlar. Deve, keçi ve koyun besleyerek geçinen bu grup; bir otlak bulmak veya başka halklar ile ticaret yapabilmek amacıyla çıkarttıkları kaya tuzunu, tahılla değiştirmek için sürekli göç etmek zorunda kalırlarmış. Şu anda da hayvancılık yapıyorlar diye biliniyor. Çölün girişinde Ghardaia bölgesi bu konuda çok ilgimi çekiyor. Orada köyleri falan var, keşfetmek çok güzel olurdu. Kadınlarını yakından hiç görmedim ama giden arkadaşlarda örtülerinden pek görememişler. Bir de saklanıyorlarmış insanlardan öyle dediler. Ama festivallerde falan dans ediyorlar. Festivale gelen ama Cezayir'den olmayan Tuareg grubunda kadınlar görmüştüm ama buradakilerden farklı giyimleri falan epey.

      Sil
  5. Ne güzel farklı blogerlerin farklı ülkelerden yazmaları. Zaten yazdıklarınız hep samimi ve sıcak. Bu Tuareg konusuda çok enteresan. Daha önce bu tanimi bi araba markasından biliyorlar. Çölde yaşayan anlamına gediğini ordan biliyordum. Demekki öyle bir kültür var dedim, ama daha fazlasını bilmiyordum. Çok güzel ve enteresan geldi bu yazı bana. Orada, yani Cezayir'de çok ilginç bir hayat tecrübesi ediniyorsunuz. Bunlar yaşamınıza artılar kayacak nitelikte bence. Severek okuyan sadece ben olmadığımı biliyorum. Ama bir kaç blog yazıları gibi, her yeni yazınızı merakla bekleyenlerdenim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba;
      ben de farklı ülkelerdeki blog sahiplerini okumaktan büyük keyif alıyorum. Her yerin kendine has özellikleri insanı cezbediyor. Tuareg evet sanırım bir jip markası öyle değil mi? Enteresanlar gerçekten. Yazımın tamamı aslında dergide mevcut ama yayınlanmadı henüz, yayınlanmazsa devamını buradan paylaşacağım yeniden merak edenler için. Burada edindiğim tecrübeler benim için çok özel ve de güzel elbette. Severek okumanıza çok memnun oluyorum. Böyle güzel geri dönüşler almak acayip motive ediyor beni:)
      Elimden geldiğince sık yazmaya gayret ediyorum. Umarım bundan sonra daha düzenli bir şekilde yazacağım. Teşekkür ederim güzel sözleriniz için.
      Sevgiler Cezayir'den:)

      Sil
  6. Bildiğim kadar ile birden fazla ülkede yaşayan göçebe bir toplum. Belki de sizden farklı olarak öğrenebileceğim nokta, ülkeler arasında transit dolaşabiliyorlar mı yoksa sadece bulundukları ülkenin vatandaşı mı sayılıyorlar?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mehmet Bey;
      Pek çok ülkede Tuaregler var evet. Fas, Cezayir Libya Mali ve Nijer de. Ama bildiğim kadarıyla bulundukları ülkenin vatandaşı sayılıyorlar. Yani Tuareg olmaları onlara farklı olanaklar sunmuyor. Yine de yanlış bir şeyler söylemek istemem elbette, benim burada yaşadığım süre içinde idrak edebildiğim bu. Dediğim gibi bir festivalde birkaç tuareg tanıdım onlar hayatlarını devam ettirdikleri bölgenin insanı olarak tanıtıyorlardı kendilerini. Sınırlardan özel bir geçiş hakları da yok. Zaten genelde bölgelerinden pek ayrılmıyorlar. Ama dediğim gibi kendi aralarında da pek çok gruba ayrılıyorlar, bölge bölge ve grup olarak giyimleri, gelenekleri, örtünme şekilleri, tavırları bile değişiklik gösteriyor.

      Sil
  7. İlgiyle okudum.. teşekkürler paylaşım için..
    ilginçlermiş. tuareg araba markasından duymuştum ama ne olduğu hakkında bilgim yoktu. :) öğrenmiş oldum.
    oraların yerleşik halkı berberiler diye duymuştum. bir de tuareg berberi ilişkisini tam anlayamadım. berberilerin bir alt etnisitesi gibi mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar. Ben teşekkür ederim yorumunuz için asıl. İlginç bir kültür gerçekten, insan hep daha fazlasını öğrenmek istiyor onlarla ilgili.
      Yerleşik halk berberiler (Amazigh) evet. Tuaregler de berberi etniğinden kabul ediliyorlar zaten. Farklı farklı bölgelerde de isimleri değişiyor, güneyde yerleşmiş berberi halka tuareg deniyor.En azından benim bildiğim kadarıyla böyle.
      Sevgilerimle

      Sil
    2. Tekrar teşekkür ederim..
      selamlar.. sevgiler...

      Sil
  8. Çok ilginç bilgiler. Çok keyif aldım. Teşekkür ederiz:-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba;
      Keyif almanıza çok sevindim. Ben teşekkür ederim yorum için.
      Sevgilerimle:)

      Sil
  9. Çok büyük ilgiyle okudum yazdıklarını. Hiçbir fikrim yoktu doğrusu. Yazının tamamı için biraz beklememiz gerekiyor anladığım kadarıyla. Mutlaka yaz:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım,
      ilgini çekmesine çok sevindim. Yazının tamamı blogger dergisi için yazılmıştı, ne zaman çıkacak yeni sayı bilmiyorum ama burada da yayınlamayı düşünüyorum çünkü okuyanların çok ilgisini çekti.
      Kocaman sevgiler

      Sil
  10. Merhaba,
    Toureg adını ilk yazar Deniz İrfan'dan duymuştum, romanı 'Yedi Sekiz'de Toureng karakterleri var, tavsiye ederim. Sevgilerimle

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba;
      Deniz İrfan isimli yazarı bilmiyorum ama Türkiye'ye gittiğimde bakacağım. Tuareglerden bahsediyorsa ilgimi çekecektir. teşekkür ederim tavsiye için.
      Benden de size sevgiler

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)