6 Nisan 2008 Pazar

Pofuduk Sevdiğim

“Hani bir kere yazmaya başlayınca gerisi gelir derler ya; çorap söküğü misali işte o anı kafamda yaşıyorum şu anda. Yazacaklarım o kadar çok ki ne kelimem yeter yazmaya ne de kalbimi çıkartıp ekleyebilirim bu sayfaya. Parmaklarımı bıraktım onlar beynim ve kalbimle koordine olup güzel şeyler çıkartacaklar eminim. Tüm doğallığıyla o anları bana yeniden yaşatacaklar.”

Üniversiteyi bitirdim ve şehrime döndüm. Onu yeniden tanımaya;tanımlamaya çalıştığım günlerdi. Onu tanısam kendimi de tanıyacağımı düşünüyordum. Oysa önce kendimle başlamalıydım işe. Sonradan öğrendim. Zamanla ayak uydurdum çoğu şeye. Kafamdaki sorularımla, hayatımdaki insanlarla, eşyalarımla, caddelerle, sokaklarla birlikte yaşıyordum. Oldum olası Türk filmlerini severim. Hep isterdim ki oradakiler gibi olsun hayatım. Bir o kadar saf, bir o kadar aşk dolu, bir o kadar yaşanası. Böyle böyle devam ederken hayatım, bir arkadaşım vasıtasıyla Yiğit’le tanıştım. Artık aşka inanmayı bıraktığım, her şeyin filmlerdeki gibi olamayacağını kendime kabul ettirmeye çalıştığım zamanlardan birinde tanıdım onu. Bir anda hayatıma giriverdi. Hem de tam ortasına. Onunla yatar onunla kalkar oldum. Sabah gözlerimi açtığımda aklıma ilk gelen şey yiğitti. Sonra gece uykuya dalmadan yine onun adını geçirirdim aklımdan. İlk tanıştığımızda daha doğrusu resmiyle ilk tanıştığımda içime ılıkça bir sıcaklık girivermişti. Yüzündeki gülümseme, boynunun kıvrımı, gözlerinin heyecanı, saçlarının hareketi etkilemişti beni. Tanıdıkça gözleri kadar sözleri de etkiledi. Sonra sesi, elleri - o yumuşak ve masum elleri- kalbinin iyiliği, devamlı gülümseyen dudakları. Gittikçe daha da kaplandım onun varlığıyla. Günler günleri, aylar ayları kovaladı. Konuştuk. Dinledik. Anladık. Sesi de sessizliği de yaşadık, kışı da yazı da, hüznü de neşeyi de. Kocaman olduk, çoğaldık. Kendimizce yaşadık her şeyi. Aşksa adı aşk; değilse de ne olduğunu önemsemedik. Bizim olanı, bizimle olanı sevdik. İçimizden geldiğince yaşadık dakikalarımızı. Gündelik kaygılar içerisine girdiğimiz olmadı mı tabi ki oldu ama oralarda birbirimizi kaybetmemeye uğraştık. İçimizdekileri göstermeyi öğrendik birbirimize. Hala daha da öğreniyoruz.

İçimdeki iyiliğe ve doğruluğa hep inandım ve güvendim ben. Yiğitte de bunu gördüm. O kadar saf sanki ilk haliyle bana gelmiş gibi. Sanki ilk birbirimizi görmüş tanımış gibi. Filmlerdeki o herkesin yok olduğu dünyada sadece iki kişinin kaldığı puslu görüntüler gibi. Biz birbirimiz için olduğumuzu anladık. Yarımdık. Tamamlandık.

Yirmi altı yaşındayım. Ama hala oyuncaklarımla konuşurum, parklarda salıncaklara binerim, kafamın dağınıklığını atmak için kağıttan gemiler yapar yüzdürürüm, pamuk şekerler yerim, uçan balonlar alırım, hamurdan şekiller yaparım, çizgi film izlerim. Ben buyum. Böyleyim. Bilmezdim ki böyle biri daha olacak. Ve hayatın renkli cümbüşüne onunla katılacağım. Şimdi oradayım. Birlikte elim sende oynayabildiğim, hamurdan oyuncak yapabildiğim, eksik taraflarımı saklamaya çalışmadığım, içtenlikle sevdiğim, istediğim an çekinmeden ağlayabildiğim, kızacak diye korkmadan düşündüğümü söyleyebildiğim, birlikte kitap okuyabildiğim, birlikte sadece tembel tembel uzanabildiğim, karşımdakine aldırmadan rahatça hapur hupur yemek yiyebildiğim birisiyleyim. Ruhumun içinde barındırdığı her şeyin yarısını ona yarısını bana paylaştırmışlar. Benden iki tane var sanki. O erkeği ben kadın tarafı. O benim tarçınım, kirpim, nüt nütüm, pofuduğum, mümüm, aşkım, kurabiyem her şeyim. Şimdi onsuz uyuduğum geceleri lanetliyorum. Şimdi onsuz geçen dakikalarımı sevmiyorum. Şimdi evliliğimizin yedinci ayında bile onun gelişini heyecanla bekliyorum. Çünkü onu çok seviyorum. Onunla evlendiğim için çok mutluyum. Diliyorum ki onsuz günlerim olmasın, beni hep bugünkü kadar çok sevsin. Yüreğinde bir nebze üzüntü olmasın. Hep ama hep gülümsesin, bana şirinlikler yapsın. İkimiz de yaşlı birer tonton olduğumuzda bile bana gitar çalsın, ben de ona şarkı söyleyeyim. Bu güzel masal hiç bitmesin. Doğacak masalımız bizimkini daha da güçlendirsin…

2 yorum:

  1. Canım karıcığım, sevdim, seviyorum ve seveceğim merak etme. İkimiz de birbirimize uykuda dahi gülümsediğimiz müddetce aşkımızın içimizde çoğalacağını biliyoruz. Dudaklarının iki ucu güneşi gösterdiği zaman mutluyum ben sınırsızca, yeri göğü yırtarcasına... Kısaca sen biliyorsun. Kendimce...

    Yiğit'in

    YanıtlayınSil
  2. ay kızzzzz okudum çok beğendim duygulandım zuzucum. sizi ikinizide çok seviyorum nüt nütler sizi mutluluğunuz daim olsun.
    annen gül

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)