Resim: Pinterest Blue Beard, CassiaLupo
Böyle buyurdu internet!
Bir beklenmeyen ayrıştırıcı varmış hayatımda. Meğer habersizmişim, safmışım, bilmiyormuşum meğer çocuk gibiymişim; öyle hissettirdi. Çat dedi açıldı kırmızılı çizgili falan bir sayfa, hoşuma gitti, günlerdir gelmeyeni beklemek gibiydi biraz da!
O resimdeki upuzun koridor bugünlerse eğer ve ben orada ilerliyorsam, şu karşıma çıkacak olan mavi sakallı adam da ancak ayrıştırıcı olabilir. Çünkü öyle bir hali var. Hem günleri de ikiye ayırmış işte görüyorsunuz, yolları da.
Belki o tablolardaki kadınları da ayrıştırmıştır birbirinden incelikle. Belki diğer kadınlar en baştaki kadının ayrıştırılmış halleridir. Hem kim kimi ayrıştırmıyor ki şu günlerde. Sinsice bekleyen kabuslar gibi o ayrıştırıcılar.
Bugün çok gürültülü bir gün. Rüzgar son hızla, geceden beri esmeye devam ediyor. Dallar kırılmış, ağaçlar yorulmuş bir halde. Benim de kafam bulandı sesten. Kedim, koca gözleriyle dolaşıyor evde, rüzgardan hayaletmişçesine korkuyor. Yazık ona! Yine de kucağım da ya hep, bazen bencilce seviniyorum korkuyor da bana sığınıyor diye, seviyorum o halini. Kediler de olmasa halimiz duman. Etrafta kedi olunca mutlu oluyorum.
5 gündür yazmamışım yine, içimden gelmedi pek. Aslında hep geldi, kafamdan yazdım durdum ama klavyeyle yapamadım o işi. Bazen kafamdan o kadar çok sayfa yazıyorum ki yoruluyorum, ellerimde derman kalmıyor. Yoksa uzun aralar vermek hiç bana göre değildi.
İnternet öyle boktan ki. Bunu artık insanlara dile getirmeye utanıyorum. Bahane oluyor gibi geliyor, oysa hayat kadar gerçek. Sayfalarca yazıp iletemeyince internet yok deyince, hadi oradan diyor içimden bir ses, yani üzülüyorum öyle değil aslında, internetsiz günlerimizi ancak burada yaşayan anlar.
Bazen hepsi gitsin diyorum gitsin ne varsa elektrik, televizyon, su v.s öyle kalakalalım da görelim, çünkü çok sinirleniyorum. Yahu 7 senedir nedir bu internetten çektiğimiz? O kadar çok küfür eder oldum ki kendime şaşırıyorum, ayıplıyorum bu halimi. Bazen not alıyorum sırf sesli küfür etmeyeyim diye. Öyle bir defter yaptım kendime, sinirlenince küfür yazıyorum. Ahhh yazdıklarımda bir şey olsa, gören çok güler, belki de güleyim diye yazıyorum...
Havalar sıcak hala, akşamları serin sadece ama çok soğuk değil henüz. Bu halini seviyorum. Soğuğa hiç hazır değilim hala. İnatla yazlıkları kaldırmadım, kaldırasım da yok.
Bir kek bir çayla günlerce idare ederim gibi geliyor şu günlerde aynı yazları çay ve börekle idare edebileceğim gibi. Börek açmaya mecalim yok ama olsa da yesek derdindeyim hep. Ahh canım börek ne çok özlemişim! Bir kıymalı börek uğruna kilometrelerce yol katedebilirim. Biraz enerji toplayıp açmak gerek en kısa zamanda.
Yeni konular için notlar alıyorum. Aklıma gelmişken hep yazayım da ara vermeyeyim yine. Bir gün içinde iki yazı yazarsam diğerine haksızlık gibi geliyor. Oysa bazen çok çok yazmak istiyorum.
Hadi şimdi sıcak çayımı içeyim de sonra yine yazayım.
Keyifli zamanlar dilerim.





















