29 Ekim 2008 Çarşamba

Ne mutlu Türküm diyene!

Bugün 29 Ekim Cumhuriyetimizin 85. yılı. En güzel gün bugün. Keşke şu anda Türkiye'de olabilseydik de biz de o yürüyüşlere katılabilseydik, coşkuyla, sevinçle..Her yer kırmızı beyazdır şimdi. Her evde, her sokakta, her caddede, her dükkanda, her pencerede o güzelim Türk Bayrağı. Nasıl da görmek isterdim şimdi yurdumun bütün her yerini. Kanatlanıp uçmak her bir köşedeki insan yüzlerini görmek isterdim. Ama en çok da Atatürk'ü görmek isterdim. Onunla konuşmak, gözlerinin o kocaman maviliğine bakmak, ellerine dokunmak isterdim.

Çocukken okulda öğretilen marşları ve şiirleri hatırlıyorum. Şimdilerde yine dilimdeler. Yazdığım kompozisyonların bazılarını bile hatırlıyorum. Ezberlediğim şiirlerin. "Atatürk ölmedi yüreğimde yaşıyor diye başlayan o güzel marşı söylüyorum içimden yüksek sesle. Bir de beni en çok etkileyen şiiri okuyorum sayfalardan "Atatürk'ün bir saati vardı" isimli.


Biliyorum ki benimle aynı duyguları paylaşan bir sürü kişi var kimilerine inatla. Özgürce düşünen, özgürce yazan, paylaşan, yaşayan. Bu günler geçecek. Cumhuriyetimize, Atamıza dil uzatan hainler çaresiz, yapayalnız kalacak; düşecekler. Biz Türk Gençleri bu vatanı kimselere vermeyiz vermeyeceğiz. Biz bu vatanın, bayrağımızın yegane bekçileriyiz. İçimizdeki Atatürk şarkılarıyla besleniyoruz, Atatürk sevgisiyle. Gözlerimiz onun gibi bakıyor çakmak çakmak, onun gibi anlıyoruz insanları, dünyayı onun gözüyle görüyoruz. Biz onun parçalarıyız. Bugün hepimizin günü. Vatanında olamayan uzaklardaki bizler için de siz coşkuyla kutlayın bugünü.

Nice 85. yıllara. Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun.


Ne mutlu Türküm diyene!...

5 yorum:

  1. "Dağlarda tek
    tek
    ateşler yanıyordu.
    Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
    şayak kalpaklı adam
    nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    güzel, rahat günlere inanıyordu
    ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
    birdenbire beş adım sağında onu gördü.
    Paşalar onun arkasındaydılar.
    O, saatı sordu.
    Paşalar : «Üç,» dediler.
    Sarışın bir kurda benziyordu.
    Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
    Yürüdü uçurumun başına kadar,
    eğildi, durdu.
    Bıraksalar
    ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
    ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
    Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı."


    Nazım Hikmet Ran

    YanıtlayınSil
  2. Ve ATA'nın verdiği son nefestir, bizim hala alıp verdiğimiz nefess........

    "Ne Mutlu Türküm Diyene"

    YanıtlayınSil
  3. Tvden izledim,Ankara'da olmak vardı dedim kendime şimdi,gerçi heryerde ayrı bir hava esiyor fakat nedense bayraklar dışında bulunduğum yerde bişey göremedim,öfkelendim desem yeridir.

    YanıtlayınSil
  4. Tuğba cımm en büyük bayramımız kutlu olsun canım bugünlerde daha bi sıkı sarılmalı kenetlenmeliyiz Cumhuriyetimize hainlere inat herkese Atamızı anlatmalıyız fırsatı olanlar en başta öğrencilere bu görev bizlerin...

    YanıtlayınSil
  5. Aşkım;
    ne güzel yazmışsın. bana daha evvel okumuştun bu şiiri hatırladım. Çok güzelmiş.Mucks

    Meldacım;
    valla duygulandım yazdığını okuyunca bir kere daha..Seni çook özledim. Yakında görüşücezz çok seviniyorum..

    Aylincim;
    ben tv ye bakamadım. Eminim ankara da çok güzel geçmiştir bayram.Her yerde büyük bir çoşkuyla kutlanmalı.Bayrağımızı her yerde dalgalanırken görmek nasıl de güzel değilmi?

    Elifcim;
    Öğrenciler konusunda sana kesinlikle hak veriyorum. Onlara öğretmemiz gereken çok şey var.

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)