15 Aralık 2013 Pazar

Pazar notları

Bugün o artık içimde eski önemini taşımayan pazar günlerinden biri. Pazarlar anlamını kaybedeli epey oldu. Türkiye'de yeniden anlam kazanacak sanıyorum. 

Anlamını yitirdiğinden beri güne başlamak zor geliyor. Burada pazar günü temizlik günü olarak aklıma kazınmış durumda. Temizlikçi kızımız en müsait bugün olduğundan öğleden sonra bir saat temizlik için eve gidiyorum. Temizlik sonrası deterjan kokan ev kadar güzeli de herhalde yok. Çamaşır suyu kokusunu da çok seviyorum. Çamaşır suyu kokan bir kadın ile yaşamak istemezdim erkek olsam ama şu sıra hayli çekici bir koku benim için. Her yeri temizlemek dürtüm can sıkıntımdan kaynaklanıyor sanırım. Etrafınızda devamlı temizlik yapan kadınlar varsa bilin ki uğraşacak yeni bir şeylere ihtiyaçları var, içleri sıkılıyor, bulundukları konumdan memnun değiller, değişime ihtiyaçları var veya gerçekten temizlik hastası olanlardanlar. Ben son şıkta yer almıyorum. Ama diğerlerini kabul edebilirim seve seve. Hem evcil hayvan olan bir ev de devamlı temizlensin, mis gibi olsun istiyor. Sizin ev hiç kedi varmış gibi kokmuyor diyen arkadaşlarım olunca da gurur duyuyorum kendimle:)

Bu sabah sisli bir sabaha uyandım yine. Sislerin arasından geçerek ofise varmak hoşuma gidiyor. Günüme mistik bir hava katıyor. Belki de sislerin arasında kendimi sihirbaz gibi hissettiğimdendir. Keşke daha çok sis olsa ve içine daldığım anda karşılaşabilsem manzarayla. 



Konteyner de olsalar yine de pembe renkli olmalarını seviyorum. Konteynerde yaşamak gerçekten çok zor. Soğuktan ve sıcaktan çok etkileniyorlar. Eski projede çalışırken elektrikler gittiğinde, ki bu sık olan bir durumdu, anında buz gibi oluyordu konteynerin içi. Eşim termosifonda kalan sıcak suyu, boşalan su şişelerine doldurup, yatağın içine şişeden sıcak su duvarı örerdi işe giderken. Yoksa donardım soğuktan. Şimdi betonarme bir binadayız neyse ki. Ama ne zaman bir konteyner görsem o günler gelir aklıma.


En sevdiğim yol bu yol işte. Belki biraz uzun diyedir, biraz da ağaçlı. Burada kocaman gövdeli, yaprak gibi yapraklı, göğe upuzun merdivenler gibi uzanan ağaçları özlüyorum. İzmit'te yürüyüş yolundaki ağaçlar gibi olsa keşke buradakiler de. Kavaklar, çınarlar gibi olsalar, üzerlerinde kargalar şarkı söyleseler. 



Gün böyle gerilim filmi modunda başlayınca sanıyorsunuz ki yağmurla ilerleyecek veya kuru bir soğukla. Ama buranın iklimi çok enteresan. Gündüz sisin mis gibi yanık kağıt kokusu öğlenleri yerini tombik bulutlara bırakabiliyor. Yazdan kalma günler yaşıyoruz adeta öğleden sonraları. Öyle ki sabah giydiğim montumu öğlen evde bırakıp geleceğim neredeyse. Zaten eve gitmelerimde mütemadiyen kıyafet değiştiriyorum. Çocukken de bakkala giderken bile kıyafet değişirdim, o günlerden kalma bir alışkanlık mı acaba diye düşünmüyor da değilim. 


Akşam da bulutlar yine yerini kasvete bırakıyor. Ardından gök gürültüsü, şimşek ve yağmur gelebiliyor. Dün sadece biraz atıştırdı yağmur, ıslatmadı bile. Belki önümüzdeki hafta sonunda yağacakmış. O zamana kadar güneşe doymaya devam edeceğim mutlulukla. Öğlen zamanları bir nevi hediye gibi doğadan bize. 


Akşam da ofisten çıkıp eve dönerken genelde tam bu noktalarda şarkı söylemeye başlıyorum. İleride güvenlik kabinleri olduğundan bu hatun kafayı yemiş demesinler diye söylemeyi bırakıyorum ama bazen bırakmıyor da olabilirim:) Yolda yürürken şarkı mırıldanmak hatta kendi kendime şarkı sözleri uydurmak en sevdiğim şeylerden biri. Sanırım burada epey çılgın olduğumu düşünüyorlar!

4 yorum:

  1. sağının solunun fotoğrafını çekiyorsun ya, ben bakarken çok mutlu oluyorum... masa fotoğrafları gibi... :)

    YanıtlayınSil
  2. Tuğbacım benimde haftasonu sevmeme gibi bir huyum var artık, bir dönem benim içinde pazar temizlik demekti ve hiç hoşlanmazdım, hoş hala hoşlanmıyorum ama artık daha bir kendime döndüm o an onu istemiyorsa canım kesinlikle yapmıyorum özellikle şartlanmışlığı bozmak hoşuma gidiyor, sıkıntıdan ne yapacağımı bilemeden örerim bende bunalmışlığım varsa herkes farklı şekillerde işte, resimlerine bayıldım alışık olduğumuzun dışında bir doğa ne güzel, umarım buraya döndüğünde çok keyifli pazarlar yaşarsın, gelip geçen ufak kararmış düşüncelerin hepsi seni es geçsin, bu haftan süprizler ve mutluluklarla geçsin...

    YanıtlayınSil
  3. Saçaklı;
    masa ve ofis fotoğrafları çekmek istiyorum biraz aslında ama hep unutuyorum. Sağım solumdan başka alternatifim olmadığından çekiyorum ki:)Mutlu olmana sevindim. Mutlu olmak için çoook nedenimiz var öyle değil mi:)

    YanıtlayınSil
  4. Deryacım;
    Hafta sonu güzel bir kavram bence. Ben hep severdim. Burada hafta sonumuz olmasa da yine de seviyorum. Artık ben de canım istemedikçe yapmıyorum ama yine eninde sonunda o iş bana kalıyor. Buranın doğası gerçekten güzel ve tertemiz. Umarım dediğin gibi güzel zamanlarım olur döndüğümüzde Bir an evvel gelsin o günler:)Öptüm çok

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız ve paylaşımınız için teşekkürler. Mutlu kalın:)