14 Temmuz 2008 Pazartesi

Kasvetli bir günde yazılan daha çok yemek içerikli mutlu bir yazı

Bugün geç uyandım. Aslında hiç mi hiç istemedi canım kalkmak.. Neden bilmem. Öğlen çok sıcaktı. Yemek yine her zamanki gibi iyi sayılmazdı. İnternette biraz dolaştım. Ankaradan Tuay ablamlar ve Derin geldi. Annem de onlarla Kefken de. Msn ile görüştük biraz. İyiki var bu internet dediğim günlerden biriydi yine bugün. Her gün internet var diye şükrediyorum nerdeyse. Yoksa nasıl zaman geçerdi ve nasıl görüşür özlem giderirdik sevdiklerimizle.
Kafamda bir sürü şey var. Hava acayip kasvetli şu anda. Yağdı yağacak. Turuncu bulutlar geliyor sanırım yine çölden gelen kumlarla birlikte. Her yer tupturuncu olacak sanırım ne güzel. Burasının sevdiğim hallerinden biri. Saçlarımın bakır rengi olduğu günlerdeki gibi. Tabi ben hariç kimse bu gökten gelen turuncu kirlilikten pek memnun değil. Arabalar, yerler, üst baş perişan oluyor.
Şimdi aklım kefkende. Acaba napıyorlar diyorum. Ne güzel sohbetler ediyorlardır, ne güzel yemekler yiyorlardır nefis nefis. Leziz teyzem yine döktürmüştür zeytinyağlı "fasileler"-annemle aramızda-börekler, güzel tereyağlı şehriyeli pilavlar, hatta belki beğendi yapmıştır. Belki de mangal vardır akşama balık da olabilir tabi.. Denize de gittiler. Deniz anası varmış biraz ama belki gitmişlerdir onlar gittiğinde. Ben tabi haziran gelince kefkene gitmeye alışkın olduğum için şimdi denizi nasıl özledim oraları nasıl özledim bir bilseniz. Günleri saymaya başladım bile. Bunun yanında bir de listeler yapıyorum neler yesem gidince, nerelere gitsem, ne fotoğraflar çeksem falan diye. Ama en uzun listem yemekler hakkında. Kilo aldım diyorum yine de aklım sanki yemekten başka bir şeye çalışmıyor bugünlerde. Yani buraya geldiğimizden beri aslında. Evimi de çok özledim. Odamı, kitaplarımı, annemin yemeklerini tabiki, sonra pooh'yu, babamıııııııııı, halamı, arkadaşlarımı, herkesi ver herşeyi. Mesela yürüyüş yapmmayı çok özledim. Eminim izmitteyken gün boyunca evde sabit oturduğum çok az günüm vardır ve onda da biliyorum ki kesin yalnız değilimdir. Bir yere gitmediysem de mutlaka birileri gelir. En kötüsü akşama kadar oturup sıcak havalarda, kışın da havanın yağmasına ve soğuğuna göre bir saate kadar oturup, sonra ver elini sokaklar..Başlarım çarşıya kadar yürümeye. Ağaçlar, insanlar, marketler, kitapçılar, mağazalar, süslü vitrinler, cafeler v.s. Daha da saymadığım bir sürü şey vardır yani. Şimdi özlüyorum o zamanlarımı. Ama insanoğlu her daim birşeyleri özlüyor sanırım. Okul zamanlarımı da özlüyorum örneğin. Keşke diyorum yeniden üniversite yıllarına dönebilsem hatta bazen gözümü karartıp lise yıllarına dönsem bile diyorum delicesine..Hep bir özlem hep bir serzeniş. Tabi bugünümü de kenara atmayayım. Zannetmeyin böyle oturup habire özlem özlem. Burda da artık zamanı yakalamayı ve kendime çevirmeyi öğrendim. Yapabileceğim şeylerin de neler olduğunu biliyorum artık. Artık eskisinden daha rahat geçiyor günlerim. Bazen gerçekten türkiyedeymişim de uzak bir köşesindeymişim gibi hissediyorum. Öyle aramızda 2000 km varmış gibi gelmiyor. Gerçi o da çok sayılmaz uçakla üç saat sürüyor. Neyse az kaldı işte. Hayırlısıyla bir gelelim de memlekete o zaman değmeyin keyfime. Şimdi orada neler yapmak istediğimi şu an aklımda olan kadarıyla yazacağım. Bakalım neler varmış:
-Öncelikle evimde dinlenmek güzel kahvaltılar yapmak istiyorum. Bol bol evime bakmak istiyorum. Belki tuay ablamın japonyadan gelen arkadaşının evimizi çok beğenip saten duvarları sevmesi gibi ben de duvarları severim:) hatta uçaktan inip yeri de öpebilirim:)
-Sucuk yemek istiyorum kahvaltı da bir de pakette hazır satılan kavurmalardan. Sonra tombiş siyah zeytinlerden, zeytinyaplı dolma, süper güzel beyaz peynirlerden, annemin omletinden, babannemin böreğinden, babamın sarıyer börekçisinden aldığı sarıyer böreğinden,
-öğlen menüsüne geçiyorum. Önce ev yemekleri annemin köftesi, zeytinyaplı dolması, pilavı, bir iki sebze yemeği mesela benim için ıspanak yiğit için de bamya, hatta annem duyunca şok olucak ama kerevizi çok özledim yaa, ayrıca annemin yoğurt tatlısı, hıyarlı salatası bir de sosisli milföyü..
-Sonra akşam menüsünde çiğ köfte, annemin zeytinyağlı dolması, tavada hamsi pizza, ya da çipura da olabilir, sonra burda hep yediğimiz ama ordaki lezzeti bulamadığımız tavuk kızartma bir de annemin tavuk budunu pane ile kızartması, bir de patlıcan biber kavurması..Bir de leziz teyzemin sakızlı muhallebisini, perimeçini, kıymalı böreğini de çok özledim..
-Gelelim dışarda neler yapmak istediğime. Yine yemekten bahsedeceğim. Burger king e gidip bu sefer duble değil minik wooper yiyeceğim. Çünkü yeni bir taktik geliştirdim kafamda. Eğer ufak bir tane yersem yanında tavuk kızartması ve onion rings de yiyebilirim. Sonra bursa iskenderde şöyle bir buçuk tereyağlı iskender üzerine de kaymaklı ekmek kadayıfı, dürüm, kokoreç, lahmacun, dayıcım hamburgerinden, piknik sosislisinden, kağıt helva, pamuk şeker, hoşgör pizzası, spagettisi bir de, işkembe çorbası arkasından da saç kavurma, türlü türlü sebzelerden yapılmış salatalar, çiğ börek, mantı, "şu anda tüm izmiti gözümün önünden geçirdim ve sokaklarda bir defa tur attım geldim inanın", aynalı fırın ın muzlu rulo pastası, çınar pastanesinin güzel ve mis kokan kurabiyeleri..
-Şimdilik aklıma gelen yemeklerden sonra, pazara gitmek istediğime karar verdim. Hem evin ordaki sebze pazarına hem de ulus pazarına yani kıyafet pazarına.
-Kendime ve eşime biraz yazlık alışveriş yapmak istiyorum mayo, şort, havlu falan..
-İstanbula gitmek istiyorum bu sefer kesinlikle bol bol fotoğraf çekmek istiyorum. Vapura binmek istiyorum, istanbul da binemezsek izmir de de binebiliriz gerçi ama, ortaköy e gitmek istiyorum, sonra şu yeni açılan istinye parka gitmek istiyorum, kapalıçarşıya gitmek istiyorum, istiklal e gitmek istiyorum,
-Bulabildiğim her yerde türlü türlü kitapçılara gitmek istiyorum. D&R bunların başında geliyor, Remzi kitabevine bir de kadıköydeki Nezih kırtasiyeye gitmek istiyorum.
-Aaa unutmadan Adapazarına gidip ıslama köfte yemek istiyorum..
- İzmire gidince de yeniden fayton a binmek, söğüş yemek, midye yemek, funda annemin yaptığı kabune den yemek, sonra kahvaltı da yaptığı pişi den yemek, lokma tatlısı yemek, deniz börülcesi yemek, kemeraltına gitmek, kipa ya gitmek, sinemaya gitmek, bir de izmir arkeoloji müzesine gitmek istiyorum.
- İzmitteyken çarşıda dolaşmak, outlet e gitmek, özdilek e gitmek istiyorum. Hatta sapancaya gidip göl kenarında kaşarlı mantar ve alabalık yemek istiyorum. Bunların haricinde söylemeden edemeyeceğim bolca yüzmek yüzmek ve yüzmek istiyorum karadenizin sularında. Eski arkadaşlarımı görmek istiyorum. Herkesi çok özledim. Kefken günleri, gece yıldızları seyretmeyi, deniz kenarında akşam yapılan otlu gözlemeyi özledim..
Bazen düşünüyorum da ben bunca şeyi zamanında hep nasıl yedim de 100 kilo olmadım acaba..Ama inanın bana şimdi burda yazıyorum diye abartıyorum gibi gelmesin hepsini yiyoruz gerçekten gidince. Geçen sefer sanırım içlerinden bir tek kokoreç i ıskaladık. Onun haricinde ne yazdıysam yedik aa bir de ıslama köfteyi unuttuk yemeyi.
Ben potansiyel bir yemek canavarıyım. Tanrım yemek yemeyi çok seviyorum..
Şimdilik aklıma gelenler bu kadar..Bu yazı biraz sakıncalı oldu. Karnım deli gibi acıktı yazarken. Eminim okuyanlarda bir şeyler atıştırmaktan kendilerini alamayacaklar..
Hayatımızda herşeyin burda yazılanlar kadar güzel olmasını diliyorum. Sevdiklerimle ve dostlarımla..

6 yorum:

  1. Canımın içi,herşeyi herzaman özlemeye devam edeceğiz.Tıpkı sen burada iken de seni özlediğimiz gibi.Zira ya odana blg.sayara kapanır,ya bi arkadaşın gelir veya sen gidersin bi yerlere.Aslın da pek değişien bişey yok hayatımız da.Aradaki mesafelerden başka.O da kalktı artık,internet ile tabii.
    Bide benim dediklerimi hatırla,üniversite yıllarını çok arayacaksın diye.Bu özlem hiç bitmeyecek,ben bile hala üniversite yıllarına dönmek istiyorum hala. işte böyle.Siz gelin,kahvaltılar,yürüyüşler,alışverişler,deniz,havuz,güzel yemekler herşey emrinize amade.Sİzleri çok seviyoruz.Özledddddddiiiiiiiikkk..

    YanıtlayınSil
  2. Buram buram özlem koktu burası...Benim de gözlerim doldu okurken...Ne de olsa herkesin her zaman özlediği birşeyler oluyor. Allahtan orada kalıcı değilsiniz bir de öyle olsaydı...Sık dişini biraz daha...Üstelik vatan hasreti ne kadar dayanılmaz olsada yeni yerler, yeni ufuklar keşfedip daha evrensel boyutta yaşamak, anlamak ve öğrenmek de çok güzel ve gerekli...Üstelik herkesin sahip olamayacağı bir şans :)

    YanıtlayınSil
  3. Tuğbacım özlemde olmasa hayat biraz tatsız olmaz mıydı?:) neyseki sayılı gün:)sevgiler...

    YanıtlayınSil
  4. Tugbacm mide fesati gecirmeyesin canim..
    Gerci hepsi 15 gune dagilacagindan dokunmaz galiba.
    Ayy ben ne yesem acabaa..Benim hayallerimde karpuz simit birde zeytinyagli taze fasulye..
    yeter valla bana ;)

    YanıtlayınSil
  5. Tuğba; canım dayıcımdan hamburger istedi şimdi :)))
    Tam öğle saati ve acıktımm ben !

    Listeye bayıldım bittim, ulus pazarı artık özdileğe giderken hemen solda, bir taşla iki kuş vuracaksın :)

    YanıtlayınSil
  6. Babacım;
    iyiki şu internet var hakkaten bir nebze de olsa alıyor özlemimizi kavuşturuyor bizi değil mi?
    hayırlısıyla gelelim herşey çok güzel olacaktır.biz de sizi çooooooook seviyoruz..yakında görüşürüüüzzz..

    Sevgili Maviye yolculuk;
    herkesin özlediği bir çok şey var gerçekten onlar olmadan olmuyor.dediğin gibi uzaklarda olmanın elbet güzel yanları da var biz de bunlarla avutuyoruz kendimizi..Öptüm

    Güldemcim,
    aynen dediğin gibi özlemek de olmasa yavan olurdu hayat sanırım.yine de her an sevdiklerinle yan yana olmak gibisi yok.sevgiler

    Serpilcim;
    mide fesadı geçiricem sanırım biraz ama olsun artık.zamana yayılacağndanbişey olmaz sanırım:)bak ben simiti yazmayı unuttum onu da pek severim zira izmitin simiti de pek bi leziz olur.

    Sevgili Flame;
    Bence öğlen aralarında süper oluyor dayıcım hamburger.yanında da limonatasından.offf..sen benim için de ye ben gelene kadar.hatta birlikte de yeriz inşallah orda bir gün.ulus pazarının yeni yerini bilmiyorum ama iyi oldu bir taşta iki kuş vuracağımı bilmek:)sevgiler

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)