28 Mayıs 2009 Perşembe

Notre Dame d'Afrique Kilisesi

Bu fotoğrafları geçen hafta; cuma tatilinde çekmiştik. Ama benim makinam yanımda değildi o yüzden Pınardan mail olarak aldım ve hemen bloga koydum. Eee annelere babalara sevdiklerimize havadis veriyoruz burdan tabi onlar da merak içerisindeler:)


Bunlar Sidi Yahya daki cafe de yediğimiz dondurmamız ve dee sevimli tombik bardakta gelen de milk shake türünde karışık meyve kokteyli..Dondurmaya bayıldım. Özellikle mangolu ve bademli süperdi..

Burası da kilisenin manzarası. Nasıl da güzel bir yer öyle değil mi? Bütün Cezayir ayaklarının altında insanın sanki. Taa karşı kıyılara kadar görülebiliyor.

Bu da albüm kapağı gibi bir fotoğraf oldu daha çok. Keşke daha kasvetli olsaydı o zaman tam albüm kapağı olurdu herhalde:) Çok aydınlık kalmış..
Bunlar da kiliseden fotoğraflar. Biz biraz geç kaldığımız için içerisinde giremedik. 17.30 de bitiyormuş ziyaret saati. Ayin vardı içeride. Birkaç tane peder gördük sadece ehtişamlı elbiseleriyle. Ve içeriden müzik sesi geliyordu. İlahi gibi. Kendimi Da Vinci filminde gibi hissettim.Kiliselerin insandaki etkisi çok farklı oluyor değişik bir atmosfer. Ayrıca içeride tavadanki kabartmalar ve resimler de çok güzeldi. Bir dahaki sefere erken gidip içeriyi de gezmeyi istiyoruz. Kilise restore edildiği için fotoğraflar pek de netteki gibi görünmüyor fakat yine de çok güzel.

4 yorum:

  1. bende gezememiştim merakla bekliyorum içeriden fotoğrafları :)

    YanıtlayınSil
  2. Sevgili Evren;
    inşallah gezebilirsek biz de fotoları koyacağım buraya..çok güzel görünüyordu kapıdan baktığımızda içerisi çok da çekici..
    sevgiler

    YanıtlayınSil
  3. Tuğba cım resimlerden Cezayir e bayıldım.Sanki antik bir kent.Tipik AKDENİZ ÜLKESİ.Resimlerini kaydediyorum.SLM.

    YanıtlayınSil
  4. Babacım;
    cezayir gerçekten güzel bir yer. ben de seviyorum.akdeniz ülkesi olduğu için sanırım bu güzellik evet.keşke balıkları da daha lezzetli olsaydı. valla burda balığın tadını özlüyorum şöyle çipura falan hani..bir de ot olmalı daha çok semizotu roka falan işte o zaman harika olurdu burası..daha on fırın ekmek yemesi lazım bu şehrin..öptüm kocaman

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)