9 Mayıs 2009 Cumartesi

Günlerden bir gün

Cezayir artık ıkk mıkk etmeyi bıraktı yaza teslim oldu. Bir müddettir enteresan şekilde kendini kaybeden hava durumu şimdi toparlanmaya başladı. Sanki bir anda yaptı bunu ama olsun o kadar; ben razıyım. Yazı özlemişim. Tam emin olmamakla birlikte bugün hava tahminimce 30 derece vardı. Zaten üzerimdekileri atmaya her daim hevesli olan yaz insanı ben; direk giyiverdim kısa kollumu ve şıpıdık terliklerimi. Ohh nasıl da keyifle. Ama insanoğlu işte ben biliyorum yarın öbürgün kesin, sıcaklardan bunalacağım ve ayy biraz serin olsa diyeceğim. Bunu hep yapıyorum ne de olsa.


Kampta günlerim çoğunlukla birbirine benziyor. Yapılacak farklı alternatifler olsa da bunlar belli bir zaman sonra bir elin on parmağını geçmiyor. Yine de seviyorum bu halleri. Kendime istediğim kadar zaman ayırabilme lüksüne sahibim. Oldum olası sevmişimdir bu durumu zaten. Keşke böyle evden yürütebileceğim bir işe de sahip olabilsem. Sanırım şimdilik en büyük hayalim bu. Yalnızlığı sevmek güzel bir şey, yoksa eminim dehşet derecede çekilmez olurdu. Bugün sıcak da olsa hava; odamdaki gümgür gümbür çalışan klimamla barış imzalayıp, elimde içeceğim, atıştırmalıklarım ve kitabımın çekici kelimeleriyle buluştum ve mutlu oldum.



Nihayet beklediğim arkadaşım Pınar da geldi cuma günü. Zaten düşünmeden edemiyordum zaman geçsin de gelsin artık diye. Uçaktan iner inmez konuştuk günün yorgunluğuyla bir de yemek yapmaya uğraşmasın diye yemek yiyelim akşam dışarda dedik. Zaten onlar da böyle düşünmüşler. Evimizde kahvaltımızı yapıp biraz tembellik ettikten sonra yola çıktık. Bir daha anladık trafiğin ne çekilmez bir dert olduğunu. İnternetimiz de yoktu evde bu hafta. (Yine Cezayir genelinde sorun varmış. Bitmedi gitti bu internet sorunu zaten.)


Akşam yemekte buluştuk sevindik bolca sohbet ettik hasret giderdik. Balayı fotoğraflarına bile baktım arada. Sanki uzak bir memlekette; bağlı olduğum hayata kmlerce mesafede değilmişim gibi geldi. Her şey süperdi.



Pınar benim ilk geldiğimde yaşadığım duyguları yaşıyor şu anda ve acayip heyecanlı. Burayı tanımak istiyor, kendine yer açmak istiyor bu sınırlarda. Sevdiği adamla olmanın paha biçilmezliğine şahit olacak yakında. Burada bambaşka bir şehirde onunla başbaşa kalmanın haklı gururunu. Aynı benim yaşadığım gibi. Hayat seçimlerden ibarettir. Ve herkes kendi seçimini yaşar. Kim derdi seneler sonra cezayir de yaşayacağımızı. Şimdi buluştuk burda onunla yeniden. Kaldığımız yerden devam ediyor herşey. O şimdi telaşlı. Bavullarını açacak, evini yerleştirecek, bağlılığını oluşturacak evine semtine. Bir süre sonra tatillerde özlem başlayacak buradaki hayatına. Bir de bakacak gizliden iç çekecek burada yaşadığı her anıya. Yeniden yaşamak isteyerek. Herşey onun için çok güzel olacak ;inanıyorum. Ben de onun yanında olacağım. Güler yüzü ile sıcacık ısıtacak arkadaşım içimi. Ne kadar da ihtiyacım varmış buna meğer. Tıpkı buradaki diğer arkadaşım Gülnihal gibi. Daha tanışalı 3 ay oluyor ama sanki yıllardır süren birliktelik tadında herşey. Öyle içten öyle güzel. Mutlu olmam için o kadar çok sebebim var ki aslında. Saymakla bitmez belki de. Şimdi pınarla aramızda bir saatlik bir mesafe var. Biz bildiğiniz gibi merkeze uzak kalıyoruz hafta içinde. Ama bir yolunu bulup imkanlar yaratıp görüşebilme hevesindeyiz. Umuyorum ki koşullar yardımcı olacak. Keşke daha yakın olabilseydik de hiç bunları düşünmeye gerek kalmasaydı ama ne yapalım. Ona yeni hayatında yeniden kocaman mutluluklar diliyorum. Ne kadar şanslı olduğunu unutmasın ona aşk dolu gözlerle bakan iyi bir eşe sahip olduğu için..Ben her gün sevdiğimin gözlerine baktığımda yeniden hatırlıyorum...

2 yorum:

  1. Canim hepimiz sevdigimiz adamin pesine takilip gittik :)) Guzel yanlari var elbette ozlem de olmasa :)) Yine de tadini cikartmak lazim :))

    YanıtlayınSil
  2. Gözünaydın Tuğbacım :) Çok sevindim Pınar'ın gelişine..

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)