28 Ekim 2008 Salı

Etkileyici bir film "Fountain" ve Dramatik olduğu kadar bir o kadar da gerçekçi bir film "Beyaz Melek".

Normalde blog yazıma resimle falan başlamayı pek sevmiyorum ama bugün güzel bir gün ve ben de değişiklik yapabilirim diye düşündüm. Bu afiş dün gece zevkle izlediğimiz filmin afişi. İşte benim en sevdiğim film tipi. İzleyenler anlamıştır. Mistik, romantik, heyecanlı, içinde eski zaman hikayelerini barındıran ve karakterlerin hayat dolu olduğu bir film tabi bir de yazar olması filmde beni en çok sevindiren. Nedense bu beni çok etkiler. Filmlerin için de hep bir tane yazar olsa keşke. Çok şey öğreniyorum ben onlardan.

Bu filmde herşey ilginç. Öykü nerde başladı nerde bitti diyorum kendime. Ama tam da yerinde bence. Biraz aptallaştırır bu tür filmler ama iyi etki yapar. Özellikle filmde Rachel Weisz'in müsvette defterine ve el yazısına bayıldım. (Yukarıda sanırım bir parça da olsa görülüyor, gerisini hayal edebilirsiniz) Sonra Hugh Jackman ın saçsız ve bembeyaz parlak haline, en çok ama en çok da o süper camdan küreye bayıldım. En sevdiğim şeylerden biridir o içinde yapma kar olan küreler. Nasıl da mutlu eder insanı. Hayat ağacı ise zaten harikaydı. Daha fazla anlatmak istemiyorum aslında. İzleyin...


İşte o çok beğendiğim camdan kürecik ve içindeki Yaşam Ağacı. Benim ismim gibi aslında Cennetteki Tuba ağacı gibi. Belki de o yüzden sevdim ben bu filmi. Neden olmasın?


Şimdi gelelim Beyaz Melek filmine. Aslında çok daha evvel izlemem gerekirdi. Bir cd almıştım arkadaşımdan ama bozuk çıkmıştı sonra da sanırım unutuldu. Şimdi iyiki izlemişim diyorum. Daha filmin onbeşinci dakikasında ağlamaya başlamıştım. Mahsun Kırmızıgül'ü gerçekten tebrik ediyorum. Kurguyu çok iyi yapmış. Hiç öyle abuk bir sahne yoktu. Ki bu kadar iyi olabileceğini de beklemiyordum ben. Öyle çok ağladım ki hala gözlerim kurbağa gibi pörtlek. Hayatın zor kısımları, acı gerçekleri ama aynı zamanda yaşama çoşkusu, umut ve sevgi.

Büyükşehirlerde yaşlı insanlarımıza gerçekten ne kadar az kıymet verildiğini bir kez daha öğrendik. Yaşlılar doğudaki kadar saygı görmüyorlar malesef. İnsanlar en önemli şeyi insanlıklarını mı unutuyorlar? Oysa bir evde yaşlı biriyle birlikte yaşamanın ne kadar huzur veren bir şey olduğunu sadece yaşayanlar bilebilir. Babaannem gittiğinden beri bunu daha iyi anlıyorum ve onu. Şimdi çoğu zaman unutan anneannemin kıymetini daha iyi anlıyorum. Onun sevdiğim beyaz başörtüsüyle evimizde kuran okumasının içimi huzur dolduğunu hatırladım bir kez daha. Her zaman yaşlı insanları sevmişimdir. Tanımadığım da olsa bir resimde gördüğüm bir teyzeyi öpmek gittiğimiz bir yerdeki yaşlı bir amcayla uzun uzun konuşmak nasıl da mutluluk verici.

Filmi gerçekten sevdim. Çok ağlatmasına rağmen beni. Bu filmde de sevdiğim çok sahne var tabiki ama ilki adını şu an hatırlayamadığım filmde Mahsun Kırmızıgül'ün babasını oynayan oyuncunun ölmeden evvel söylediği şu sözlerdi; "Unutmayın, gittiğiniz her yerde bir kapınız olsun"..Ne kadar da doğru bir söz. Bir de Tuz Gölü'nün muhteşem görüntüsüne bayıldım. Ben de gidip görmek istiyorum bir gün. Hatta orada kaldıkları otelin gerçekten varolup olmadığını çok merak ediyorum. Umarım öyle bir yer vardır ve gittiğimde kalacağım yer orası olur. Her yer alabildiğine bembeyaz..Ne kadar da huzur dolu.


İnsanın gözünü rahatsız ediyordur elbet bu beyazlık fakat böyle bir güzelliği görmek için az da olsa rahatsız olunabilir sanırım. O bankta oturmak hem ilginç hem tuhaf hem de huzurlu olsa gerek.

Filmdeki herkes muhteşemdi bence. Hepsini gönülden tebrik ediyorum. Özellikle de Mahsun Kırmızıgül'ü..İyiki bu filmi yapmış.

4 yorum:

  1. Bu filmleri izlemedim fakat son günlerde vcd ve dvdnin gözüne vurduk eşimle tabiri caizse:)Aklımda olsun ilk film,kısa zamanda izleyeceğim.

    YanıtlayınSil
  2. yazdıklarınızdan sonra ben de izlerim herhalde..

    YanıtlayınSil
  3. Bende izlemedim bu filmleri. Türk filmlerinde genelde hayal kırıklığı yaşadığım için krkar oldum. Turkmax'e yakında gelir. Aklımda olsun.

    YanıtlayınSil
  4. Aylincim;
    ne güzel işte.ben film izlemeye bayılıyorum. bıraksalar sabaha kadar izlerim herhalde.valla biz de eşimle her akşam izliyoruz bir ya da iki tane. sabah erken kalkmak olmasa onun için daha da izleriz canım..öptüm

    Sevgili bir hayat dolusu;
    ben filmleri gerçekten sevdim. umarım sen de beğenirsin..

    Alevcim;
    türk filmlerinde hepimiz hayal kırıklıklarına uğruyoruz çoğu zaman ama bunu sevdim güzeldi ve anlamlı.tavsiye ederim şiddetle.ayrıca diğer yabancı filmde bence oldukça güzeldi.öpüyorum seni. sevgiler

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)