23 Kasım 2015 Pazartesi

Çay ve hikâye

 Fotoğraf:www.pbase.com/cyrilp/kabpays

Bizim buraların manzarası aynen böyle. Son birkaç gündür havalar soğumaya başladı ve elbette ki sabahları yoğun bir sis var etrafta. Aslında güzel zamanlar, her mevsimin tadı başka. Yeşiller coştu yine, her yer alabildiğine ot. Çamların iğnelerindeki damlalar bile neşe verebiliyor insana. Böyle güzel köprülerimiz de var dağların yamaçlarında. Üzerlerinden tren geçenleri de var, yaya olarak yürünenleri de. Her yer doğaya ait, her yer kendi hikayesini anlatıyor sabah akşam. Sabah kalkıp bulutların içinden geçiyorum ve öğlen yeşil bir denize atıyorum adımımı, ofisin önündeki çimlere bir örtü sersem bir ormanın içi sanki. Oysa yazın nasıl da çorak ve sarı. 

Fotoğraf:www.routard.com

Her detayın bir hikayesi var. Böyle hissediyor insan burada yaşarken. Bir de insanların yüzleri...Sanki çoktan dünyanın her yerine yolculuk etmişler de türlü anılar toplamışlar gibi yüzleri. Kiminin kasvet dolu, kimininki alabildiğine telaşlı ve dalgalı. Kimi yaşlı, parasız, kimsesiz ama yüzündeki gülümsemeyi durduramıyor; kimiyse alabildiğine mutsuz ve huzursuz. Etraf hikayesi olan insanlarla dolu tıpkı diğer coğrafyalarda olduğu gibi aslında. Burada sadece daha gerçek geliyor bana her şey, daha az oynanmış, yalansız ve maskesiz. 

Cezayir'de en çok sevilen şey şu naneli şekerli çay sanırım. Çoğu kişinin de merak ettiği yegane şey, yemeklerden sonra. Biz de bayılıyoruz bu çaya. Aslında şekersiz de tercih edebiliyorsunuz ama çoğu yerde direk şekeri koyuyorlar içine. Ama evde yaparken şekerini azaltabilirsiniz elbette. 

Bu çay her kesimin sıkça tükettiği bir içecek türü. Yemek sonrasında hazmettirici özelliği de var bana göre. Naneli olması ferahlatıcı ve ayrıca yeşil çayla yapıldığı için sağlıklı da. Denemek isteyenler web'den de Thé à la menthe marocain(Naneli Fas çayı)veya Thé à la menthe Algerien yazarak detaylı tarif bakabilirler ama ben kısaca yazacağım. 

Fotoğraf: Pinterest

Böyle köpüklü olmasının sırrı da bu tip bir ince ağızlı demlikle oldukça yukarıdan dökülerek servis edilmesi. E tabi bardaklar ve tepsi de buraların ruhunu yansıtıyor güzelce. 

 https://www.pinterest.com/nabilabz

İlk denemem de itiraf edeyim içilmesi çok güç zift gibi acı bir çay yapmıştım. Yazık; annem, teyzem ve kuzenlerim de heves edip yaptım diye beni kıramayıp o iğrenç çayı içmişlerdi. Birkaç kere yaptıktan sonra alıştım. Aslında işin sırrı hafif bir yeşil çay almakta ve az süreli olarak ateşte tutmakta. 

Naneyi bol koyarsanız bence daha güzel oluyor ama tercih sizin. 

 https://www.pinterest.com/regi12/marokko/

Fas'ta böyle hazır olarak da satılıyor içmek isteyenler için. Yan tarafta şekersiz olanları da var. İçine hemencik kaynatılmış yeşil çayı ekleyip veriyorlar. Hem öyle çok sıcak olmasını da beklemeyin, genelde evlerde içtiğimiz çaydan daha ılık geliyor bu çaylar. Ama kendiniz yaptığınızda sıcak sıcak tüketebilirsiniz.

Thé à la menthe Algerien (Naneli Cezayir çayı)

Malzemeler;
Bir demet nane
Küp veya toz şeker
Kaynamış su
Yeşil çay

Yapılışı ise şöyle;
İstediğiniz ölçüde bir kapta kaynattığınız sıcak suyun içine, ki iyice kaynar olursa su harika olur, bir çorba kaşığı toz şeker atın. İki kaşık bile atılabiliyor, istediğiniz tada göre. Ben iki atıyorum:) Yalnız orjinalinde epey şekerli bir çay olduğunu yeniden belirteyim. (Tariflerde 4 kişilik çay için 30 küp şeker atıldığı yazılıyor genelde.) Şeker erimeye yakın bir çorba kaşığı da yeşil çay ekleyin. Şöyle bir karıştırıp ocaktan alın. Yeşil çay, hemen rengini veriyor zaten, çok bekletip demlensin derseniz acısı çıkıyor ve içilmez bir şey oluyor. Bu yüzden dakikalar çok önemli. İlk seferde olmasa da ikincisinde mutlaka tutturursunuz merak etmeyin. 

Bir demliğe naneleri koyup yıkayın. Kaynattığınız çayı süzgeçle süzerek nanelerin bulunduğu demliğe aktarın. Sonra demliği biraz yukardan tutarak ve köpürterek servis edin. İsterseniz servis edeceğiniz bardakların içine nane koyarak da bu işlemi yapabilirsiniz. Zevk size kalmış:)İşte bu kadar basit! 

16 yorum:

  1. Kışın özellikle bu tarz çaylar hoşuma gidiyor. Deneyeceğim bir hafta sonu :)
    Teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım aynen benim de kışları daha çok hoşuma gidiyor ama bu öyle hafif bir çay oluyor ki yazın da gayet güzel içiliyor. Dene bence de :)
      Sevgiler

      Sil
  2. Aaa bildim bildim! Senin yaptığın ziftimsi çayı ben de yaptım Tuğbacım :D Yeşil çayı ilk denediğim zamandı. Siyah çay gibi demledim ben onu bir güzel. Altta da su kaynıyor felan. Bir güzel doldurdum bardağa, limon da sıktım, ilk kez yeşil çay içicem. Offff o nedir öyle, buruuuk, acııı, limon da kaynar suya damlattığımdan iyice acılaştırmış. İçmez olaydım. Sonra araştırdım ki yeşil çay çok kaynar suya atılmazmış. İnsan tecrübeleriyle var işte. O çayı az çok tahmin edebiliyorum. Bol naneli yeşil çayı severim ben de. Ama 30 şeker, 4 kişiye, uuu şerbet gibi olmaz mı yaa.
    Yalnız o hazır bardaklara da bayıldım. Naneler ne kadar taze ve güzel görünüyor. Bizim buralardakilerden de farklı sanki. Daha toparlak yapraklar.
    Ah bak o kadar şey yazdın, hepsini okudum ama direkt tarife ve nanelere takıldım.
    Fotoğraflar çok güzel. O bardaklara ve demliğe de bittim.
    Burada hava biraz iyiydi birkaç haftadır. O sebeple çimenler hep senin de bahsettiğin şekilde yemyeşildi. Papatyalar bile coşmuştu. Kış gelecek diye bekliyoruz bakalım, giden ömür değilmiş gibi..
    Çok yazmışım yine :) Sevgiler gönderiyorum, musmutlu bir haftanız olsun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denizcim,
      O tecrübeyi senin de yaşamana üzüldüm:) ayy nasıl iğrenç bir şey oluyor değil mi. Ama hemen alınınca ateşten şahane.
      Bu çayda bal gibi olmasıyla ünlü canım:) ilk sefer bana çok acayip geldi ama bu çayda iyi geliyor artık. Normalde şeker kullanmıyoruz biz karı koca üstelik.
      Naneler aslında aynı ya fotodan bence öyle görünmüş. Tr deki naneleri unutmuşum şimdi hatırlayamadım tam ama bir fark olduğunu sanmıyorum. Belki yaprakları da büyüktür buradakilerin.
      Demlikleri ben de çok seviyorum, hatta buradan alayım dedim ama tr de de çok var. Annemde bile eskiden kalma vardı bir tane dedim buradan taşımayayım. Bardaklar da buraya özgü. Ben almıştım buradan tr ye götürdüm anneme, aaa altını bi çevirdi paşabahçe yazmıyor mu:) ne güldük. Ama sonra paşabahçeye sordum, bölgelere göre özel üretim yapıyorlarmış. Yani bazı güzeller burada bulunuyor sanırım sadece.
      Havalar burada da iyiydi ama bozdu artık. Bugün ilk kez kazak giydim hem de boğazlı. Yeşiller ama harika gerçekten, yağmuru gören otlar coştu ki ne coştu.
      İyi ki çok yazıyorsun güzel oluyor.
      Öpüyorum kocaman

      Sil
  3. fotoğraflarına bayılıyorum,anlatım diline de,öyle ki okurken ne anlattığından çok okuma zevkimi perçinliyor.
    bu çayı deneyeceğim,çok sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım teşekkür ederim. Denemelisin çayı kesinlikle. Biz pek keyif alarak tüketiyoruz.
      Sevgiler benden de:)

      Sil
  4. Nane çayını çok içiyorum ben. Tazesini de içiyorum ama genelde kurutulmuş nane yapraklarını kaynar suyun içine atıp, içine de bir limon koyuyorum. Yeşil çayı ayrıca içiyorum. İkisini bir arada denemeliyim belki de! Şimdi sen öyle dediğine göre.
    Bu aralar niyeyse her şeyden elimi eteğimi çekesim var. Sosyal medyanın yanına yaklaşmıyorum. Bugün bir fotoğraf koyduğuma şaşırdım. Elim telefona hiç gitmiyor. Battaniye altına girip uyuyasım var. Düşün kitap bile almadım elime. Ben battaniyenin altındayken mutfaktan kızarmış ekmeğin kokusu gelsin istiyorum. Kış gelmekte sanırım.
    Bu sene birkaç kez Selçuk'un ağzından kışı hiç sevmiyorum diye duydum. Sık sık tekrarlıyor. Hep sıcak mevsimlerden, bu mevsimlerin uzun sürdüğü coğrafyalardan bahsediyor.
    Ne oluyor, dedim bu sabah yine kıştan nefret ediyorum deyince.
    Geri çekilmedi. Karı, kışı, soğuğu sevmiyorum dedi.

    Böyleyken böyle Tuğbacım.
    Üstümde bir uyku hali...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Özlemcim;
      Ben poşet nane çaylarını sevmiyorum pek. Nanenin aromasını sevdiğim için çaylara atıyoruz ama nane çayı adı altındakiler hoşuma gitmiyor. Eşim sever içer arada ama bana yapay geliyor tatları. Yeşil çayı da seviyorum ama aromalı olacak illaki:)İkisini bir arada dene mutlaka seveceksin eminim:)
      Bu sıra havaların kötüleşmesiyle ben de durgunlaştım, hep düşünesim, uzanasım, uyuyasım falan var. Yapmak istediklerimi erteliyorum. Ben de tüm kitaplarımı yolladım okumak istediğimde web den yahut pc den buluyorum bişeyler. Ama bu havaların olmazsa olmazı battaniyeler. Tr ye gelince ilk iş bir battaniye alacağım, evde eksikler var bir sürü malum, bunlardan biri de battaniye:) unutmuşum yeni geldi aklıma..Sırf yorgan veya örtü kışın beni kesmiyor illa yumuş yumuş bir şeyler olacak sarılacağım:) Biz de yazı seviyoruz, hep öyle yerlerin hayalini kuruyoruz. Nefret ediyorum diyemem ama lahana gibi giyinip üşümeyi hiç sevmiyorum. Bu sıra çok gülüyoruz, ben diyorum kanımda sultanlık var sanırım ev hamam gibi olsun kışın buz gibi havada bile şortla gezeyim istiyorum ben:)
      Şu anda o uyku hali bende de var canım. İçtiğim kahve de bir acayipti kesmedi. Ben iyisi mi evden kahve alıp geleyim bir koşu:)
      Öpüldün

      Sil
  5. Annem özellikle yazın çayının içine iki yaprak nane atar. Ben de arada bir ona uyarım. Çay ve nane harika bir ikili kesinlikle. Ama şimdi Fas usülünü öğrendim. Yapar yapar içeriz ana kız :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aaa ne güzel yahu:) Annene bravo:) Nane çok güzel bir şey gerçekten. Annem de limonlu içer çayını. Ben eskiden limonlu tadını tuhaf bulurdum, bu sıra ben de çayıma limon eklemeye başladım. Kendime şaşırıyorum ama iyi geliyor. Yapın kesinlikle bu tarifi de. Hatta bol köpürtün o zaman daha otantik oluyor:):) Böyle şık bir sunumla falan gözümü kapıyorum ve hayal ediyorum çayımı içerken iyi hissettiriyor:):)
      Sevgileeer

      Sil
  6. Çok hoş yazıyorsunuz gerçekten de.. Etkinlik sayesinde tanışmış olduk ne de güzel olmuş tanıştığımız. Keyifle okudum satırlarınızı..
    Hoşçakalın :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Sevgili Ebrar. İyi ki tanıştık bence de. Güzel sözlerinize minnettarım.
      Kocaman sevgiler

      Sil
  7. naneli çay çocukluğumda annem mide bulantısına iyi geliyor diye nane limon içmem için zorlardı onu hatırlattı bana:)
    hasta olduğum dönemlere denk gelişinden mi bilmem o tadı sevemedim bir türlü ben..
    tabi ki yeşil çayla içilen nane çayını denememe engel mi değil:)
    yine anlatım su gibi yine şahanesin tuğbacım..
    öperim evdeki kuyrukluyu ve seni..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O çocuklukta içilen nane limonu nedense ben de pek sevemedim,yapılışından kaynaklanan bir durum sanırım. Ama bunun tadı çok farklı.Mutlaka dene bence, seveceksin.
      Çok teşekkür ederim canım nazik sözlerine.
      Öpüyorum çok
      Bizim tosbidik kuyruk Tr'de şu anda:( Dönüş zamanı yaklaştı artık bu yüzden bir önceki gidişte onu götürdük, kayınvalidem bakıyor:) Mutlu çok ama biz de özledik fena halde tabiii...

      Sil
  8. Seviyorum bilmediğim yerel tatları öğrenmeyi, denemeyi... Çayı şekersiz içenlerdenim ama aromatik oldu mu bir nevi şerbet muamelesi yapabilirim bu tarife. Nane ile şeker güzel ikili çünkü... Tarif, bilgi, güzel fotoğraflar ve harika post yazıların için ayrıca teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim güzel yorumun için. Ben de seviyorum değişik, bilmedik lezzetleri denemeyi. Zor olmayanları hele ilk kez denemek daha keyifli oluyor. Zor başlangıçlar heves kırabiliyor çünkü. Bunu az şekerli de yapabilirsin, içmesi de şeker kullanmayanlar için daha kolay oluyor. Ama biz de şeker kullanmamamıza rağmen inan tatlısına alışıverdik, nedense az şekerli olunca eksik gibi geliyor. Denediğinde bekliyorum fikrini:)
      Sevgilerimle

      Sil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)